BUSE GÖKÇE

BUSE GÖKÇE
@busegokce
Hacettepe üniversitesi
İstanbul
İstanbul, 12 Temmuz 2001
74 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
Stefan zweig duygu ve düşünce dünyamı geliştiren, değiştiren ve okudukça kabuğuma çekildiğim, kendimi gördüğüm bir kalemi var. Eserlerindeki psikolojik tahliller, İnsanın zihin altı yolculuğu, hümanist yapısı, Kadın Karakterlerin duygularını tasvir ediş biçimi, onun üslubu, duyguyu okuyucuya inanılmaz derecede iyi geçirmesi zweig'a hayran olmamı sağladı. Korku adında ki bu muhteşem eserinde ise okuyucu olarak bu sefer, Korku'nun uykudan uyandırıcı etkisini gördüm. Irene adındaki baş karakterin dışarıdan baktığımızda şehrin en ünlü avukatlarından biriyle evli olup iki çocuklu, zengin, mutlu mesut bir hayat yaşadığını görüyoruz ama insan sıkılan bir varlık olduğu için ırene da monoton giden hayatından sıkılıp piyanist bir beyle aşk yaşamaya başlıyor. Bir gün aşığının evinden çıkarken bir kadına yakalanıyor. kadın her şeyi bildiğini ve istediklerini yapmazsa kocasına anlatmakla tehdit ediyor. Irene panikleyip korkuya kapılıyor ve şantajcının istediklerini yerine getirmeye başlıyor. foyasının ortaya çıkması durumunda bütün hayatının mahvolacağına, kıymetini bilmediği ama bu duruma düşünce ne kadar kıymetli olduklarının farkına vardığı ailesini kaybetmesinin korkusunu yaşıyordu. Irene tattığı bu korkuyla uyanıp, yaşadığı buhranlar anlatılmakta. Bir yerden sonra canına tak ediyor ve cezasını çekip bu belirsizlik halinden kurtlumak istiyordu. Çünkü belirsizlik hâlinin insan'ın üstünde yaptığı baskı ve işkence cezadan daha kötüdür.
Psikoloji
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Sabahattin Ali'nin okuduğum eserlerin de hep bir toplum eleştirisi, toplumun genel düşüncelerine karşı çıktığını ve oluşturduğu baş karakterler ile bu düşüncelerini dile getirdiğini gördüm. Sabahattin Ali kuyucaklı Yusuf'u 1937'de yazmış ve o dönemde ki kendi kimliğimizden yabancılaşmayı, insanın toplum içindeki yalnızlaşması, Ahlâkî değerlerin kayboluşu, kültürel yozlaşmayı katman katman öykünün içine yerleştirmiş. Kuyucaklı yusuf'ta çok sıradan, olağan bir karakterdir. Fakat içinde bulunduğu toplum da temiz kalabilen, insanların doğru kabul ettikleri yanlışları kabul etmeyen, etrafına daima yabancı gözüyle bakan, saf kalan bir karakterdir. Sabahattin Ali söylemek istediklerini Kuyucaklı Yusuf üzerinden bizlere anlatır. "Hayatta hiçbir şey ona kıymetli görünmemiş, peşinden koşmak, erişmek, sahip olmak arzusunu vermemişti. Etrafına daima bir yabancı gözüyle bakmış, hiçbir yere bağlanmak arzusu duymamış, bu yalnızlığının gururu içinde, memnun olmaya çalışmıştı. Şimdi ilk defa bir şey istiyor, hem de korkunç bir şiddetle istiyordu. Fakat niçin bu istek bir imkânsızlıkla beraber gelmişti? Niçin hayatının bu en büyük arzusunu, şimdiye kadar belki yine içinde, fakat en gizli yerlerde saklı duran bu arzuyu, hapsedildiği yeri parçalayarak ortaya çıkar çıkmaz, öldürmeye mecbur kalıyordu? Niçin? Kimin için?"
Roman
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,5bin okunma
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
Dostoyevski'nin İnsanın ruh dünyası ile ilgili düşüncelerini yazarken ki o heyecanını bende okurken tüm vücudumda hissettim. Ayrıca baş karaktere isim vermemesi, hayatı anlamya, anladırmaya çalışan tüm insanların prototipi olması, okurken kendimi karakterin yerine çoğu kez koymamı sağladı. Kitabın olay örgüsü olmadığı ve durağan bir kitap olmasından dolayı ilk okumam da kitaba kendimi bağlayamadım. Durmadan kendisiyle çatışma halinde, ikilemde kalmış, gergin, varoluşunu dünyaya haykırmaya çalışan kırklı yaşlarındaki bu adamın düşünceleri beni çok zorlamıştı. Ama ikinci okumada enfes zevk aldım neredeyse her satırın altını çizdim. Altını çizdiğim bağzı cümleler; "Değerli okuyucularım, yemin ederim ki her şeyi tam anlamıyla algılamak bir hastalıktır." "Siz hiç kendi hastalıklarıyla övünenleri, hele bunlarla gösteriș yapmaya çalıșanları gördünüz mü?" "sizlerin içinde bulunduğunuz kötü duruma rağmen, başka türlü olamayacağını, değişmeyeceğini, dahası, bunun İçin zamanınız ve inancınız olsa bile, bunu istemeyeceğinizi anlamanın doyumsuz tadıdır." " Bilmedikleriniz arttıkça da iç sızınız çoğalır." "Neyse tam olarak anlama gücüne sahip bir insan kendisine saygı duyabilir mı hiç? "Sistemlere ve bazı soyut kavramlara öylesine bağlı olan insan mantıklı olabilmek için, gerçeği bilerek değiştirmeye, gözlerini ve kulaklarını kapamaya razı olur." "Sınırsız ve özgür bir irade, anlamsız da olsa kendine özgü bir kapris, bazen bir kışkırtmayla çılgınlığa götüren ancak yalnızca kendi sahibinin emrinde olan bir hayal gücü." "Çünkü özgür isteği, iradesi olmayan insan istemeyi bilir mi ? "İnsanın gözü yalnızca kederi ve acıyı görür de mutluluğu fark etmez."
Roman
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
Merhaba Söğüt Ertuğrul Gazi
Puan vermedi·400 syf.··
2021 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 22:16
Ertuğrul Gazi'nin çocukluğundan beyliğe kadar geçen zamanı ve devlet kurma arzusunu anlatır. Akıcı bir kitap fakat İçeriği fazla destansı olunca dizi tadı veriyor bu yüzden ben pek sevemedim. Bence tarih öğrenmek için okunması gereken bir kitap değil. Olaylar aşırı destansı, yorum katılarak anlatılmış bunada tarihi roman diyoruz. Ayırca Erkekleri fazla yiğit göstermek için kadınlardan örnek vermesi çok saçma "Benim kıt aklım ermez Er işine " gibi bir kaç yerde de kadınlar hakkında absürt cümleleri var bu durum beni rahatsız etti. Onun dışında Gazi Ana gibi güçlü kadın karakterler de var. Toparlayacak olursak, Türkmenlerin hoş görülü, hakkaniyetli olmaları, Yiğitliklerini anlatan bir kitap.
Roman
Merhaba SöğütYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 20212,991 okunma
Son Kuşlar
Puan vermedi·134 syf.··
2021 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2021 00:01
Ada, deniz, doğa ve insanlar üzerine yazılmış hikayeler."Durum hikayesi" olduğu için ben pek sevemedim. En çok dikkatimi çeken kısım Doğa'nın katledilişine karşı sesiz kalmamış olması. Şu günerlde malesef bizim ülkemizin en büyük sorunlarından biri. “Günün birinde yol kenarlarında toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da görmeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük.” Bu cümle aklıma bir sözü getirdi ; Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık.
Hikaye
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917bin okunma