Hep böyle oluyordu, demişti Eme o sefer, beş yıl önce. Biz çocuklar birden o kadar da önemli olmadığımızı anlıyorduk. Çünkü bizim ne bilebileceğimiz ne de anlayabileceğimiz çok derin ve ciddi konular vardı.
O zaman roman anne babaların romanı, diye düşündüm, şimdi de öyle düşünüyorum. Buna inanarak, romanın anne babaların olduğuna inanarak büyüdük. Onlara lanet okuyarak ama aynı zamanda o alacakaranlığa sığınıp teselli bularak. Büyükler öldürürken ya da ölürken biz bir köşede resim yapıyorduk. Ülke paramparça olurken biz konuşmayı, yürümeyi, peçeteleri katlayarak kayık ve uçak yapmayı öğreniyorduk. Roman örülürken biz yok olmak için saklambaç oynuyorduk.
Sayfa 40 - Notos Kitap Yayınevi, 2011·Kitabı okudu