oysa yağmurun altında, çamurun içinde, yılmadan ilerliyorum, buz gibi soğuk havanın bilincindeyim, tuhaf bir güçle güneşin parlamasını sağlayarak ısınabiliyorum, omuzlarıma yüklenen kara bulutların hissini kesmeden, kendime yumuşak ve taze bir gökyüzü yaratıyorum. bilgisizlik ve unutkanlık değil; ikili bir hayat sürüyorum.
Kaburgaların Arasındaki Siren Şiirinden Bir Kısım
...Nefesim dar bir merdiven boşluğu; yukarı çıkmak istiyorum ama basamaklar yer değiştiriyor. Bir kapı çarpıyor içimde, bir pencere ansızın tuzla buz. Adımı çağıran ses benim— ama dudaklarım mühürlü. Tam düşecekken karanlığın dibine ince bir ışık sızıyor aralıktan: inatçı, keskin, çocuk yüzlü bir kıvılcım. Anlıyorum— bu titreme bir yıkım değil, yer değiştiren bir dağdır içimde. Bir nefes daha. Bir adım daha. Bir sabahın eşiğinde kanatlanan bir kalp. Hızlı atıyor, evet— ama bu kez uçurumdan kaçmak için değil, uçurumu aşmak için.
Sayfa 104 - Vegan Yayınevi
Reklam
O kadın için tüm tanrılara savaş açmaya çoktan karar vermiştim zaten. Şimdi aynı savaşı yıllar evvel bir buz kütlesine hapsettiğim kalbime de açacaktım.
Sayfa 171 - Pukka Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Çünkü bilirsiniz, takvimlere bakarak tayin edilen zaman sadece buz gibi bir matematiktir. Oysa özlemekler sayılmaz. Özlemekler bilhassa yalnız kaldığınızda gelir suratınıza kürekle vurur.
Sayfa 24
Bir şeye canım sıkıldığında sessizliğe gömülme huyum ya da daha açıkçası hoşnutsuz sessizliğimin buz gibi, balık gibi pullu pullu oluşu Valeria'nın aklını başından alırdı.
Sayfa 104 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Onu ne kadar çok sevdiğimi hiç bilmeyecek. Yakışıklı olduğu içn değil, benden daha fazla ben olduğu için seviyorum onu. Ruhlarımız neden yapılmış bilmiyorum ama onunkiyle benimki aynı. Linton'ın ruhu ise benimkinden ay ışığıyla şimşek ısıması ya da ateşle buz kadar farklı.
Sayfa 100·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam