Takvimlere bakarak tayin edilen zaman sadece buz gibi bir matematiktir. Oysa özlemekler sayılmaz; özlemekler bilhassa yalnız kaldığınızda gelir suratınıza kürekle vurur..
“Onu acımasız birine dönüştüreceksin,” dedi Umay. Bahar, kızının tek başına karşı çıkmasına izin vermeyip mutfaktan salona geri geldi. Bahadır, kızına bir şey yapar düşüncesiyle onun yanında durdu. Kocasının sağı solu belli olmuyordu. “İyi bir asker de tam olarak böyle olur," dedi Bahadır. Oğlunun yanı ba­şında durduğunda kararlı gözleri masada gezindi. “Barut’u bir erkek yapacak olan şey disiplindir, güçtür. Askerî okul, onu hayata karşı hazırlayacak. Benim gibi olacak.” Bu son cümle, Barut Ulu nun kalbinde buz gibi bir ağırlık yarattı. Benim gibi olacak. Bu, onun en çok korktuğu şeydi.Babasının gözlerine cesaretle bakan Barut Ulu düşük bir tonda, “Baba...Ben,” dedi. “Ben ne?” dedi Bahadır. Derin bir nefes aldı Barut Ulu. “Senin gibi olmak istemiyorum.”
Sayfa 44·Kitabı okuyor
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ve son :)
“Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.”
Her Tanrı’mn günü dinamitle mezar aç. Her Tann’nın günü yedi sekiz mezar. Dün on birdi hatta. Ve her Tanrı’nın günü ölüleri hiç de boylanna uymayan mezarlar içine tık. Mezarlar ufak çünkü. Ve ölüler de bazen öyle eğri büğrü, öyle kaskatı kesilmiş oluyor ki. Daracık mezarlara tıkıştırılmaya kalkılınca da çatırdıyorlar. Ve yer de öyle sert, öyle soğuk ve öyle rahatsız ki. Ölümleri boyunca katlanacaklar işte buna. Ama, ben, ben bu çatırtıları duymak istemiyorum artık. Bir cam nasıl tuz buz olursa, öyle. Cam gibi tıpkı.
Buz gibi gece soğuğu, Vahşi rüzgârlar ağlıyor; Gel sokul yanıma uyku Acılarım katlanıyor...
Alıntı
Haber ve bilgiye boğulmuş rafine totaliter toplum, tarihi silen bir toplumdur. Her şey sanki buz üzerine yazılmış yazı gibidir. Geriye dönük bir düşünme tarzı neredeyse olanaksızdır, çünkü biz daha algılayamadan haber kaynağı çabucak ortadan kaybolur. Durmadan yeni haber ve bilgilerle tıka basa “beslendiğimiz” için, daha önce verileni anımsama fırsatımız çok azdır.
Alıntı