“Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter!"
Sayfa 135·Kitabı okudu
Alıntı
«Coca çocuğun elini tut­tu, çocuğa yiyecek aramak için çöplüğe koştu. Bir şey bulamadı. Coca koştu, düştü, koştu, düştü. Ken­di annesi gibi ölü bulundu, yüzü çöpler arasındaydı. Elinde bir kuru kemik tutuyordu. Öteki eliyle çocuğu tutuyordu. Çocuk yaşarsa Coca’nın hayatını yaşayacak. Dünyadaki bütün kara çocuklar Coca gi­bi olacaklar. Onlara hiç yardım etmeyeceksiniz. Hiç değişmeyeceksiniz. Beyaz yabaniler hiç değişemez. Ah bayan, Coca'nın eli çocuğa sımsıkı yapışmıştı, Coca'nın elini kesmek zorunda kaldım, roma koy­mak için buz kestiğim satırla. Ama o satın siz indir­diniz. SİZ!»
Sayfa 70
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Geçmişim kar sessizliğiyle özetleniyor artık Anılarım buz tutmuştur aşklarım kar yangını Ömrüm parmak uçlarımda eriyen bir kar tanesi
Acı yok; intizar yok; eskide kaldı hasret Devrini tamamladı endişe, korku, hayret Buz ve köz tarih oldu; bitti zaman ve mekân Zaman biziz, mekân biz; imkânsıza yok imkân Ömrün ne sonundayız, ne de henüz başında Otuz üç yaşındayız, hep otuz üç yaşında İçim sensin bu ilde; dışım sensin Rüveyda Rüveyda, ben sendeyim; sen bendesin Rüveyda
Sıkılmak iyi baylar Biz hazır tuttukça böyle İçi yangında alev alev Dışı buz tutmuş kalplerimizi.
Sayfa 83·Kitabı okuyor
Bütünlüğünü koruyarak acı çekenlere ne mutlu. Sıkıntı çekseler de tuzla buz olmayanlara, inançsızken bile inananlara ve art niyetsizce güneşin altına serilebilenlere...