Behzat Ç. aspiratörü kapattı, salona geçip radyonun sesini açtı. Tekli koltuğa oturup
arkaya doğru yatırdı. Tavandaki tanıdık şekillerden bıkınca gözlerini kapattı.
-yoruluncaya değin yürüyordu. Yoruldu mu yakın bir lokantaya, tatlıcıya ya da bir kahveye girip otururdu, içerdekiler bu üşümüş, yorgun adama geçici bir hoşgörü ile bakarlardı. Isınırdı, insanlarla barışmak iyiydi. Böyle bir gün tatlıcıda bir kadınla tanıştı. Kadının çocuk gibi sık sık burnunu çekişi onu daha kadınlaştırıyor, hoşuna gidiyordu. Üç gün sürdü. Sık sık burnunu çekiyor diye kadını bıraktı.