Mutlak hükümete gidecek yolu sebatlı bir şekilde takibeden adam, şahsiyeti bir çok seneler olayların sıklet merkezini teşkil etmiş olan C. Iulius Caesar'dır.
Allah’ın (c.c) dışında bir şey sevmeye meyleden kalp, meyl oranında hastalıktan kurtulamaz.
Ancak kişi o şeyi Allah sevgisine ve O'nun dinine yardımcı olacağı
için severse, bu durum hastalığa delalet etmez.
“Ya ideolojinin doğruluğu nereden kaynaklanır? Değişik yerlerden. Ancak, nihai meşruluk kaynağı ideolojinin mutlak doğru olduğuna inanılmasıdır. İdeoloji doğrudur, çünkü doğrudur. Onu geliştiren kişi veya kişilerin hata yapması düşünülemez.
Bu tavrın en tipik örneği Marksist Sosyalistlerin Marx'a ve sosyalizme bakışıdır. Onlara göre Marx beşerin kaderinin sırlarını çözmüş bir deha, hatta bir peygamberdi. Sosyalistler Marx'a ölçüsüz bağlılığı sosyalizmi bilimle özdeşleştirme tavrıyla bütünleştirdi. “Bilimsel sosyalizm” lafını ilk kullanan Marx değildi, C.Fourier’di, ama kavram bir şekilde Marx’a yapıştı, yahut Marx ona yapıştı. Bu yüzden naif sosyalistler sosyalizmi-Marksizmi bir bilim dalı olarak görmeye eğilimlidir.”
Türkiye'nin ekonomik ve siyasi yapısını kökten değiştirmek, denetimini tümüyle emperyalist ülkelerin denetimine vermek için 5 Ocak 79 Guadeloupe Zirvesi'nde alınan kararlar neydi?
Anımsayalım:
a) Türkiye'de uygulanan karma ekonomi anlayışının tamamen terk edilmesi,
b) kamunun ekonomiden tamamamen çekilmesi,
c) KiT'lerin özelleştirilmesi,
d) tüm sübvansiyonların, devlet desteklerinin kaldırılması,
e) sermayenin tamamen özgürleştirilmesi,
f) kapitalist piyasa ekonomisinin önündeki tüm engellerin kaldırılması.
Bütün bunlar, emperyalizmin "globalleşme", "neoliberalizm" dediği, başına "yeni" sözcüğü ekleyerek "yeniden" piyasaya sürdüğü, ama eskisinden çok daha fazla "emek sömürüsüne" dayanan, "emeğe kölelik", "sermayeye sınırsız özgürlük" getirmeyi hedefleyen uygulamalardı.