10/10
·816 syf.··
Beğendi
·
2025 575. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 00:40
"EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNÂMESİ" Her kitap bir kapıdır derler. Bazı kitaplar vardır ki, açtığımızda bizi başka bir dünyaya götürmez; zamanda yolculuk yapmamızı da sağlar. Evliya Çelebi'nin seyahat etmesine sebep olan olay, gördüğü bir rüyadır. Kendi ifadesiyle, Mekke ve Medine gibi kutsal yerleri görme arzusuyla yanıp tutuşurken bir gece rüyasında kendisini Ahi Çelebi Camii'nde bulur. Rüyasında Hz. Muhammed'in elini öperken "Şefaat ya Resulallah" diyeceği yerde "Seyahat ya Resulallah" der. Hz. Peygamber de tebessüm ederek dualarla seyahatini kolaylaştırır. 1630 yılında gördüğü bu rüyayla yola koyulan Evliya Çelebi, hayatının kırk yılı aşkın bölümünü yollarda geçirir. 7 iklim, 18 padişahlık yeri, 256 büyük şehir ve 7062 kale… Bu rakamlar bile başlı başına bir destanın habercisidir aslında. Anadolu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan İran’a, Mısır’dan Viyana’ya kadar uzanan dev bir coğrafyayı adım adım dolaşır. Gördüklerini, duyduklarını, şahitlik ettiklerini ise eşsiz bir üslupla kayda geçirir. Seyahatnâme, yalnızca bir gezi kitabı değildir. 17. yüzyılın kültür atlasıdır aynı zamanda. Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’nın derinliklerinden Nil boylarına, Kafkasya’dan İran’a, Anadolu’dan büyük Avrupa şehirlerine uzanan bu devasa coğrafya, Evliya Çelebi’nin kaleminde adeta bir tablo gibi canlanır. Han odaları, görkemli saraylar, ıssız kaleler ve kalabalık çarşılar… Her biri, onun eşsiz gözlem gücüyle ölümsüzleşir. Kırk yılı aşkın bir süre boyunca Osmanlı coğrafyasını adım adım arşınlayan bu büyük gezgin, sadece gördüklerini değil, şahitlik ettiği olayları, dinlediği hikâyeleri, karşılaştığı insanları da satırlarına taşımış. Ortaya çıkan ise ciltler dolusu bir dünya klasiği olmuştur. Tarih kitaplarını karıştırırken çoğu zaman kendimizi olayların soğuk bir dökümü içinde buluruz.
Edebiyat
Evliya Çelebi SeyahatnâmesiEvliya Çelebi · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202528 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Mîde etrafında şekillenen hayatlar, zulümde sınır tanımaz. Ne Hakk'ın buyruğuna, ne de mazlumun çağrısına kulak verir. Yer, içer, eğlenir, dünyâyı zevk-ü sefâdan ibaret görür. Ölüm, Ahiret, Hesap, Mizan keyiflerini kaçırır. Bu yüzden hesâbı çağrıştıran kelimelere karşı nefretleri vardır. Orucu midenle olduğu gibi kalbinle de tut! Bir an gözün harama kayarsa bir ömür ızdırab duy! Emirde de, nehiyde de o derece samimidir ki, bu yolda canını vermekten imtina etmez. “Eğer bu nefis Allah’a isyan edecekse, bu bedene bu ruhu taşımak haramdır.” der, Hakk’a kurban olur. “Ey gençler topluluğu! İçinizden kim evlenmeye güç yetiriyorsa evlensin. Çünkü gözü haramdan en iyi koruyan, ırzı da en iyi muhafaza eden budur. Kim de evlenmeye güç yetiremezse oruç tutsun. Zira oruç onun için bir korunmadır.” Selef-i Sâlihîn namazda darılmaz, yorulmaz, "Bitse de dışarı çıksak..." demezdi. Bilakis, "Rabbimizin Kelâmı'na, O'nun âyetlerine muhatap oluyoruz" diye sevinirdi. Kur’ân-ı Kerîm’i okumak ibadettir. Eğer bu ibadeti edâ ederken daralıyor, yoruluyorsak, kendimize “Bu hâl nicedir?” diye sormalıyız.Bir tarafta Kur’ân okurken uykuları kaçanlar, sabahlara kadar gözlerine uyku girmeyenler; diğer tarafta ise Kur’ân-ı Kerîm’i eline alınca esnemeye başlayan modern çağın insanları... Ne kadar cazip teklifler alsa da "Faizli işlemlere devam ederseniz, Allah'a ﷻ ve Rasûlü'ne ﷺ karşı savaş açtığınızı bilin." 105 âyetini okur, sarsılır, "Seninle savaşmaktan sana sığınırım yâ Rabbi!" der. "Medine'ye yerleşmesinden vefatına kadar geçen zaman içerisinde Peygamber'in ailesi üç gün peş peşe buğday ekmeğiyle karnını doyuramadı.”¹⁰⁹ Yani Hz. Âişe (r.anha) "Hicaz'a adalet dağıtan, fukarayı doyuran Peygamber'in böyle bir evi vardı." diyor. Çünkü onlar Allah Rasûlü'ne (sav) nostalji olsun diye değil,
Bir Mekteptir Oruçİhsan Şenocak · Hüküm Kitap · 20191,193 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2008 26. kitabı
·
166 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2008 00:00
Yılmaz Güney'in mahpushane yıllarında kaleme aldığı bu roman/öykü denemeleri, Türkiye hapishanelerindeki yoksulluğun, çürümenin ve sınıfsal uçurumun acımasız bir fotoğrafıdır. Adi suçluların, lümpen proletaryanın ve siyasi tutsakların dünyasını, ahlaki bir yargıdan ziyade onları bu hale getiren sistemin teşhiri olarak sunar. Kitabın adı bile, halkın en asgari insani taleplerine bile yanıt veremeyen yarı-sömürge düzenin bir özetidir. Sanatını ezilenlerin kurtuluş mücadelesine adamış "Çirkin Kral"ın edebi manifestosudur.
1000Kitap
Soba, Pencere Camı ve İki Ekmek İstiyoruzYılmaz Güney · Yılmaz Güney Vakfı · 2003270 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 321. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 22:44
Soba, Pencere Camı ve İki Ekmek İstiyoruz bitti. Yılmaz Güney’in yönetmenliği gibi yazarlığıyla da usta bir isim olduğunu tekrar anladım bu kitapla. Sarsıcı, değerli, yol gösterici bir roman. Bazen üzüyor, bazen öfkelendiriyor, utandırıyor, uyandırıyor… “Eskisi gibi düşünmem artık,” diyor insan okurken, düşünmez de. Bu kitabı Türkiye’nin şu sıralardaki gündemiyle birlikte düşündüğümde de içim ayrı bir burkuluyor. Aradan onlarca yıl geçmesine rağmen bu çocuklar hâlâ aramızda, sokaklarda, cezaevlerinde yaşıyor, ve aslında hiç yaşamıyor. Aynı coğrafyada, aynı kaderi paylaşan, aynı suçlara itilmiş, aynı yoksullukla boğuşan, aynı sevgisizlikle büyüyen binlerce çocuk suçlu… sadece yaptıklarıyla gördüğümüz; yaşamlarının arka planındaki sefaleti, ihmali, sevgisizliği, değersizliği, ötekileştirmeyi, yani asıl onlara karşı işlenen suçları göz ardı ettiğimiz binlerce çocuk… Kitapların en büyük gücü, düşüncelerimizi, kalbimizi, bakış açımızı değiştirmeleridir sanırım. Belki bir gün bu kitap da yalnızca geçmişi hatırlatmakla kalmaz, hepimizin düşüncelerini ve geleceğimizi değiştirmeyi de başarır. O gün gelene kadar da susmamak, okumak, anlamak ve anlatmaya devam etmek gerek.
Soba, Pencere Camı ve İki Ekmek İstiyoruzYılmaz Güney · İthaki Yayınları · 2019270 okunma
Leyla Yolalan
Puan vermedi
“Güneşe Yakın” Öğretmen Şair @muberraka Müberra Karadayı’nın Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının SEDEP programı desteğiyle 2023 yılında basılmış şiir kitabı. Şairimizi, Kuzey Makedonyalı meslektaşım sevgili @rabiarusid sayesinde tanıdım.Müberra öğretmen, İskeçe Yunanistan doğumlu. Halen orada ana sınıfı öğretmenliği yapıyor. Kitapta, okuru alıp geçmişe götüren otuz şiir var. Elma şekeri kokan sokaklar, “kandiller yandı” nidalarıyla hatırlanan eski ramazanlar, sobadan yayılan kızarmış ekmek kokusu, körebe/ beştaş/ cami topu oyunlarımız, güneş yüzlü çocuklar…Kısaca günümüzde unutulmaya yüz tutmuş, sözcük olup mısra aralarından sızan değerlerimiz… Balkan ülkelerinde yaşayıp güzel Türkçemizle şiir, öykü yazan şair ve yazarlarımızın yaptığı işi ,Türkçemiz adına çok kıymetli buluyorum. Ve oralarda yaşayan şair ve yazarlarımızı tanımaya, tanıtmaya çalışıyorum. Müberra öğretmenime de yazın hayatında başarılar diliyorum ve merakla yeni kitaplarını bekliyorum. “Hep böyle olur bir yerden giderken/Anıların kalır/Biraz aklın, biraz yüreğin, biraz da “sen” kalırsın.” “ Susmak/En güzel, en içten dualar/ Susmak/Rabbinle konuşmak değil midir?” “Susmalar bilirim/Yağmur altında ıslanan/ Bir yanı gecenin karanlığına/Bir yanı soğuk kaldırımlara sığınan” “Elleri tanrım, işte onun elleri/ Soylu bir merhametin öncüleri/ Ben en çok ellerini sevdim onun/ Okşarken bir çocuğun yüreğini” “Bir gün/ Puslu bir ikindi güneşinde/ Çürüyecek dünya/ Acıyı tutan gözlerinde/ Bir çocuğun elleriyle arayacaksın/ Ve bulacaksın yitik düşlerini/ Güneşe yakın/ Çok yakın bir yerde.”
Şiir
Güneşe YakınMüberra Karadayı · Uzam Yayınları · 20237 okunma
10/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
Yaşar Kemal Türk Edebiyatinin mihenk taşlarından biridir. Daha önce Yilani Öldürseler kitabini okumuştum. Bu kitabi ekmek davasi icin cirpinan cocuklarin hayatlarina dokunulmus.Okurken icim sizladi diyebilirim. Akıcıl bir dille anlatılmış. Kitaptan alıntılar: “İnsanlık öldü mü?” “Yok, ölmedi ölmedi ama, bir şey oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde? "Umutların öldüğüne iyice inandığın bir anda İnsanlık, binbir yönden açan bir ışık- umut çiçeğiyle birden aydinlaniverir." Kitap Tanıtımından; Kuşlar da Gitti, İstanbul'un çürüyen kirlenen yüzünün ve insanlığın da şehirle birlikte yok oluşunun romanıdır. Kuşların bir zamanlar mekan tuttuğu İstanbul'da çocuklar onları yakalayarak cami, kilise ve sinagogların kapılarında "azat buzat beni cennet kapısında gözet" diyerek satarlar. Ancak çocuklar satmadıkları kuşları yemek zorunda kalırlar.
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202218bin okunma