Güneş batmış, mekânlar çökmüş, zaman yıkılmış
Tende hayat kalmamış canan yok, can yıkılmış
Başlamış aldanmanın çöküntüsü yürekte
Yıldızlar yere düşmüş, bütün cihan yıkılmış
Hatta bugünkü bildiğimiz pasaport denen şey bile 1800’lü yılların bir ürünü. Tabii ki kolay değildi ama eskiden insanlar mevcut yerleşimlerinden ayrıldıklarında istedikleri yere gidebiliyorlardı. Çok da fazla sorgulanmıyorlardı. Ülkelerin arasındaki sınırların kontrol edilebilirliği söz konusu değildi. Aidiyetler daha çok din ve kültür, belki biraz dil bağlamındaydı...
Alevilikte kadın-erkek-çocuk ya da cins ayrımı yoktur.
Çünkü can erkek canan ise kadındır.
Can ve canan bir gömleğe girerler,bir olurlar.
Bir cinsin diğer bir cinse üstünlüğü yoktur.
İstanbul şehrinde günde ortalama 80 bin ton çöp üretiliyor ve maalesef bunların çok büyük bir kısmı, çöp merkezlerinde ayrıştırılmak durumunda. İnsanlar evlerinde çöp çeşitlerini ayırabilecekken ve aslında çok kişi bunun öneminin farkındayken maalesef bu kültürün yerleşmesi çok zaman ve enerji istiyor...