Kitap yorumum
10/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Merhaba Arkadaşlar, bugün sizlere içimde derin izler bırakan, duygu yoğunluğu yüksek bir şiir kitabıyla karşınızdayım. Canan Şahin'in "Yalnızlığımı Sustum" adlı şiir kitabı; yalnızlığı, kırgınlıkları, içsel çığlıkları ve insanın kendi ruhuyla verdiği mücadeleyi anlatan etkileyici bir eser. Bu şiirleri okurken zaman zaman hüzünlendim, zaman zaman kendimi satırların içinde buldum. Özellikle yalnızlık ve içsel sessizlik duygusu kitabın her sayfasında derinden hissediliyor. Kitapta yer alan şiirler kısa ama anlam bakımından oldukça yoğun. Her şiirde yazarın yaşanmışlıklarını, kırgınlıklarını ve ruhunun en derin tarafını görmek mümkün. Kelimeler bazen bir gözyaşı gibi akıyor, bazen de insanın içine işleyen sessiz bir çığlığa dönüşüyor. Özellikle yalnızlık temasının bu kadar samimi ve gerçek bir şekilde anlatılması kitabı daha da etkileyici hale getiriyor. Bu kitap bana duyguların bazen konuşmadan da anlatılabileceğini hissettirdi. Eğer siz de duygu yüklü, insanın iç dünyasına dokunan şiir kitaplarını seviyorsanız bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Bize böylesine içten ve anlamlı bir eser sunduğu için değerli yazarımız Canan Şahin 'e teşekkür ediyor, kaleminin daim olmasını diliyorum.
İnceleme
Yalnızlığımı SustumCanan Şahin · İkinci Adam Yayınları · 20263 okunma
Duygusal ve romantik
Puan vermedi
Canan Tan'ın Piraye romanını okumuştum. Gerçek hayattan alınması ilgimi çekmişti, beğenmiştim. Yüreğim Seni Çok Sevdi romanını ise arkadaşım hediye etti. çok hızlı okudum. Canan Tan kitapları çaba gerektirmeden okunan kolay kitaplar. İstediğiniz duyguyu da veriyor. Romantik mi olsun romantik veriyor, duygusal mı olsun duygusal... Edebiyat beklemeden okuduğunuzda büyük zevk alırsınız. Yüreğim Seni çok Sevdi kitabında da durum böyle. içinde şiirler olması çok hoşuma gitti. herkesin yaşadığı gibi bir aşk. Sıradan denebilecek bir aşk. Ama okuyunca "Benim de başıma geldi, Allah kahretsin be!" diyorsunuz. Ama bu kitaptan Leyla ile Mecnun hikayesi beklemiyorsunuz.
Yüreğim Seni Çok SevdiCanan Tan · Doğan Kitap · 201638,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
İnsanın tarihi geçmişim kültürü ataları mirası ne kadar kıymetli bir anlayabilse. Tarih yaşanıp biten birşey değil ders çıkarılması gereken her bilgi de yepyeni dünyalar açan sihirli gizemli bir şey. Hocamızın bu kitabı da keyifle okunacak ve çok şey öğrenilecek harika bir eser.
Selçuklu’nun ŞifreleriTalha Uğurluel · Kronik Kitap · 2017712 okunma
Canan Tan’ın Piraye'sine Eleştirel Bir Bakış
5/10
·431 syf.··
2026 30. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:24
Canan Tan’ın Canan Tan Piraye Piraye romanı, okuyucuya "modern, özgür ruhlu, kendi ayakları üzerinde duran ve çok yükseklerde yaşayan bulunmaz bir kadın" imajı pazarlayarak başlar. Ancak sayfalar ilerledikçe yazarın bakış açısıyla okurun gerçekliği arasındaki o derin uçurum açılır. Çünkü karşımızda iddia edildiği gibi ne destansı, büyük bir aşk vardır ne de gerçek anlamda güçlü bir kadın karakter. Karşımızdaki Piraye, aslında son derece silik ve çelişkilerle dolu bir figürdür. Piraye’nin bu ikiyüzlü duruşu, hayatındaki erkeklere gösterdiği o muazzam tolerans tezatlığında saklıdır: İlk Perdede Kolayca Silinen Masumiyet: Üniversite yıllarında hayatına giren, kendisiyle Nazım Hikmet şiirleriyle konuşan, edebiyatla iç içe o masum çocuğu en ufak bir şeyde "benim dengim değil" kibriyle tek kalemde hayatından çıkarır, üzerini acımasızca çizer. Kendini çok yüksekte gördüğü için ona hiçbir tolerans göstermez. Feodalitenin Karşısında Eğilen Gurur: Aynı Piraye, üniversite ortamında kendini "ağa" gibi tanıtıp hava atan, ama kendi memleketine ve töresine girdiğinde ailesinin karşısında tek bir kelime bile edemeyen, kendi kararlarını alamayan muazzam ezik ve silik bir adam olan Haşim’in karşısında ise adeta el pençe divan durur. Haşim’in ve ailesinin o baskıcı, feodal dünyasına gösterdiği ucu bucağı gelmeyen tolerans, Piraye’nin o "bağımsız kadın" maskesini tamamen düşürür. Bu durum, ortada kör kütük bir aşk olmadığını; aksine Piraye’nin bilinçaltında o ailenin gücüne, toplumdaki yerine, zenginliğine ve statüsüne duyduğu gizli bir hayranlık olduğunu gösterir. Kendini erişilmez ve bulunmaz Hint kumaşı zanneden bu kadın, gerçek hayatın içine ve o töre çarkının çelişkilerine daldığında hiçbir ağırlık koyamaz. Ne o hayata tam anlamıyla isyan edebilir ne de savunduğu değerlerin arkasında
PirayeCanan Tan · Altın Kitaplar · 201350,4bin okunma
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 178. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:00
"KRAL ŞAKİR LÖMPENCE MASALLARI" "Bir vardiya dört yoktu. Doğru ve yanlışın ayırt edilemediği yıllarda, Mirket adında bir bilim hayvanı yaşıyordu." "Ya bildiğimiz masallar aslında hiç de öyle olmasaydı?" sorusundan yola çıkan yazar, çocukluğumuzun ezberlenmiş hikâyelerini modern, sorgulayıcı ve muzip bir dille yeniden yorumluyor. Amaç ne eğitmek ne de ahlak dersi vermek; sadece eğlendirirken düşündürmek. Masallar denince genelde aklımıza ne gelir? Kurt tarafından yenilen kırmızı başlıklı masum bir kız? Cam terlikle prens avlayan bir külkedisi? Yoksa burnu uzadıkça uzayan yalancı bir çocuk mu? "Kurt geldi!" diye bağıran çobanı hepimiz biliriz. Ama ya bu çocuk aslında sadece önyargılı biriyse? Ya köylüler onu hiç ciddiye almadığı için o da "madem öyle, o zaman gerçekten yalan söyleyeyim" dediyse? Bu kitapta efsanevi yalancıya bambaşka bir pencereden bakıyoruz. Belki de asıl yalancılar başkalarıdır, kim bilir? Pinokyo'nun okulu asma ve maceradan kaçışını biliriz. Peki ya bu sefer gerçekten okula gitmek isteyen bir Pinokyo ile karşılaşırsanız? Burnu uzasın ya da uzamasın, bu tahta çocuğun tek bir hedefi var: sıraya oturup ders dinlemek! Ama tabii ki kader onun bu masum isteğine gülüyor ve işler hiç beklendiği gibi gitmiyor. Külkedisi bu masalda bir kurtarıcıya ihtiyaç duymuyor! Evet, yanlış duymadınız. Bu Külkedisi cam terliğini kaybetmiyor, prens bekleyen bir prenses değil. O kendi kendisinin kurtarıcısı! Cücelerle takılan, kendi sorunlarını kendi çözen ve kimsenin yardımına ihtiyaç duymayan bir Külkedisi. Prens arka planda kalsın, bu sefer işler değişiyor! · Mirket: Laboratuvarını korumaya çalışan, ama her seferinde kaos çıkaran bilim insanı. · Canan: Merakıyla yalan söylemezliği arasında kalmış, kendiyle çelişen bir karakter. · Keçi Necmi: Ne olduğu belirsiz, ama
Edebiyat
Kral Şakir Lömpence Masallar 2Varol Yaşaroğlu · Eksik Parça Çocuk · 20263 okunma
16. Cilt
Puan vermedi·639 syf.··
2026 65. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:20
Kütüb-i Sitte/Muhtasarı Tercüme ve Şerhi 16. Cilt MÜTERCİMİN SON SÖZÜ Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi adı ile neşrettiğimiz eserin aslını teşkil eden Teysiru'l-Vüsul ilâ Câmii'l-Usûl adlı İbnu Deybe'nin eseri burada sona ermiştir. Bu değerli eserin açıklamalı şekilde tamamlanmasını bu aciz ve pür kusur kuluna müyesser kılan Rabbimize hamdimiz sonsuzdur. Eserin her bir harfi adedince Elhamdülillah, okuyanların ve Kıyamet'e kadar okuyacak olanların telaffuz edecekleri harfler adedince Elhamdülillah. Rabbimizden, eserin hazırlanması sırasında ve tab'ı sırasında, beşerî eksikliklerimiz sebebiyle kasda makrun olmadan sudûr eden hatalarımızın affını diliyor, eksikleriyle birlikte rızasına ve sevgili Resulünün dar-ı bekâda beraberliğine vesile kılmasını niyaz ediyoruz. Erzurum, 28.3.1992 Pazar. İbrahim CÂNAN Normalde İbnü'l-Esîr ve İbnü'd-Deyba’nın sisteminde Kütüb-i Sitte'nin altıncı kitabı olarak İbn Mâce yerine İmam Malik'in Muvatta'ı var . İbrahim Canan, modern dönemdeki yaygın kabule sadık kalmak adına, Teysîrü'l-Vusûl’de yer almayan ancak Sünen-i İbn Mâce'de bulunan tüm farklı hadisleri de (ziyadeleri) tespit ederek bu esere entegre etmiş. İbrahim Canan şerhi, İbnü'd-Deyba'nın Teysîrü'l-Vusûl adlı eseri esas alınarak hazırlamış ama klasik Teysîr metnine Sünen-i İbn Mâce hadisleri de eklenerek tam bir "Kütüb-i Sitte" bütünlüğü sağlamış diyelim. Allah razı olsun. En üstteki pasaj o yüzden bu ciltte. Diğer 2 cilt, ki bu ciltte başlıyor aslında, İbn Mâce Sünen'inden devam ediyor. Bu kadar. Bugün zihnim o kadar yorgun ki okuyabildiğime şükrediyorum. Diğer iki cildi . Hayırlısı inşallah. Allahım. Allahım bana duyduklarıma gördüklerime bildiklerime adalet gözlüğüyle bakmak nasip et. Amin.
Alıntı
Kütüb-i Sitte 16. Ciltİbrahim Canan · Akçağ Yayınları · 05 okunma