Udunu kucağına alıp sarılarak der ki:
"Beni hiçbir zaman terk etmeyen, kucağımdan kaçmayan vefakâr yârim! Can dostum! Dertlerimi dinleyen, kalbimi anlayan sırdaşım! Bana daima refakat eden yoldaşım! Beni yalnız sen terk etmedin, benden yalnız sen geçmedin, bana ihanet etmedin! Bir zaman zevk ve keyif sebebim, eğlencem oldun, şimdi de geçim kaynağım, ekmek paramı kazandıranımsın! Benim yârim, benim cananım, benim erkeğim sensin!"
"Kalbimin en derininde bilsem de ihanetin tadını."Tok sesiyle bakışlarımızı buluşturduğumda ağlamak istedim. Araz'ın ahenkli sesi odayı dolduruyor, beni yaralıyordu.”Senin tadın hükümdardır canımda.Canım, cananım. Biricik Harzemşab'ım.İhanet bal oldu senden gelince. Tatlı bir zehir oldun ağzımda. Her nefeste içime çekmek istediğim kokunun esiriyim.Akıl bırakmayan güzellişine meyilliyim. Ve bil ki senin ihanetine bile deli
divaneyim."
Udunu kucağına alıp sarılarak der ki:
"Beni hiçbir zamanda terk etmeyen, aguşumdan kaçmayan yâr ü vefakârım! Enis-i canım! Dertlerimi dinleyen, kalbimi anlayan sırdaşım! Bana daima refakat eden yoldaşım! Beni yalnız sen terk etmedin, benden yalnız sen geçmedin, bana hıyanet etmedin! Bir zaman bâdi-i telezzüz ve tezevvukum, eğlencem oldun; şimdi de medâr-ı taayyüşüm, kâsib-i nânımsın! Benim yârim, benim cânânım, benim erkeğim sensin!"
Hayat turmanıştır. Hayat zorluktur. Hayat imtihandır. O imtihanlara sabredenler kazanabilir. "Rahat ile isteyince kahretti Rabbim bana / Derde düşüp ağlayınca güldü cananım benim" diyen âşıklar gibi.