Dün sabah ölüyordum: Dün akşamdan beri kendimi daha iyi hissediyorum. Zaman: Zaman sanki neredeyse duruyor; sanki neredeyse ebedi oluyor. Hissettiğim tek şey kendi acım. Evim ve okulum da benim için birer kaygı nedeni. Dün de bana aynı şekilde dehşet verdi: Aynı şey. Öldüğümü hissediyordum. Kendimi trajedi ortamında hissediyorum. Bu kaygı çıkışlarını gerçekten de yaşıyorum. Neredeyse akıntıya kapılmış gibi hissediyorum kendimi. Her şeyden boşalmış gibi hissediyorum. Canım yaşamak istemiyor çünkü yaşamak demek ölmek demek. Korunmayı, çocuk
olmayı, çocukluğuma geri dönmeyi: ihtimam görmeyi, bakılmayı çok istiyorum. Gerçekler korkunç. Bu acı bana zulmediyor. Artık
öldüğümü hemen, uyanır uyanmaz hissetmiyorum, durumları düşündüğümde hissediyorum. Hapisteyim: Şimdi buradan çıkıyor ve
tekrar hapse giriyorum.