Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Kişinin değeri nedir?
-Aradığı şeydir!
Eğer sen can konağını arıyorsan bil ki sen cansın.
Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan sen bir ekmeksin.
Bu gizli bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen anlarsın ki
Aradığın ancak sensin sen.
Madendeki inciyi aradıkça madensin
Ekmek lokmasına heves ettikçe ekmeksin.
Şu kapalı sözü anlarsan anlarsın her şeyi;
Neyi arıyorsan sen osun.
Senin canın içinde bir can var o canı ara.
Beden dağının içinde mücevher var o mücevherin madenini ara.
A yürüyüp giden sufi gücün yeterse ara;
Ama dışarda değil aradığını kendinde ara.
Güneş Akrep burcuna gidince, buluttan, sisten dünyanın yüzü kararır.
A Güneş, Koyun burcuna dön; güzün de alnını dağla, kışın da.
A Güneş, sen Koyun burcundayken cansın; yer seninle yeşerir, bağ bahçe seninle güler.
A Güneş, kışın gönlünü kırdın mı baharın başı seninle kızışır.
A Güneş, şu güneşin bize bildirdiği, senin ışığının zekâtıdır ancak.
* Ahmed, yüz binlerce güneş gördü; çünkü seni görmüştü o, gözü de hiç kaymadı onun.
Havuz basamağının çevresinde dönüp dolaşmadı; çünkü abıhayattan içti, abıhayatla arındı o.
Seni övmeye koyuldum mu, söz daralıyor; o yüzden güneş diyorum sana.
"Can konağını aramadaysan, cansın.
Bir lokma ekmek arıyorsan, ekmeksin.
Bir damla su arıyorsan, susun.
Zulmün peşindeysen zalimsin.
Aşkı arıyorsan âşıksın.
Gönlün neye kapılmışsa osun sen.
Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir.
Neyi arıyorsan osun sen."