Can Yaba

Can Yaba
@canyaba
Klinik Psikolog
Hacettepe Üniversitesi / Klinik Psikoloji
Ankara
27 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Bütün hayatı boyunca konuştu. Sonunda tutunamayanlar diye bir söz çıkarabildi ortaya: bir tek kelime. Çoğul bir kelime. Unutamadığı bazı insanları birleştiren bir kelime. Bu sefer düşüncesini Süleyman Kargı'dan başkasına açıklamadı. Süleyman'da kimseye söylemedi. Bütün hayatınca tutunamayanlardan kaçtığını sezer gibi oldu. Kendisine de buluşmalarından korktuğunu anladı. Onlara yapmış olduğu bu haksızlığın ıstırabıyla kıvrandı. Onların gerçek temsilcisi olmak için eline çok fırsat geçmiş olduğunu ve bu fırsatları kaçırdığını anladı. Bu düşüncelerinden de kaçmaya çalıştı. Bütün hayatı boyunca düşüncelerinden kaçmıştı. Son olarak odasına sığındı. Kapıyı kapattı. Sesleri duymaz, görüntüleri görmez oldu. Yemek yemez, içki içmez oldu. Dostundan kaçar, düşmanını bilmez oldu. Sığındığı son yerde de onu buldular. Yerini tespit ettiler. Bütün tanıklar dinlendi. Savunmalar alındı. Gereği düşünüldü. Hiçbir etki altında kalmadan bağımsız olarak karar verildi. Adam kapıyı açtı, içeri girdi ve tabancasını çıkararak ateş etti.
Reklam

Can Yaba

, bir kitap okudu
Puan vermedi·280 syf.·
2020 16. kitabı
Ivan Turgenyev
8/10 · 55,7bin okunma
Puan vermedi·461 syf.··
2020 15. kitabı
Nereden başlayacağımı bilemediğim nadir kitaplardan. İnanılmaz etkilendim ve neden dünyaya bu kadar mal olduğunu ve asla eskimeyecek bir klasik olduğunu anladım, bir daha unutmamak üzere. Olayın
SefillerVictor Hugo · Mavi Yelken Yayınları · 2010105,2bin okunma
Puan vermedi·274 syf.··
2020 14. kitabı
Moskova hayatının sahteliğinden, gırla toplum yasalarından, insanların arasındaki sınıflardan( kendisi bu sınıfların en üstünde) ve mide bulandırıcı aristokrasi dünyasından rahatsız olan soylu Olenin’in bilinçaltı bunları açığa çıkarmaya çalışırken bir taraftan içinde bulunduğu toplum sahte davranmasına zorluyor. İşte bu zıtlaşmanın arasında sıkışıp kalan Olenin ne istediği gibi davranmayı becerebiliyor ne de gerçek sevgiyi bulabiliyor. Daha sonra bu arayış onu sıradan bir yaşamın içine iter ve gerçek olan tüm duyguları doğanın içinde bulacağını düşünür. Sonra ver elini Kafkasya... mutluluk doğayla birlikte olmak, doğayı görmek ve doğayla bağlar kurmak” mottosuyla çıktığı bu yolculukta doğanın insanlarıyla türlü ilişkiler kurar. Gerçek sevgiyi burda bulur. Daha önceki hayatında her hareketi her düşüncesi ona dayatılan sosyete normlarının etkisiyle ortaya çıktığı için; bu doğallık karşısında zaman zaman şaşkınlıklar yaşar. Burada yaşadığı aşk, inandığı soylu düşüncelere hiç benzemediğini fark eder. Sonuç ne olursa olsun yaşamın özünü tattığı için yaptığı hiçbir hareketten pişman olmaz. Tabii yeroşka’yı da atlamak istemiyorum. Tüm bu yasa saçmalıklarını umursamayan, bir kez geldiği hayatta eğlenmeyi yaşamının merkezi haline getirip bil’fiil içen, ve küçük mutluluklarla yetinmeyi bilen bir ihtiyar. Bu kitap üzerine kuracağım daha çok cümle var. Tolstoy’un dili o kadar sade ve akıcı ki bir çırpıda okunuyor.
KazaklarLev Tolstoy · Amfora Yayınları · 20065,3bin okunma