Can Yaba

Can Yaba
@canyaba
Klinik Psikolog
Hacettepe Üniversitesi / Klinik Psikoloji
Ankara
27 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·712 syf.··
2020 11. kitabı
tarih boyunca tonla çatışmalar, savaşlar, ölümler olmuştur. kendi ırkını ya da ulusunu ilgilendiren savaşlardan da haberin olmuştur illaki. ama bu kitap savaşın mermilerle, uçaklarla yapılmadığını öğretti bana. bu şaheser karşıt kavramların( savaş-barış, aşk-yenilgi, sadakat-ihanet, korkaklık-cesaret vb.)savaşını birbirine zıt iki altere sahip jordan’ın kafasından öyle açık anlatıldı ki, söyleyecek çok şey bulamadım. açıkçası kitabı yaşamak, hissetmek, sayfaları her çevirişimde farklı duyguları tatmak bir çok cümleden daha kuvvetliydi. olmadı, bu son hiç olmadı. kitapta türlü duygu değişiklikleri yaşadım ama sona vardığımda bitmemişlik duygusu tamamen kapladı içimi. kitabı okurken en çok düşündüğüm kavram “yaşamak” oldu. yaşam. cidden ne için yaşıyoruz? nedir bu bitmeyen savaş? fiilen değil kastettiğim, nedir bu hayatın bitmeyen savaşı? neden, en mühim olan hayatı yaşamamıza ket vuran anlamsız davalar, savaşlar? çok acıttı bu soruları sormama sebep olan bu kitabın her cümlesi. açın gözlerinizi, bakın etrafa. çanlar hepimiz için çalıyor.
Çanlar Kimin İçin ÇalıyorErnest Hemingway · Aslı Yayınları · 200414,5bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bazen bembeyaz bir ekran hayal ediyorum. Gözlerimi açtığım zaman gördüğüm lekesiz bir beyazlık. "Hayat" diyorum. "İşte bu. Bembeyaz. Hiçbir şey yok üstünde,altında. Zihnim bembeyaz. Bildiğim her şeyi unutmuşum. Tereddüt ettirecek bir bilgi kırıntısı bile yok kafamda. Sadece iç organlarım var derimin altında. Tek bir düşünce yok..." Ve birden sokakta ateş isteyen bir ses, güzel bir çift bacak, birkaç nota beni o beyaz hücreden çıkarıyor ve bir renk kaosunun içine bırakıyor. Küfrediyorum idaresizliğime. Küfrediyorum insanlığıma. O kadar çok renk var ki içine düştüğüm çukurda, her yer kararıyor ve simsiyah oluyor gözlerimi açınca gördüm hayat... Aslında gözlerim kapalıyken iyi bir insan oluyorum ben. Hiçbir şeyi fark edemeyen, duygularından yoksun, bitkisel hayatta ola... Aralamaya başladığımda göz kapaklarımı başlıyor cehennem tiyatrosu! Oysa otopsisi yapılmış bir bedeninki kadar boş bir beyinle ne kadar mutlu olurdum, diye düşünüyorum. Bir yerlerde ölü doğmuş bir çocuk olduğunu biliyorum. Sadece yaşıyormuş gibi yaptığım için iki ayağının üstünde duruyorum.
Puan vermedi·141 syf.··
2020 10. kitabı
disiplin ve dayatmanın çocuk yetiştirmede en etkili silah olduğunu düşünen irticai güruh, çocukları makine haline getiren okulun eğitimcileridir. welton akademisi o dönem, lise öğrencilerini üniversiteye en iyi hazırlayan akademi olarak düşünülüyor ve ailelerin tercih ettiği ama çocukların yaşayacakları hayat hakkında asla söz sahibi olmadan, aileleri öyle istiyor diye gittiği bir okul. sözünü ettiğim gibi çocukları birer makine haline getiren bu sistemin uygulandığı dogmatik okulun düşünebilen, çocuklara ne istediklerini bilmesini öğretmeye çalışan, belirlenmiş kapıyı açmaktan ziyade tüm anahtarları verip istedikleri kapıyı açmaları için cesaretlendiren, kendilerini keşfedecekleri yolu onlara gösteren bir edebiyat hocası vardır. zamanında kendisi de o sıralarda oturmuş, ölü ozanlar derneğinin müdavimlerinden Bay Keating. ama ne yazıkki günümüz coğrafyasında bu dayatmayla başarıya ulaşılabileceğini zanneden dar kafalı yöneticiler, yeniliklere açık, belirli kalıplara sıkışmak istemeyen insanların ayağını kaydırmaya, başlarını ezmeye çalıştıkları için bu kitabın da acınası yazgısı ilerledikçe suratına çarpıyor okurun. kitap çok güzeldi lakin okurken rahatsız oldum. artık metin boyu bahsettiğim dar kalıpların içine sıkışmış olmaktan mı, yoksa var olan potansiyeli kullanamamaktan mı? bilinmez.
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Real Yayınları · 200033,1bin okunma

Can Yaba

, bir kitap okudu
Puan vermedi·141 syf.··
2020 10. kitabı
N. H. Kleinbaum
8.8/10 · 33,1bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2020 9. kitabı
12 yaşında bir çocuğun evlatlık olduğunu öğrenip evden kaçmasıyla başladı tüm hikaye. daha sonra sokakta o çocuğa tecavüz edilmesiyle devam etti asıl dram. zargana o günden beri kayıp ruhunu aradı, parçalanmış benliğini onarmaya çalıştı, kaybolan insanlığını bulmak için hayatını bölüm bölüm ayırdı ve bu bölümlere yazdığı senaryoları başkalarına oynattı, kendi hayatına dışarıdan bakıp insan olduğunu ya da nasıl insanlığını, benliğini kaybettiğini hatırlamak için. ama bu hiçlik havuzuna battığı ilk zamanlarda, zargananın elinden tutup kurtaran eli asla unutamadı, hatta aşık oldu ve hikaye hiç olarak tamamlandığında da var kalan tek şey aşklarıydı. hakan günday, gerçekten yaratıcı bir yazar.
ZarganaHakan Günday · Doğan Kitap · 20259bin okunma