Hayatlarımız 1.30 dakikalık film şeridi gibi geçti önümüzden. Nefes alıyorum ama gördüğüm her ceset aldığım nefesi kesiyor. İnsanlık ölmemiş diye mesajlar, yorumlar görüyorum. Üzücü çok üzücü.. Ağaçtan balta yapıp yapılan baltayla ağacı kestikten sonra tedavi etmeye çalışıyor, adına da insanlık ölmedi diyoruz! Yıkımı oluşturan da düzeltmeye çalışan da insanın kendisi... Kin, nefret, yalan, yolsuzluk, hırs, aşırılık, ayrımcılık, ve çok daha fazlası yaşadığımız binaları ayaktan tutan kolonları parçalıyor... Yaptıklarımızın bedelini masum bebeklerimiz, çocuklarımız, gençlerimiz enkazın altında hem canıyla hem de psikolojisiyle ödüyor...
Yansıtılan her haber, yazılan her yazı, çizilen her tablo bir siyasi ideoloji peşinde, peki ya neden? Yetmedi mi enkaz altında atılan çığlıklar, çıkarılan cesetler, savaşta ölen şehitler.... Her zaman olduğu gibi satranç tahtasında öne sürülen piyonlar gibi tüm acıyı göğüslüyor geri de kalanlarda film izler gibi haber bültenlerinde ölü ve yaralıları sayıyor... Şakası yok ölümün! Artık boynumuza dolanan ipleri koparmanın, doğru düşünmenin, gerçek bir insan olmanın ve yaşamlarımız için savaşmanın vakti geldi ve geçiyor...
A.Can Yazıcı