10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:49
Bu kitabı okurken içimde bir şeyin çıt diye kırılıverdiğini hissettim. Sanki bir kandırmacadan yaşamın gerçeklerine uyanıvermişim gibi geldi. Bir edebi eser okuyucuda sayısız farklılıkta duygu uyandırabilir. Bu hikayenin benim aynamdaki yansıması ise kahramanın yaşadığı kazadan sonra kaybettiği yüzü kadar ürperticiydi. Yazabilmek bir marifettir, hatta okuyabilmekte. İlki yetenek ister, ikincisi de sabır. Yani herkesin harcı değildir okumak da yazmak da. Bu sebeple her ikisini de yapabildiğim için kendimle övünür, bu kümeye ait insanlar olarak ayrıcalıklı olduğumuza inanırdım. Ama insan edebiyata öylesine düz yolda giderken rastlamazdı ki. Kırılan yerden yeşerirdi edebiyat. Acının, özlemin, yitik duyguların omuzlarında yükselirdi. Işık gibiydi evet, ama yalnızca zifiri karanlıkta anlamlıydı; dosttu, bu yüzden yalnızlıkta değerliydi. Okuyorsan çaresizdin, yazıyorsan yaralıydın. Boğulmuyorken çırpınmazdın, düşmüyorken tutunacak dal aramazdın. Dostoyevski Çar’ın idam mangasının önünde ölümle yüz yüze gelmeseydi, ne Raskolnikov’dan haberimiz olacaktı, ne de Ölüler evinden. Kafka babası tarafından değer görseydi, ölümünden sonra dahi olsa kırılgan duygularına tanıklık edemeyecektik. Savaşlar, sürgünler, politik kavgalar olmasa duyar mıydık Sandor Marai’lerin Milan Kundera’ların adlarını. Romanın daha ilk bir kaç sayfası beni can evimden vururken bunları düşündüm.Ve kendime şu soruyu sordum; “ Hayatın debdebesinden, acılarımızdan kacarken, ama okuyarak ama yazarak, edebiyata sığınan bizler hakikaten ayrıcalıklı kesim miydik?” Sorunun cevabını vermeden önce kitabı inceleyelim. Yazarın kendi hayat hikayesinden esinlenerek yazdığı bir roman Almodovar Teoremi. Kahramanımız Antoni Matematik bölümünden başarı ile mezun olduktan sonra kız arkadaşı ile birlikte mezuniyet
Almodovar TeoremiAntoni Casas Ros · Sel Yayıncılık · 2013949 okunma
Romanov Komplosu: Tarihin Kanlı Labirentinde Kurtarma Operasyonu
Puan vermedi·504 syf.··
2025 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2025 13:08
Glenn Meade, tarihin en kanlı sahnelerinden birine, 1918 Rus Devrimi’nin tam kalbine dalıp şu can alıcı soruyu soruyor: "Acaba hepsi gerçekten öldü mü?" Geçmişin Buzu Altındaki Sırlar Kitap, bugünde başlayan bir arkeolojik kazı ile geçmişin karanlık operasyonları arasında mekik dokuyor. Dr. Laura Pavlov’un buzlar altında bulduğu bir ceset, Romanov ailesine dair bildiğimiz her şeyi sarsacak bir zinciri tetikliyor. 1918’in o puslu gecesinde yaşananlar, modern bir bulguyla yeniden gün yüzüne çıkıyor. Saha Raporu: Operasyonun Aktörleri Bu kurgusal ama tarih kokan kurtarma operasyonunun arkasında ilginç bir ekip var: Lider: Boksu seven, zengin İrlanda asıllı Kanadalı Joe Boyle. Destek: Silah kaçakçısı Lydia Ryan ve Çar ordusundan kaçan kaptan Andrev. Düşman: Perde arkasında Lenin ve Troçki olsa da, asıl gerilim Bolşeviklerin amansız takibiyle tırmanıyor. Anastasia Gerçekten Öldü mü? Romanın merkezindeki soru net: Çar’ın kızı Anastasia o gece sağ kurtuldu mu, yoksa bu sadece kurgusal bir umut mu? Meade bu soruyu net bir cevapla geçiştirmek yerine, okuyucuyu o dönemin karanlık labirentlerinde sıkıştırıp kendi kararını vermeye zorluyor. Neden Okumalı? Meade, tarihsel gerçekleri kurguyla öyle bir harmanlamış ki, sayfalar akarken kendinizi bir filmin içinde hissediyorsunuz. Sadece bir macera değil, dönemin kaosunu ve insanın hayatta kalma içgüdüsünü iliklerinize kadar yaşıyorsunuz. Kitap, bazı sırların sonsuza kadar saklı kalması gerektiğini fısıldarken sizi sürüklemeye devam ediyor.
Romanov KomplosuGlenn Meade · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2013872 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan Ne ile Yaşar?
10/10
·160 syf.··
2026 10. kitabı
Merhabalar bugün sizlere edebiyat tarihinin en önemli romanlarına imza atan Lev N. Tolstoy'un bir kitabıyla geldim. Ömrünün son yıllarında manevi yönü daha kuvvetli eserler verdiği bir döneme giren Tolstoy insanlara sevmeyi, hoşgörülü ve anlayışlı olmayı, paylaşmanın güzelliğini anlattığı kısa hikayeler kaleme almış bu eserinde. Hikayelerinde ise Allah inancı ve sevgisi dikkat çekmekte l, Allah'ı sevmeyenin insanları da sevmeyeceğini vurgulamaktadır. Bu eser'de dört hikaye var. İnsan Ne ile Yaşar hikayesi benim en çok sevdiğim hikaye oldu. Manevi anlamda ve ders çıkarılacak çok şey vardı bana göre. Ama tüm hikayelerde aynı etkiyi hissediyorsunuz yinede. Bir meleğin yeryüzüne Allah tarafından ceza verilip inmesi ile başlayan serüveninden bahsediyor bu hikaye. İnsana ne kadar Toprak lazım isimli hikayede ise açgözlü Pahom isimli bir köylünün arazi ve mallarını büyütme çabasını anlatıyor. Boş Davul isimli hikayede ise açgözlü bir çarın köylünün karısına göz dikmesi ile olaylar cereyan ediyor. İhtiyar şeytanın üç yavrusu isimli hikayede ise Abdal İvan'la iki erkek kardeşi ve bir kız kardeşinin hikayesini anlatıyor. Aralarında en komik olanda buydu aslında. Kitap çocuk klasiklerinden olsa da her yaşa hitap ediyor. Severek, eğlenerek, ders çıkararak ve bir günde okuyup bitirebileceğiniz bir eser. Anlam ve manevi yönden de güçlü. Yazarın diğer eserlerini de çok merak ediyorum. Kısa zamanda onlara da göz atacağım inşallah. ``Biz kardeşleri sevdiğimiz için, ölümden yaşama geçtiğimizi biliyoruz. Sevmeyen ölümde kalır.`` ``Dünya vallahi sahip olup da kardeşine ihtiyaç içinde gördüğü halde ondan şefkatine esirgeyen kişi de Allah'ın sevgisi olabilir mi?`` ``Yavrularımızı, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.`` ``Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü
Klasikler
İnsan Ne İle YaşarLev Tolstoy · Dokuz Yayınları · 2024234,5bin okunma
Puan vermedi·165 syf.··
2026 28. kitabı
Hacı Murat klasik bir kahramanlık anlatısı değil; tam tersine, gücün, sadakatin ve ihanetin birbirine dolandığı o taş coğrafyanın içinden insanın en çıplak halini çıkarıyor. Hacı Murat’ın adımlarında dağların sertliği kadar içsel bir hüzün, bir yalnızlık ve bitmeyen bir sıkışmışlık dolaşıyor. Benim için romanın en etkileyici tarafı, Tolstoy’un hiçbir karakteri tamamen iyi ya da tamamen kötü yazmaması. Çar’ın soğuk iktidarı, Şamil’in disiplini ve Hacı Murat’ın sığınmışlığı… Hepsi insanın o karmaşık doğasını taşıyor. Savaşın büyüklüğü değil, insanın küçücük acıları vuruyor aslında. Hacı Murat bir “direniş” hikâyesi değil sadece; insanın kaderiyle inadı arasında sıkıştığı o dar geçidin romanı. Yavaş yavaş değil, keskin bir bıçak gibi işliyor insana. Roman bittiğinde kahraman değil, insan kalıyor geriye ve o insanın hüznü sende yer tutuyor. Hacı Murat, dağların mücadelesinden değil, insanın içindeki yamaçlardan yapılmış bir destan. Bir yanda dava için mücadele etme arzusu, bir yanda intikamın sarsıcı ağırlığı; ve tüm bunların ortasında, intikam uğruna dava düşmanlarıyla bile yan yana gelebilme gerçeği…
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,5bin okunma
8/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 08:38
Rus gezgin Nosilov’un 19.yy.ın son çeyreğinde bugün Türkmenistan sınırları içerisinde yer alan kadim Merv şehrine yaptığı geziyi anlattığı,Yazma Eserler Başkanlığınca Ahmet Nermi çevirisi olarak basılan eser. İçerikten evvel kitabın baskı kalitesi üzerinde durmak isterim. Ciltli ve son derece kaliteli sayfa yapısıyla dikkat çeken bir kitap. Yazma Eserler Kurumu hakikaten güzel bir projeyle eski eserleri günümüze kazandırmış oldu. Petersburg’dan tren yolculuğu yaparak Merv şehrine ulaşan Rus gezgin,burada Çar’ın yaptırmış olduğu bir çiftlikte misafir oluyor. Bu süre zarfında Merv’in verimli ve sıcak ikliminden,yerli halkın çeşitli özelliklerinden,çiftlikte yetiştirilen türlü meyvelerden,yörede var olan vahşi yaşamdan bahsediyor. Özellikle kuş türlerinin bolluğuna anlatısında oldukça sık yer veriyor ve kul türlerini de isimleriyle aktarıyor. Gezi yazıları tarihe ışık tutan önemli eserlerdir. Bu eser de bu önemi taşıyan nitelikte. Belirtmek gerekir ki eserin dili ağır.
Tarih
Merv seyahatnâmesiKonstantin Dmitrievich Nosilov · Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları · 20159 okunma
Yüzbaşının Kızı
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
DİKKAT! SPOİLER UYARISI! Kitabı çok beğendim ama okurken hep kötü bir an bekledim. Sanki kitabın sonunda “şimdi biri ölecek”, “şimdi birini asacaklar” gibi bir his vardı içimde. Bu benim karamsarlığımdan mı, yoksa Rus edebiyatının bende bıraktığı etkiden mi bilmiyorum. Genel olarak kitap çok güzeldi. Arka planında gerçek bir olayı işlemesi beni oturup Pugaçev’i araştırmaya itti; az da olsa Rus tarihi hakkında bir şeyler öğrenmeme vesile oldu. Teşekkürler Puşkin. Ortamlarda satarız artık bu bilgiyi Bir kürkün nelere kadir olduğunu da görmüş olduk. Demek neymiş? İyilik yap, denize at. Kitapta sevmediğim kısım ise Pugaçev’in, bir kuşatmanın ortasındayken birinin çıkıp “Abe kurban, yavuklumu götürüyorlar, hele hele onu kurtarmaya gideyim” demesine hemen inanması ve üstüne bir de kalkıp onunla gitmesi oldu. Adam Orenburg’u kuşatmış ve sonra kalkıp bir yetim kızı kurtarmaya gidiyor.. Tamam, sana kürk hediye etmiş olabilir ama bunun ana hedefinin önüne geçecek kadar önemli olduğunu düşünmüyorum. Üstelik o kişinin Çar’ın askeri olduğunu da hesaba katarsak… Bilmiyorum. Ama kitabın Puşkin’in elinden çıkmasının en güzel yanı içindeki şiirler. Özellikle bir tanesini buraya bırakmazsam olmaz: Şiir – 2 Fakat beni tutsak eden o gözler Her an karşımda duruyor Gönlüm hep onları özler Ruhum için için eriyor Neler çektiğimi gel gör de Maşa, acı bana, yan bana Unutmam seni bir an bile Sevgilim, inan bana...
1000Kitap
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Can Yayınları · 036,9bin okunma