Puan vermedi·150 syf.··
2026 18. kitabı
Az ama öz yazan Juan Rulfo'nun Gabriel Garcia Marquez'in büyülü gerçekçilikle bezeli eserlerine ilham olan romanı Pedro Paramo... Gerçeküstü ögeler oldukça fazla ve eser alegoriler üzerinden ilerliyor. Yine de bir çatı kurmak gerekirse herkese kötülüğü dokunmuş, adeta bir nefret objesi haline gelmiş toprak ağası Pedro Paramo ve Paramo'nun terk ettiği, annesinin hakkını araması için peşine taktığı oğlunun arayışı ile başlıyor roman. Yer yer sembollere dayalı anlatım okuru yoruyor gibi gözükse de çok duru bir dili var Juan Rulfo'nun. Okuyucusuna eziyet etmeyi istemediği çok bariz. Kitapta altı çizilesi bazı satırlar ise şöyle: "Her iç çekiş insanın yitirdiği bir yudum yaşamdır." "Hayal mi? Bunun bedeli ağırdır. Bana olması gerekenden daha uzun yaşamaya mal oldu." "Hiçbir şey sonsuza dek süremezdi; zira ne kadar yoğun olursa olsun unutulup gitmeyen hiçbir anı yoktur." "Tabiri caizse, ömrümüz kurulu dünyalarımızı ikide bir yıkmakla geçmiyor."
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,273 okunma
“100 Yazar 100 Eser” Üzerine
Puan vermedi·208 syf.··
2026 7. kitabı
100 Yazar 100 Eser, okurlarını edebiyatın geniş ve zengin dünyasında kısa ama anlamlı bir yolculuğa çıkaran, farklı yazarları ve onların öne çıkan eserlerini bir araya getirmeyi amaçlayan derleme niteliğinde bir çalışmadır. Özellikle okuma alışkanlığı kazanmak isteyenler, öğrenciler ve edebiyat meraklıları için rehber olabilecek bir kaynak özelliği taşır. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, çok sayıda yazar ve eseri tek bir çatı altında buluşturmasıdır. Bu sayede okuyucu, hem tanınmış kalemlerle yeniden karşılaşma hem de daha önce adını duymadığı isimleri keşfetme fırsatı yakalar. Eser, yalnızca bilgi aktarmakla kalmayıp yeni kitaplar okumaya teşvik eden bir kapı aralar. Anlatım dili sade ve anlaşılır bir yapıya sahipse, geniş bir yaş grubuna hitap edebilir. Eğitim ortamlarında yardımcı kaynak olarak kullanılabilecek nitelikte olması da kitabın önemli artılarından biridir. Bununla birlikte, çok sayıda yazarı tek kitapta ele alması nedeniyle bazı incelemelerin yüzeysel kalması doğal karşılanabilir. Ancak bu durum, kitabın temel amacının ayrıntılı akademik çözümleme değil, okura genel bir bakış sunmak olduğu düşünüldüğünde bir eksiklikten ziyade bilinçli bir tercih olarak değerlendirilebilir. Antoloji niyetine bu şiir yolculuğunda, Siverekli Şair ve Öğretmen Ramazan Çetiner’in “Ramak” isimli şiiri yer almaktadır. Sonuç olarak “100 Yazar 100 Eser”, edebiyat dünyasına giriş yapmak isteyenler için yol gösterici, düzenli okuma yapmak isteyenler için ise ilham verici bir başvuru kaynağıdır. Farklı dönemlerden ve anlayışlardan yazarları aynı potada buluşturması, kitabı hem öğretici hem de keşif duygusunu besleyen değerli bir eser hâline getirmektedir.
100 Yazar 100 EserMavi Kuş · Mavi Kuş · 20237 okunma
Reklam
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
Geçmişim hakkında sorular sormayan bir işveren bulmak çok zordu. Bu yüzden Garrickler mucizevi biçimde beni şehir manzaralı çatı katı evlerini temizlemek ve ışıl ışıl mutfaklarında yemek yapmak üzere işe aldıklarında şansıma şükrettim. Bir müddet orada çalışabilir,istediğimi elde edene kadar sessiz kalabilirdim. Milly'i bakalım bu macerasında neler bekliyor Bol ters köşeli muhteşem bir kitap daha okudum. Kütüphanemde niye bu kadar beklettim diye kendime söylenmedim değil.Herneyse kesinlikle bu tarz sevenlere tavsiye ederim,kitaplarla ve sevgiyle kalın
Hizmetçinin SırrıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20237,3bin okunma
10/10
·894 syf.··
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 11:14
·
Suç ve Ceza’yı yeniden satır satır düşündüm. Dostoyevski’nin bu eserde yaptığı şey, sadece bir edebiyat klasiği yazmak değil; insanın en karanlık, en kimseye itiraf edemediği köşelerine muazzam bir ayna tutmak. Kitabın başındaki Mazlum Beyhan imzalı o önsözü okurken de bendeki taşlar iyice yerine oturdu. İnsan bu romanı bitirip masaya koyduğunda, ister istemez derin bir sessizliğe gömülüyor. Genelde dışarıdan bakıldığında roman, yoksul bir öğrencinin işlediği cinayet ve sonrasında yaşadığı vicdan azabı gibi görünür. Ama hikayenin özü bundan çok daha derin. Karşımızdaki Rodion Raskolnikov, sıradan bir hırsız ya da cani değil. Aksine, dürüst, etrafındaki haksızlıklara ve toplumsal adaletsizliklere karşı içi nefretle ve öfkeyle dolu, düşünen bir genç. Gel gör ki, Petersburg’un o tabut gibi daracık çatı katı odasında, yalnızlığın içinde boğulurken kafasında tehlikeli bir teori büyütüyor. Kendine şu can alıcı soruyu soruyor: "Ben bir bit miyim, yoksa insan mı?" Tarih boyunca Napolyon ya da Muhammed gibi olağanüstü liderlerin, insanlığın önünü açmak adına mevcut yasaları ve ahlakı çiğneme hakkı olduğuna inanıyor. Kendisinin de o "sıradan" insan yığınından değil, bu kuralları yıkabilecek "olağanüstü" azınlıktan olup olmadığını kanıtlamak için o tefeci kadını öldürüyor. Yani cinayeti paraya sıkıştığı için değil, tamamen bu fikri denemek için işliyor. Fakat Dostoyevski, teoride kusursuz duran bu bireysel üstünlük fikrinin hayata, yani insan vicdanına çarptığında nasıl paramparça olduğunu gösteriyor. Raskolnikov cinayetten sonra adaletten ya da polisten kaçmıyor; asıl kendi vicdanından kaçmaya çalışıyor. Kendi yarattığı o kibirli düşünce, onu toplumdan, ailesinden ve sevdiği herkesten koparıp yaşayan bir ölüye dönüştürüyor. Romanın geçtiği Petersburg atmosferi de bu ruh halini
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
9/10
·212 syf.··
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:12
Tüm zamanların en iyi 100 roman listesinde geçen benim de yazardan okuduğum ikinci kitap olan Geniş Geniş Bir Deniz Pınar Kür’ün önsözü ve muazzam çevirisi ile güzel ve derin bir okuma yolculuğu oldu… Jane Eyre kitabındaki(maalesef ben okumadığım için bilmiyorum)çatı katındaki deli kadın Bertha’nın merkeze alındığı 1840’lar da Batı Hint Adalarında geçen Jamaika,İngiltere de yeni özgürleşen kölelerin arasındaki diyalogların ağırlıklı olduğu zengin bir dili,derin bir konusu olan çok özel bir kitaptı Geniş Geniş Bir Deniz… Üç bölümden oluşan kitap da ilk bölümde Antonietta karakterinin ağzından olayları dinleyen okuyucu ikinci bölümde kocasının ağzında olayları dinlerken üçüncü bölümde Viktorya Döneminin katılığı,bir kadının hayallerinin yer bir olup nasıl bir sona sürüklendiğine şahit olur… Ağız özelliklerinin yoğun olmasından dolayı okumak da zorlansam dahi yazarın bu kitabı 70 yaşında yazdığını ve hem bir kadının hazin sonunu hem de sömürgeciliğin perde arkasını kaleme aldığını düşününce büyük bir hayranlık duyarak kitabı bitirdim…
Edebiyat
Geniş, Geniş Bir DenizJean Rhys · Can Yayınları · 1989201 okunma
8/10
·479 syf.··
2026 38. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 11:16
Benim için okuması da anlaması da zor bir eserdi.. Oğuz Atay’ın genel eser durumu benim için bu yönde. Tutunamayanları da aynı hisle okumuştum.. Ana karakterimiz Hikmet, zor bir insan. Bence onunla yaşamak da çok zor. Dünyanın alışkanlıklarına direnen, baş kaldıran bir karakter. Yer yer şizofrenik hareketler de sergiliyor.. bazı insanlarla sadece kafasında konuşuyor.. ama bazı insanlarla da hem kafasında konuşup hem de gerçek hayatta konuşuyor.. Ve ona eşlik eden komşuları: Albay Hüsamettin Tombay: otoriter, emekli bir subay.. Nurhayat Hanım: geleneksel bir kadın.. Hidayet: altı sınıf bir kadın.. Hikmet, çatı katında bu karakterler ile oyunlar oynamaya başlar. Oyun içinde daha büyük oyunları okurken çok iyi bir şekilde hissettim.. sık sık gerçek ile hayal karıştı bende.. ve Hikmet’te de karışıyor.. ki Hikmet’in sonunda bu getiriyor.. kafasının içi
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
Reklam
Reklam