Vakıf sistemi İstabul'da ve öbür şehirlerde külliyeler, kültürel ve ticari merkezler yaratmıştır. Her önemli Osmanlı kentinde merkezi bir ulu cami ve bedesten olurdu. Ayasofya tstanbul'un ulu camii olduğu zamanlarda, Fatih Sultan Mehmet, cami vakfına ait olmak üzere bir bedesten yapılmasını emretmiştir. Yangın ve yağmaya dirençli taş kubbeleri ve demir kapılarıyla bedesten, yalnız değerli ticari mallan değil, yetimlerin paralarını ve kent zenginlerinin para ve mücevherlerini de korumaya yarayan anıtsal bir yapı bir çeşit banka hizmetini görürdü. Kapıcıları, gece bekçileri ve simsarları devlet denetimi altındaydı. Esnafa ait dükkanlar bedestenin etrafında sokaklar boyunca karşılıklı dizilmiş olup, her dükkan grubu tek bir çarşı oluşturur ve aynı meslek üyelerince ya da aynı tür mal satan tüccarlarca tutulurdu. Bu çarşılar genellikle, İstanbul'daki Büyük (Kapalı) Çarşı'da olduğu gibi, zamanla taş kubbelerle örtülmüştür.
Fatih Sultan Mehmet'in bedesteninde mahzenli 118 dükkan vardı; çevredeki çarşıda da 948 dükkan yapılmıştır. Bu, tstanbul'un bugün Kapalıçarşı olarak bilinen ana iş merkezi olacaktır. Büyük tüccarın bir araya gelebileceği, değerli malların saklandığı ve satıldığı bir bedesten inşası, Osmanlı kentlerinin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. Orhan Gazi daha 1340'ta Bursa'da, bugüne kadar kentin ticari merkezi olarak kalan bir bedesten ve çarşı yaptırtmıştı. Balkanlar'da Edime, Tatar Pazarcığı, Filibe, Saraybosna, Sofya, üsküp, Manastır, Serez ve Se lanik gibi büyük Osmanlı kentlerinde alışveriş merkezleri bedestenler çevresinde gelişmiştir. Evliya Çelebi, 17. yüzyılda Osmanlı kentlerini, bedestenli olanlar ve olmayanlar diye iki kategoriye ayınr.
Fatih Sultan Mehmet 1459'da imparatorluğun önde gelen kişilerini, vezirleri toplamış ve her birinden