Bach kişisel evrenimde başköşeye yerleşti. Kırk beş yıl geçmiş aradan, o ilk keşif heyecanı bunca yıldır hiç eskimemiştir. Hemen her yıl yeni bir hazineyle, yeni bir cevherle tanıştım; tanıdığımı zannettiğim eserlerde yeni kapılar açıldı. Hayat hikâyemi, bir bakıma, Bach tercihlerimin ya da Bach keşiflerimin tarihi olarak anlatabilirim. Daha lisedeyken iki ve üç numaralı orkestra süitleri, üniversiteye başladığım yıllarda Si Minör Messe, İngmar Bergman'ın "sessizlik" ("sükût"?) filminden sonra viyolonsel süitleri, New Haven'da adam boyu kar yağdığı gün iki kantat ─ Ich habe genug ve Ich will den Kreuzstab gerne tragen ─ , kar kıyamet bir fırtınada New York'tan New Haven'a araba sürerken gözümün önünde perdeler gibi açılan Die Kunst der Fuge, 80 ve 82'de Glenn Gould'un eski ve yeni Goldberg Varyasyonları kayıtları, ustanın ölümünden sonra bir hafta katıksız matem tutan WXQR radyosu sayesinde bütün Glenn Gould külliyatı ─ Das wohltemperierte Klavier, altı partita, Fransız süitleri, iki ve üç sesli invention’lar ─ , 123. sokaktaki evdeyken beynime kazınıp aylarca oradan çıkmayan Matthäus- Passion, Bebek'te bir gün bahçede otururken kedi gibi usulca gelip yanıma sokulan dördüncü İngiliz süitinin Saraband'ı, Helmut Walcha'nın org versiyonu ile trio sonatlar, Şirince'de bizi bir gün ailecek deliler gibi oynatan dört klavsen için la minör konçerto, başka bir gün deprem gibi üstüme yıkılan re minör passacaglia, daha önce neden farkına varmadım diye beni hayrete düşüren Johannes-Passion, 2005'te Frankfurt'ta ucuza bulup aldığım 21 CD'lik Stockmeier org külliyatından sonra koral prelüdler, 2009'da keman amatörü dostumuz Kemal İnan sayesinde yeniden farkına vardığım keman partitaları. Kısa tutuyorum aslında yoksa bu liste daha çok uzundur.
Polisler, Uğur Korunmaz'ı yanlarınaalarakarama yapmak için dergâha gitti. Maalesef dergâhta yapılan aramanın tutanağına ulaşamadım. Ancak el koyma tutanakları ve bilişim inceleme taleplerinden burada neler bulunduğunu okuyoruz. Dergâhta yapılan arama sonunda 14 adet CD ve 8 adet DVD'ye el konuldu. Dergâhta bulunan bir pankart ise çok manidardı. 2.20X50 cm ebadındaki pankartta 'EDEB YA HU' yazıyordu. Muhtemelen bu pankart ile bir eyleme katılmışlardı. Gözaltına alınan üç şüpheli nezarethaneye konulurken 320 GB'lık hard disk, taşınabilir harici hard disk, 33 adet CD ve 8 adet DVD, Bilişim Suçları Büro Amirliğine incelenmesi için teslim edildi. Dijital materyaller polislerce inceleniyordu. 32 CD ve 6 DVD içinde zikir, namaz, dini sohbet videoları, bir CD'de kişisel videolar vardı. Bilişim Suçları Büro Amirliğinin 16 Haziran 2011, saat: 18.30'da tamamlanan raporunun sonuç bölümünde şöyle denildi: "41 adet CD ve DVD incelemesinde 'hile kullanarak organ sokmak' suretiyle cinsel saldırı suçu ile ilgili olarak inceleme yapılmıştır. Yapılan incelemede konu ile alakalı herhangi bir veriye rastlanılmamış ancak 7 no.lu DVD içerisinde kişilerin tespiti yapılamadığı şüpheliye ait olduğu düşünülen video ve 8 no.lu DVD içerisinde çocuk pornosu olduğu düşünülen ve hayvan pornosu olduğu tespit edilen videolar raporumuza eklenmiş ve ekte gönderilen CD içerisinde kaydedilmiştir." Artık soruşturmada yeni bir suçlama vardı: "Üretiminde çocukların kullanıldığı porno CD bulundurmak."
Sayfa 100 - Kırmızı Kedi Yayınları·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tekbaşınalık hapishanesi…
Yalnız olmak esasen kötü bir şey değildir. Bazıları daha çok, bazıları daha az olmak üzere herkes kendini geri çekmeye, yalnız kalmaya ihtiyaç duyar zaman zaman. Yağmur ormanlarında araştırma yapan bir biyoloğu düşünün ya da bize bu yıl çıkaracağı altı CD'lik Mozart külliyatını hazırlayan Fazıl Sayı, antrenman yapan dağ bisikletçisini, Kafamda Bir Tuhaflık kitabının son düzeltmeleriyle ilgilenen Orhan Pamuk'u. Tekbaşına olmakla yalnız olmak, yakın gözükseler de aynı şey değildirler. Tekbaşına olmak otomatik olarak yalnız olmaktan kaynaklanmaz. Ama yalnız olmak tekbaşına olmanın bir sonucu olabilir ve tekbaşınalığı güçlendirebilir de. Yalnız olmak toplumsal bir fenomenken, tekbaşmalık bireysel bir olgudur.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Psikoloji
NÂZIM HİKMET ŞARKILARI MURAT MERİÇ Kanatları Gümüş Yavru Bir Kuş "Nâzım Hikmet, şiirleri çok sevilen ve hep bestelenen bir şair oldu. Taş plak döneminden bu zamana hemen her dönemde Nâzım Hikmet şarkıları karşımıza çıktı. Kimi zaman bu şarkılar el altından yayıldı, kimi zaman onları dinlemek moda oldu. Türkiye'nin yükselen siyasi dinamikleri bu durumu hep etkiledi. Sadece pop müziğimizde değil, alaturkadan çok sesli müziğe her alanda yapılmış Nâzım Hikmet şarkıları var. Kimi şiirlerinden bestelenmiş, kimi onun için yazılmış... Alaturka demişken aklımıza gelen eski bir taş plağı analım. Münir Nurettin Selçuk, 1933'te yaptığı bu plakta, Necip Yakup Orkestrası eşliğinde iki şarkı söyler. ‘Kanatlan Gümüş Yavru Bir Kuş' ve 'Martılar Ah Eder Çırparlar Kanat! Her iki şarkı da, Mineli Kuş filmi için yapılmıştır ve besteleri Tamburi Cemil Bey'in oğlu Mesud Cemil'e aittir. Muhsin Ertuğrul tarafından hazırlıklarına başlanan, ancak çekilemeyen bu filmin şarkı sözlerini yazan, Mümtaz Orhan'dır. Muhsin Ertuğrul'un diğer filmlerinde de bu isme rastlarız. Bu kadar da değil, başta 'Lüküs Hayat'olmak üzere Ekrem - Cemal Reşit Rey Kardeşlerin yaptığı hemen bütün operetlerin sözlerini de bu şahıs yazmıştır. Mümtaz Orhan, aslında Nâzım Hikmet'in ta kendisidir! O dönemde para kazanmak için yazdığı bu şarkı sözleri bugünlerde pek bilinmez, ama pek çok insanın diline dolanan o meşhur şarkı, aslında Nâzım Hikmet'indir. Şişli'de bir apartman / Yoksa eğer halin yaman / Nikel kübik mobilyalar / Duvarda yağlıboyalar // İki tane otomobil / Biri açık biri değil /Aşçı, uşak, hizmetçiler / Dolu mutfak, dolu kiler/.../ Lüküs hayat, lüküs Hayat / Bak keyfine yan gel de yat/ Ne ömür şey, oh ne rahat / Yoktur eşin lüküs hayat... Analara kıymayın efendiler, bulutlar adam öldürmesin... 45'lik
İlhan İrem
Pencere albümü ilk olarak 1983 yılında kaset ve plak olarak Türküola etiketi ile yayınlandı. Albüm yakaladığı başarılı satış rakamıyla İlhan İrem'e altın plak kazandırdı. Pencere, iki binli yıllarda "Uçuk Mavi Pencere" adıyla Emi Müzik tarafından CD olarak yayınlandı. 2018 yılında albüm tekrar LP olarak yayınlanacak.
Sayfa 5 - Michael Kuyucu·Kitabı okudu