Yin-yang simgesinde, beyaz ve siyah tek bir çember içinde, birbirlerine karışmadan kucaklaşırlar; beyazın içinde siyah, siyahın içinde de beyaz bir nokta bulunur. Şeyler, gerçeklikler, dengeler sürekli dönüşürler ve her dönüşümün içinde zıddının tomurcuğu vardır. Hoşgörüden hoşgörüsüzlük patlayabilir; hoşgörüsüzlüğün suiistimali, hoşgörünün anlamını değiştirebilir. Var Olan Ada
Kitap Alıntısı
"Ama hiçbiri istediğimiz gibi değil Eve dönünceye kadar bitiriyoruz Çaldığımız her şeyi. İşte bunun içindir ki bir yere gitme isteği içimizde." -Edip Cansever / Çember IX
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir çember çizilse merkezinde ben, kenarında sen. Sen döndükçe beni ; ben döndükçe seni görsem.. Öyle bir an gelse ki ; yarıçap sıfır olsa. Ömer Hayyam
Kadın Doğum Staj Notları
Bu iletiyi staj tamamen bittikten sonra girecektim ama son 2 haftadır başarısız doğum görme girişimlerim beni buraya yönlendirdi🥲 2 haftadır doğumhaneye gidiyoruz, normal doğum olacak mı ne zaman olur gibisinden. Böyle böyle biri sezeryana döndü, birini kılpayı kaçırdım bugün 2 tane vardı kaçırmayayım diye 4 saattir bekliyordum en son aksam 8 9'u bulur dediler yemeğe gidelim o zaman dedik o sırada doğmuş djsgdksdh bizim talihsizlik... Diğerini de simdi sezeryana alıyorlar. Neyse inşallah anneler için kolay ve rahat olur bu süreç. Daha önceki tecrübelerimi de yazdığım notlardan ve anılardan derleyerek burada özetlemeye karar verdim: Şimdi kadın doğum stajina başlayalı 1 hafta olmuş, sınava daha 2 ay olmasının tadını çıkarıyoruz. Ama yine boş durmuyoruz ve KD ameliyathanesine gidiyoruz. İlk girdiğimiz ameliyat miyomektomiydi 20 küsür en büyüğü elma büyüklüğünde miyom çıkardılar. Şok olmuştuk resmen. Hepsini kesiyorlar sonra tek tek geri dikiyorlar. Cok kaba bir ameliyattı. Kadın dogumdaki pek cok ameliyat böyle aslında😔. O gün girdiğimiz 2. Ameliyat over kanseriydi. Over kanseri kadınlar için en ölümcül jineokolojik kanser. Ameliyat da laparotomik yapılıyor, yani açık. Overlerin yanında rahim lenf nodları çevre organlar da yayılıma göre alınabiliyor. Hatta önceki görüntülemeler bile yetersiz kalıp cerrahi sırasında palpasyon ile yeni odaklar da bulunabiliyor. Bu ameliyat o ana kadar hayatımda gördüğüm en korkunç ameliyattı sanırım. Kadının karnını uzunca kesip üzerine demir bir çember koyup açık kalması icin ekartörleri çembere tutturdular. En son karın tamamen açılmış hale geliyordu. Bu kadının overlerinin yanında barsaklarının bir kısmının da çıkarılması gerekiyordu o yüzden genel cerrahi ile birlikte yaptılar ameliyatı. Ben 4 5 saat izledim ama yorgunluktan sadece
Tıp
YAB – Yalnız Ama Birlikte | Yazıyoruz 📍 Online Yaklaşık 5 senedir Şiddetsiz İletişim atölyelerine ve kamplarına katılıyorum. Son 2 senedir de Şiddetsiz İletişim topluluğunda yazıyla ilgili alanlar açıyor, kolaylaştırıcılık yapıyorum. Yine, yazı aracılığıyla duygu ve ihtiyaçlarımızla bağ kurabileceğimiz bir online buluşmaya davetim var. Buluşma alanımızda olmasını hayal ettiklerim: Biraz sessizlik. Biraz kendi duygu ve ihtiyaçlarımızla bağlantı. Biraz birbirimizle bağlantı. Biraz merak. Ve istediğimiz kadarını paylaşabileceğimiz bir çember. Yazmak için herhangi bir deneyim gerekmiyor. Yazmayı sevmeniz yeter. İster tek bir kelime, ister uzun uzun... Nasıl geliyorsa öyle. Merak edenler detaylara ve kayıt formuna buradan ulaşabilir: tinyurl.com/2xv7tpaz
1000Kitap
VÂRİDÂT: NOKTALAMALAR..
Ünlü haftalık haber dergisi NOKTA... 1 Nisan 1990 tarihli sayısı... Kapağında benim portrem; içinde benimle ve Ak-Doğuş’u çıkaranlarla yapılan mülakat... Ben şöyle demişim de bir kayma olmuş, kesintilerden dolayı şurası müphem kalmış da burası bilmem ne olmuş, konuşma dili yazı diline geçirilirken biraz öyle olmuş da filân yeri böyle olmuş... Bütün bunların tashihi bir yana, aynen veriyorum: “Demokrasi bir teamül rejimidir... 3. Dünya ülkelerinde demokrasi olmuyor, olmaz da... Çünkü demokrasiyi doğuran şartlar vardır. Meselâ dünyanın hiçbir yerinde Batı’daki kadar fert hürriyeti karşısında bu kadar tedirginlik yoktur. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde de insanlar Batı’daki kadar çile çekmemiştir... (...) Ama hiçbir rejim de kendisini yıkıcı hiçbir şeye müsaade etmez... Ölçü budur...” Bu cümleler, Ak-Doğuş adlı bir İslâmî grubun “Kumandanı” Salih Mirzabeyoğlu’na ait. Kanunî bir yayın organına da sahip olan Ak-Doğuş’cular, şeriat düzenini getirmek için silâhlı mücadele gerektiği fikrini savunuyorlar. Ve komutanları Mirzabeyoğlu da, Nokta’nın “Seçim yoluyla demokratik kanallardan geçerek iktidara gelmek mümkün değil mi?” sorusuna yukarıdaki cevabı veriyor... Hafta içinde yapılan bir dizi operasyon sonucu silâhlı sağ terör ve şeriat örgütleri, kamuoyunun odak noktası hâline gelmişti. Bu hafta Nokta’nın kapak sayfalarında yer alan Ak-Doğuş grubu da, Şeriat düzenini getirmek için silâhlı mücadelenin şart olduğunu vurguluyorlar ama şimdilik hiçbir silâhlı eyleme karışmadıklarını söylüyorlar. Mirzabeyoğlu ve grubun liderlerinin görüşlerine sayfalarımızda yer verirken “gizli bir terör örgütünü ortaya çıkarmak veya afişe etmek” mantığıyla hareket etmedik. Amacımız, İslâmî devleti silâhlı mücadele yoluyla kurmaktan başka bir çare görmeyen bir grubun düşünce tarzını, bakış
Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu