BUGÜN HAVA GÜZEL Bugün hava güzel Bugün içim içime sığmıyor Annemden mektup aldım Memlekette gibiyim Allaha çok şükür karnım tok; Elimi uzatsam kahve fincanı dudaklarımdadır Kuşlar kaçmıyor benden; Bir güvercin kanadında okşuyorum Göklerin maviliğini. Serçelerin cıvıltısiyle siniyor içime Ağaçların yeşilliği. Bulutların ipek gölgesi Çocukların yüzünde hışırdıyor. Çember çeviriyorum çocuklarla beraber Elime çember almadan. Düşüncelerimi nura garkeden güneşe sor Bu Nisan rüzgarı da şahadet eder, Bütün insanları kardeş biliyorum, Cümlenin sağlığına duacıyım. Şayet ölürsem, Helâllaşmağa vakit kalmadan Hatırdan çıkarmayın beni; Dünyaya benden selâm olsun, Her nefes alıp verişiniz. Cahit Sıtkı TARANCI ( 1910 - 1956 ) Otuz Beş Yaş, S. 57-58
Ah, Önyargılarım!
24/02/24 Nepal( Pokhara ) himalaya Ateş başında üç kişi oturuyorduk. Dolunay tam olarak tepemizde, sessizce ateşi körüklemek için arada bir bambu ve çeşitli ufak tefek kuru otları ve yaprakları ateşin çevresine yerleştirirken, odunun ateşinin kızgınlığında daha küçük parçalara ayrılırken ki çatırtısıyla hummalı alevlenen odun kemiklerimi dahada ısıtmasından dolayı mesut bir şekilde hissediyordum, mehtabın ağaçların ve dağların üzerindeki beyaz loş ışınlarının yansıması karanlığın silüetini aydınlatıyordu, dingin kuş sesleri ve uzaktan gelen köpeğin ısrarlı havlayışlarıyla, doğanın esrarengiz müziğini kalbimim en derinlerinde hissediyordum ve birkaç dakika bu sükunet sürdü ve Yazar: “Açıkçası ben Nepal de ustruplu bir Hippi ile tanışamadım; demem o ki, bir gün bahçede otururken rastgele birisi geldi ve hiç sormadan direk içeri bahçeye geldi ve “oturabilir miyim?” dedi! Parasının olmadığını ve kalacak yere ihtiyacı olduğunu sordu ve “”seni bir süre misafir edebilirim”” dedim! Bir süre benim yerimde kaldı yemek içmek hiç bir şeye para da harcamadı ancak benim yerim olmasına karşı kendi keyfine göre davrandı, düzenledi hatta rahatsızlık vermeye başladı bu durum ve vizesinin süresi dolduğundan dolayı gitmek zorunda kaldı ve gitti! Rainbow’cu ya da Hippi olabilirsin ancak bu parasız yaşamayayım, sistemden uzağım diyerek başkalarına rahatsızlık vermek! Bunu doğru bulmuyorum! Son cümlesini kararlı şekilde söyledi ve haklı olduğunu bekler bir tavırla hafifçede sırıtarak kibarca bir pişkinlikle: Nepal’ de hippilerle çok fazla böyle deneyimim oldu! Dedi! Karşısında ateşle uğraşan kadın ateşin kor aydınlığından parlayan gözlerle Yazarın yüzüne baktı ve kadın öncelikle yazarın ne demek istediğini doğru mu anladığı, yani cümleleri idrak etmeye çalışıp bu sözlerden sonra,
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kavuşmanın geometrisini ne de güzel anlatmış Ömer Hayyam…
Bir çember çizilse merkezinde sen, Kenarında ben. Sen döndükçe beni görsen, Ben döndükçe seni görsem. Öyle bir an gelseki ; yarıçap sıfır olsa… Ömer Hayyam
Yin-yang simgesinde, beyaz ve siyah tek bir çember içinde, birbirlerine karışmadan kucaklaşırlar; beyazın içinde siyah, siyahın içinde de beyaz bir nokta bulunur. Şeyler, gerçeklikler, dengeler sürekli dönüşürler ve her dönüşümün içinde zıddının tomurcuğu vardır. Hoşgörüden hoşgörüsüzlük patlayabilir; hoşgörüsüzlüğün suiistimali, hoşgörünün anlamını değiştirebilir. Var Olan Ada
Kitap Alıntısı
"Ama hiçbiri istediğimiz gibi değil Eve dönünceye kadar bitiriyoruz Çaldığımız her şeyi. İşte bunun içindir ki bir yere gitme isteği içimizde." -Edip Cansever / Çember IX
Alıntı
Bir çember çizilse merkezinde ben, kenarında sen. Sen döndükçe beni ; ben döndükçe seni görsem.. Öyle bir an gelse ki ; yarıçap sıfır olsa. Ömer Hayyam