9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2024 52. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2024 18:33
"Tarih kitaplarımız, haçlıların en büyük zaferidir." der Cemil Meriç üstad. Çünkü bize bugüne kadar gelen tarih maalesef ki Batı'dan Osmanlı ülkesine gelen gezginlerin diliyle anlatılmıştır. Bu sebeple tarihteki nice padişahlarımızı, nice sultanlarımızı, nice şahsiyetleri hep onların yani Batı'nın gözlerinden görmüşüzdür. Bu bakışları atanların bizim ezelden beri rakiplerimiz daha doğrusu düşmanlarımız olduğunu unutmayalım. Böylece ecdadımızı doğru düzgün hiç tanıyamamışızdır biz. Ülkede tarih anlatıldığı vakitte bizde iki şekilde bir hâl oluşuyor. Birisi körü körüne müdafaa diğeri ise körü körüne düşmanlık. İkisinin de elle tutulur yanı yoktur ve olmamıştır. Çünkü müdafaa eden olsun, söven sayan olsun hiç birisi tarihten ibret almıyorlar. Oysa tarih baştan başa ibret almaktan ibaret değil midir? İbret alınmadığı taktirde hatalar tekerrür etmez mi?... Yazarımız Talha Uğurluel aslında bir sanat tarihçisidir. Gezilerinde olsun, okuduğum kitaplarında olsun bunun ötesinde tarihin dertlisi de olduğunu bizzat müşahade etmiş oldum. Bu yanlış tarih anlayışından hem muzdarip hem de üzerine doğrusunu Müslüman bir bakış açısıyla güzelce izah etmiş bulunmakta ki, Allah ondan razı olsun. Ayrıca kitabını kendi mesleğine istinaden resimlerle, minyatürler ve portrelerde desteklemesi de acaip şekilde güzel kılmış okumayı. İki cildini de bir solukta okuyacak kadar misler gibi bir anlatımı da cabası... Ecdadımız Kanuni Sultan Süleyman hazretleri dünyayın görmüş görebileceği en büyük sultanlardan birisidir. Bu kitapta sadece onu okumuyoruz. Onu yetiştiren çevreyi, ekibini ve milletin anlayışını da görüyoruz. Görüyor ve hayran bile kalıyoruz bir kez daha. Ama bu sefer tanıyarak hayran oluyoruz ki en güzeli böylece oluyor. Mevlam Kanuni Sultan hazretleri başta olmak üzere cemi cümle
Biyografi
Dünyaya Hükmeden Sultan 2Talha Uğurluel · Timaş Yayınları · 2013558 okunma
Cemi Meriç ve Onun Bu Ülke'sine Dair...
10/10
·339 syf.··
2015 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2015 23:19
Cemil Meriç'in iç dünyasından başlayarak dış dünyaya uzanan, düşünce girdabına sokan ölümsüz eseri Bu Ülke. Bazı kitaplar için kullanılan bir cümle vardır: "Okullarda ders kitabı olmalı." diye. En azından üniversitelerde okutulmasını isterdim. Benim bu eserle tanışıklığım da üniversiteye uzanıyor diyebilirim. Eserde yazarın kendini tanıma çabasından başlayarak dünyayı anlama, anlamlandırma, doğu, batı, İslamiyet gibi konularda düşünceleri yer alıyor. Elinize renkli bir kalem alarak beğendiğiniz ya da katıldığınız noktaların altını çizecek olsanız kalem biterdi diye düşünüyorum. Yoğun anlatıma sahip olmasa da yoğun anlamlandırma sürecine sokuyor insanı. Okurken sayfalar arasında geniş aralar veriyor ve yazılanları kafanızda analiz ediyorsunuz. Kelimeleri seçişine baktığınızda yazarın dile ne kadar hakim olduğunu görüyor, okumaya doyamıyorsunuz. Bana kalırsa bir çırpıda bitirip köşeye konacak bir eser değil, çölde susuz kalmışsın, yanında bir matara su var ve bitmesin diye damla damla içiyorsun... Azar azar, anlamlandırarak okunduğunda daha anlamlı olur diye düşünüyorum. Eleştirel gözle de bakabileceğiniz bir eser. Neticede yazar birçok konuda kendi düşüncelerini paylaşıyor. Katılmadığınız yerler de olacaktır elbet. Kendi adıma büyük bölümüne katıldığımı ifade edebilirim. Kütüphanemin en değerli köşelerinde yer alan değerli bir kitap. Eminim sizin de öyle olacaktır.
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·672 syf.··
2020 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2020 17:13
Söz konusu 672 sayfalık bir eser olunca haliyle söylenecek de çok fazla şey oluyor. Bu yüzden incelemenin biraz uzun olmasını öngörüyorum. Şimdiden sabrınız için teşekkür ederim. Öncelikle Yalan'ı okurken aklıma gelen daha doğrusu bana çağrıştırdığı iki kitaptan söz etmek isterim. Birincisi Martin Eden, ikincisi Cemi Meriç'in Jurnaller'i. Cemil Meriç Jurnaller'inde bir insanın aslında ne kadar kendisi olabileceğini tartışıyor, zira dünyaya geldiğimiz andan itibaren her zaman başkalarıyla iletişim halindeyiz, dolayısıyla dünya görüşümüz ve düşüncelerimiz ister istemez çevremizden etkilenmektedir. Ama biz sahip olduğumuz düşüncelerin tamamen bizim düşüncelerimiz olduğunu zannederiz. Mesela benim şahsi fikirlerim dediğim şeyler aslında okuduğum kitaplardan, izlediğim filmlerden, çevremdeki insanlardan, yaşadığım ülkeden... bir şekilde edindiğim bilgilerin, duyguların, görüşlerin... bir toplamı ve mezcedilmesi değil midir? Roman boyunca da Tahsin Yücel başkahraman Yusuf Aksu'nun kimlik bunalımını tasvir ediyor. Dışarı çıkmayan, sosyal hayatı olmayan ve sadece ansiklopedi okuyan kahramanımızın tek arkadaşı ve muhattap olduğu kişi Yunus Aksu'dur. Dolayısıyla Yusuf Aksu'yu aslında tamamen arkadaşı Yunus'un iç dünyası ve fikirleri oluşturmaktadır ki kitapta bu durum sıkça vurgulanmaktadır zaten. Kitabın sonlarında Yusuf Aksu yaşlıyken gitgide kendini Yunus'tan ayırt edemez hale gelmektedir. Kendisine şöhret kazandıran ünlü kuramı da aslında Yunus'un kuramıdır ve Yusuf Aksu bu kuramı tekrar etmekten başka bir şey yapmamıştır aslında. Cemil Meriç okuduktan sonra hiç kimsenin tamamen salt kendisi olamayacağı kararına varmıştım. Çevremizdeki he şey bizim üzerimizde az çok etki bırakır. Kahramanımız Yusuf da ömrünün tamamını(en azından bir zamana kadar) evinden çıkmadan
Edebiyat
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019797 okunma
Puan vermedi·339 syf.··
2018 21. kitabı
Cemil Meriç; fikirlerin ve kitapların adamıdır. Her fikre saygı duyan ve cahillikten, batılaşmadan kaçınmak için kitaplara sığınmış, ağır ve sivri bir dille bu ülkeyi, tek ırk, tek beden içerisine koymuş ve Bu Ülke ‘yi yazmıştır. Bu Ülke, Cemil Meriç ‘in deneme türündeki bir kitabıdır. Cemi Meriç, denemelerinde bir çok şeyi eleştriyor. Bunlardan biri de dönemindeki sözde aydınlar. Aydınların geçmişten korkmamaları gerektiğini, hatta geçmişden feyzalmaları gerektiğinin üzerinde duruyor. Bir aydının ana dilini çok iyi bilmesi gerektiğini söylüyor. Kitap, Mahmut Ali Meriç ‘in(Cemil Meriç ‘in kitaplarını yayına hazırlayan aynı zamanda da oğlu olan) Cemil Meriç için yazdığı ‘Entelektüel Biyografi’ ile başlıyor. Ardından Cemil Meriç’ in, kendi yazdığı otobiyografisi ile karşılaşıyoruz. Sonrasında ise Cemil Meriç ‘in denemeleri ve aforizmaları geliyor. İlk kısımda Cemil Meriç ‘in sağ-sol ve siyasi bakış açısını okuyoruz. Her iki taraftanda olmayan, ama her iki tarafıda destekleyen, özgür fikir-düşünce adamıydı Cemil Meriç. Bu konuların şahsi görüş olduğunu ve her düşüncenin saygıya ihtiyaç duyduğunu anlatıyor. İkinci kısım daha çok batılaşma, edebiyat, tarih ve din arasında gidip geliyor. Üçüncü kısım batı ve dinin çelişkisini, aslında bu ülkenin tek din, tek ırk olduğunu ve aslında islamiyetin herkesi tek insan olarak birleştireceğini , hepimizin kardeş olduğunu anlatıyor. Dört, beş ve altıncı kısımlar edebiyatla ilgili deneme, biyogrofi ve aforizmalardan oluşuyor. Kitap kesinlikle bitmeyen bir kitap. Zaten öyle bir anda başlanıp, okunamazda. Deneme olmasının da etkisi olmasına rağmen tekrar tekrar okunup sonunun gelmemesi , daha doğrusu gelememesi asıl nedeni. Kitabın son sayfasını görmeniz bu kitabı bitirmeniz için asla yeterli olmayacak. Bu Ülke, Cemil Meriç ‘in
Felsefe
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma