Bu suretle hürriyet ve hakikat zincirlenerek zindana atıldıktan sonra tek iradeye boyun eğen yeni ve eski emeksizler, hakiki mal sahiplerine her vasıta ile saldırarak onların haklarını çiğnemişler ve çiğnetmişlerdir.
Ancak bundan sonraki işlerimizde mesele ruhi bakımdan dahi çok çetin olacaktı. Çünkü zafer sulhuna kavuştuktan sonra İstiklal Harbi’nin hakikatleri, o tehlikeli günlerde fikir hareketleri cılız veya menfi olanlar tarafından örtbas edilerek bir düziye yalanlanmış ve bütün işler bir şahsa mahal edilerek milletin hal ve istikbali tekele teslim olunmuştur.
… benim bu teklifime de ehemmiyet verilmeyerek on aydan fazla bir zaman batı cephesi gayri murtaza teşkilatla idare olunmuş ve neticede bir takım sergendelerin kanunsuz keyfi hareketleri ile halk dabüyük zararlara uğramıştır.
İzmir’in işgalinden dört gün sonra Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Paşa büyük istilalar karşısında bulunduğumuz zannederek şimdiden gerilla harbi yapmak üzere hazırlık yapılmasını istiyordu. Ben eldeki muntazam kuvvetlerin dağıtılmasını ve hatta isimlerinin bile değiştirilmesini zapt ve rapta (disipline) ve askeri hareketlere pek fena tesiri olacağından uygun bulmadım.