1.Kitap ve dizinin 1.sezonunu kıyaslıyoruz.
10/10
·847 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 15:20
Kesinlikle muhteşem! George R.R. Martin epik fantazi türünün tahtını Taht Oyunları ile kazanıyor. Tolkien gibi müthiş bir anlatıma sahip. Aynı zamanda o kadar akıcı ki parmaklarınız sürekli sayfayı çevirmek için sabırsızlanacak. Kitabın kapağını kaldırdığınız an gözlerinizi yepyeni bir hayata açıyorsunuz. Bu hayatta şövalyeler, lordlar, leydiler ve ulu kurtlar var. Stark Hanedanı'nın hikayenin başını çektiği bu müthiş seride hikaye bir değil on beş koldan ilerliyor. Aynı zamanda bilinen tüm türleri içinde barındıran kitap tüm okuyucuları girdap gibi içine çekiyor!! Şiddetle tavsiye ediyorum. 1.Kitap ve dizinin 1.sezonunu kıyaslıyoruz.Şunu söylemem gerekir %92 kitapla birebir diyebiliriz. - Kitapta "Stark ailesi" çocukları diziye göre daha küçükler, mesela sansa kitapta 11 yaşında,Rob ve Jon 15 , Arryn 9... - metinde sıkça bahsedilen lady catelynin kardeşi edmure ve babası lord hoster tullyden dizide pek bahsedilmiyor, - dizideki genelde çıplak dolaşan fahişe Ros karakteri kitapta hiç yok, zaten bir miktar daha cinsel öğe dizi içine ilave olarak serpiştirilmiş, - kitapta arya erkeksi yüz hatli bir kız olarak tasvir edilir, o yüzden kendisini ilk gören “oğlum” diye seslenirler, - başlardaki jon arrynin ölüsünü izleyen cersei ve jaimenin arasında geçen konuşma kitapta yok, - aryanın jon snowa ulu kurt nymerianın ona yardımcı olduğunu göstermek istediği, kurdunsa şaşkın şaşkın baktığı sekans kitapta yok, (ne güzel sahneydi yahu hakikaten) - nedin taht odasına ilk girdiğinde jaime ile diyalogu kitapta yok, - joffrey piçinin üçüncü bölümde annesi cersei ile ülke yönetimi üzerine diyalogu kitapta yok, - kral robert, sör barristan ve jaime arasındaki “senin ilk öldürdüğün kimdi” geyiği sahnesi kitapta yok, - dördüncü bölümdeki fahişe ile viserysin küvet içinde oynaşırken
1000Kitap
Taht OyunlarıGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınları · 201310,9bin okunma
Ne macera ama! Buralar alev aldı!
10/10
·582 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 20:53
16.yy... Fransa yanıyor... Katoliklerle Protestanlar arasındaki savaş haddini aşarak bütün Fransa'yı, özellikle Paris'i esir almış durumda... Sokaklar öyle bir durumda ki birini gösterip ''işte bir prostestan'' diye bağırsanız, o kişi katoliklerin ölümcül saldırılarına maruz kalıyor. Böyle bir atmosferin merkezinde elbette 'güç' var. Ve olmazsa olmazımız, 'krala sadakat' bahanesi altındaki bencillikten doğan çıkar ilişkileri. Şimdi bu atmosfere kral, kraliçe, kral adayı, kont, mareşal, aşık, dost unvanlarına uygun bir sürü karakterin dahil olduğunu düşünün. Ve bunların dışında bir unvanımız daha var ki, bu kusursuz maceranın en önemli sahnelerinde boy gösteriyor, Şövalye... Şövalye dendiği zaman aklıma gelen ilk isim elbette Dumas'nın d'Artagnan'ı. Üç Silahşor romanı zihnimin en güzel odalarından birinde senelerdir yaşıyor. Şimdi ise zihnimdeki o odanın yanına başka bir roman daha taşındı: Pardayanlar... Ve bu iki roman daha şimdiden öyle iyi arkadaş oldular ki, aralarındaki uyum muazzam. Pardayanlar'ı okurken sık sık Dumas'yı andım ve yaptığım araştırmalardan sonra Pardayanlar'ın yazarı Michel Zevaco'nun ciddi bir Alexandre Dumas hayranı olduğunu öğrendim. Kitaptaki karakterlerin işlenişinden biraz bahsedecek olursak; Zevaco, gerçekten her karakteri detaylıca veriyor bize. Yoldan geçen bir karaktere, sakın yoldan geçen herhangi bir kişi olarak bakmayın. Zira sayfalar sonra o karakter bambaşka bir olayın kilit ismi olabilir. Genç şövalyemiz Jean Pardaillan ve babası Honore Pardaillan’ın aralarındaki uyuma bayıldım. Düşünce olarak sık sık çatışsalar, hatta farklı kişilerin yanında olsalar bile, birbirlerine olan bağlılıkları, son ana kadar el ele yürek yüreğe savaşmaları çok etkileyiciydi. Genç şövalyemizin ruhunda aşk ve iyilik gibi iki baskın duygu varken; baba
Pardayanlar 1Michel Zevaco · Dedalus Yayınları · 2021449 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şiir silahtan güçlüdür..
7/10
·164 syf.··
2026 30. kitabı
'Son ada'yı okumuş olanlar için oldukça sıkıcı, ittirme geliyor. Böyle bir kitaba ne gerek vardı dedirtti.. Cersei'nin dediği gibi "power is power" şiir güçlü filan değil:) Son ada kitabında yer alan hikaye birebir aynen bir çocuk gözünden aktarılmış. Çocuğun dayısı yazar ile sanırım kendini yazmış. Bir takım sosyal mesajlar var ancak beni sarmadı. Hayvan sevgisi, doğal denge, küçük adımlar büyük fark yaratır vs.. Hikaye olarak güzel olsada son ada romanını okuyanlara oldukça sıkıcı gelebilir. Yarım bırakmamak için zorlanarak okudum. Bunu okuyan son adayı, son adayı okuyan bunu okumasa da olur..
Alıntı
Son Adanın ÇocuklarıZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 20245,2bin okunma
10/10
·504 syf.··
2025 26. kitabı
George R. R. Martin’in “Kargaların Ziyafeti”ne dönebildiğimiz için hissettiğimiz o büyük heyecan ve merakla başlıyor serüven. Bu kitap, sadece bir devam değil, adeta bir nefes alma molası gibi. Hızla akan olayların ardından, karakterlerin ve okuyucunun iç hesaplaşmalarına zaman tanıyan, derinlik kazandıran bir bölüm. Westeros’un savaştan harap olmuş topraklarında, zaferlerin bedeli ve iktidarın gerçek anlamı sorgulanıyor. Martin’in gücü, epik savaş sahnelerinde değil, bu kitapta daha belirgin hissedilen insanî zaaflar, pişmanlıklar ve iç çatışmalarda yatıyor. Özellikle Cersei Lannister’ın bölümleri, onun paranoyası ve keskin zekasının nasıl kendi içinde bir hapishane inşa ettiğini gösteriyor. Iron Islands’daki taht kavgaları ise güç için her şeyi feda eden karakterlerle dolu, her birinin kendi bakış açısından haklı olduğu bir labirent. Kuzey’de ise melankoli ve aidiyet arayışı hâkim; geçmiş hataların gölgesi her adımda hissediliyor. Kitabın ritmi öncekilere kıyasla daha yavaş, neredeyse kasıtlı bir sabırla ilerliyor. Bu, bazı okuyucular için hayal kırıklığı yaratabilir, çünkü beklenen büyük savaşlar veya şok edici ölümler yerine, daha çok entrika, plan ve karakter gelişimi var. Ancak bu yavaşlık, aslında okura Westeros’un gerçek ağırlığını hissettirmek için kullanılmış bir araç gibi. Her diyalog, her küçük ayrıntı, gelecekte patlayacak daha büyük felaketlerin fitilini ateşliyor. Martin, adeta dev bir satranç tahtasında piyonları son hamleler için hazırlıyor. “Kargaların Ziyafeti”, serinin en karanlık ve en insanî kitabı belki de. Zafer kazanmış ama ruhu kaybetmiş karakterlerle dolu. Sihir ve ejderhalar geri planda; ön planda açlık, yoksunluk, iktidar hırsı ve yapılan seçimlerin ağır sonuçları var. Bu kitap, epik fantezinin kalbinde aslında neyin önemli olduğunu bize
Edebiyat
Kargaların Ziyafeti - Kısım 1George R. R. Martin · Epsilon Yayıncılık · 20124,257 okunma
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
357 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2024 23:29
Bu kitapta alisik oldugumuz kilit 5 li karakterlerin(dany jon tyrion arya bran) yerini yan karakterlerin povlari alacak. Cersei, davos gibi karakterleri Pov olarak okuyacagiz. Greyjoylari sevmemis olmama ragmen bu kitapta kral şurasi bolumlerini cok begendimi soylemeliyim. Ayrica Asha karakterine de hayran kaldim
Edebiyat
Kargaların Ziyafeti - Kısım 2George R. R. Martin · Epsilon Yayıncılık · 20124,010 okunma
9/10
·505 syf.··
2025 22. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 20:25
Spoiler içerir. Game of Thrones izleyeli yaklaşık 5 yıl oldu. Kitaba başlarken tedirgindim aslında diziden çok farklı bir senaryosu olur mu diye. Çoğu sahneler dizideki sahneleriyle birebir uyuşuyor. Okurken direkt aklıma o sahne canlanıyor. Replikler bile aynıydı. Bazı okuyucular bu durumu sevmez ama ben seviyorum. Serinin devam kitaplarında farklı olayların olduğunu öğrendim ve bazı karakterlerin ölmediğini, ölüp dirildiğini vs. gördüm. Devamını merak ediyorum. Kitabın finali de çok iyiydi. Dizi ilk sezon nasıl bitti pek hatırlamıyorum ama son sahnenin aynısı dizide vardı. İzlerken de çok etkilendiğim bir sahneydi. Kitapla ilgili sevdiğim konu kurgusu ve karakterlerin hikayesi oldu. Yeri geldi nasıl olabilir böyle şeyler dedim, oh iyi oldu gibi şeyler dedim. Beğenmediğim noktası ise ilişkileriydi. Kardeşiyle vs. itici sahnelerdi. Arya Stark, Jon Snow, Tyrion Lannister karakterlerinin bölümlerini okumak ayrı bir zevkti. Dizide de sevdiğim karakterlerdi. Her Joffrey ve Cersei sahnesi de sinir krizine sokuyordu. Bu kadar kötü olamazlardı ya inanılmaz. Ayrıca Tyrion'ın çektikleri üzmüştü. Jon Snow ile konuştukları bölüm çok güzeldi.
Duygu ve Düşünce
Taht OyunlarıGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınları · 201310,9bin okunma