“Palyatif toplum, ilaçlar ya da medya yoluyla oluşan duyarsızlık sayesinde eleştiriye karşı bağışıklık kazanır. Sosyal medya ve bilgisayar oyunları da anestezikler gibi etki gösterir.”
En çok karşılaştığım sorulardan birisi, din ve inançlarla işin kalmadığına göre neden hâlâ din hakkında yazmaya ve eleştiriler yapmaya devam ediyorsun şeklindeki sorudur. Bunun cevabı çok açık: Bizim yaşadığımız coğrafyada din tüm toplumsal katmanlarda ve kurumlarda o kadar merkezî ve domine edici bir unsurdur ki, din konuşulmadan hiçbir konu konuşulamaz; din eleştirilmeden hiçbir şey eleştirilemez; din sorunu çözülmeden hiçbir sorun çözülemez. Bütün eleştirilerin başı kutsalın eleştirisiyle başlar. Kutsalların, dokunulmazların bulunduğu yerde eleştiri de olmaz, düşünce de üremez. Önce inançlarınızı önünüze koyup onlarla yüzleşeceksiniz ki bunun adı eleştirmek, analiz etmek, sorgulamak ve düşünce olsun.
•
"Öyleyse sen de kendi kendini yargılarsın. En zoru da budur. İnsanın kendisini yargılaması, başkasını yargılamasından çok daha zordur. Kendini iyi yargılamayı başarırsan gerçek bir bilge olduğunu kanıtlamış olursun."
•