H Ç

H Ç

, bir kitap okudu
9/10
·198 syf.·
2019 17. kitabı
Loretta Graziano Breuning
8.1/10 · 1.132 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Part 2
İnsan beynindeki kortizol sürüngendeki gibidir. Araba kazası geçirmiş bir kız komadan çıktığında yanında kahkaha atılınca çığlık atmıştır çünkü beyni gülerken kaza yaptıkları için bu iki olayı eşleştirmiştir. Beyniniz grup arkadaşlarının nasıl hayatta kaldığını gözlemleyen atalardan miras kaldı. Grupta uyumsuz olanlar gen havuzundan çıkarıldı ve sosyal dinamikleri gözlemleyen beyin havuzu seçildi. Ayna nöronlar maymunlarla tesadüfen keşfedildi ve ötücü kuşlarda da olduğu saptandı.Ayna nöronlar aynı zamanda başkalarının acısını hissetmemize neden olurlar. Memeli beyniniz sizi sürekli başkalarıyla kıyaslar ve kimin daha üstün olduğuna karar vermeye çalışır. Üstün olan başkası olduğunda kortizol salgılanmaya başlar. Doğa gereği bu sizi geride durmak ve zarar verici bir çatışmadan uzak durmak konusunda uyarır. Güvende hissetmek için tehlikeyi kanıtlamaya çalışırız. Ve bulduğumuzda dopamin salgılarız. Haklı olma hissiyle serotonin ve aynı tehlikeyi sezen başkalarıyla bağ kurarak oksitosin salgılarız. Bu yüzden lanete dair kanıt bulan insanlar tuhaf bir şekilde durumdan memnundur. Hiçbir ödül insana kalıcı mutluluk sağlamaz. Beyin hayatta kalabilmek için bu kimyasalları azaltır. Bilgisayar oyunları arama isteğini (dopamin) tetiklediği için caziptir. Fakat aynı ödüşü tekrar tekrar aradığınızda sonuç hızla hüsrana dönüşür. Bu yüzden bilgisayar oyunları bölüm bölümdür. Gerçek bir ihtiyacı karşılamıyor olsa da yeni bir ödüle gitmek sizi heyecanlandırır. Atalarımız uzun süre aç kalabiliyorlardı ancak açlık hissi hayatta kalmamız için yemek aramalrına engel olmamalıydı. Bu yüzden aç kalınca endorfin salgılanır ve başımız döner. Sosyal acı endorfini tetiklemez ama endorfin hissi sosyal acıyı örter. Bu yüzden fiziksel acı insanlara cazip gelebilir. Çeteler
Part 1
Modernizm ile birlikte imkanlar artarken seçkinler toplumdaki ayrıcalıklı pozisyonlarını kaybettiler. İletişim araçlarının da yaygınlaşmasıyla geniş kitleler kendini ifade etme şansı buldu. Gerçeklik bilgi felsefesinin (epistemoloji) değil, varlık felsefesenin (ontoloji) konusudur. Gerçeklik var olmak için insan zihnine ihtiyaç duymazken, hakikat ortaya çıkabilmek için insan zihnine muhtaçtır. Hakikatin önemsizleşmesi kavramı, Oxford Sözlükleri tarafından bir sıfat olarak,”nesnel olguların, kamuoyu oluşturmada, duygulardan ve kişisel inançlardan daha az etkili olması durumu” şeklinde tanımlanmaktadır. Yani hakikatin önemsizleşmesinde, temel nokta kitlelere yalan söylemek değil, onları nesnel veriler kullanmadan, duygularına çağrılar yaparak, doğru ya da yanlış birtakım şeylere inandırmaktır.Hedef kitlesinde rasyonel düşünmekte güçlük çeken geniş halk kitleleri vardır. Onların gerçeklikle bağlantısı olmayan önyargılarını güçlendirmeye çalışır. Hakikatin önemsizleşmesi her şeyden önce duygusal bir olgudur. Trump’ın zaferi; iklim değişikliği biliminin reddi;göçmenlerin yerilmesi –bunların tümü- olguların kenara bırakılıp, duyguların kışkırtılmasıyla inşa edilmiştir. Postmodern düşünürler için bilginin artması, anlamın da arttığı ya da hakikate yaklaşıldığı anlamlarına gelmez. Columbia Üniversitesi Dijital Gazetecilik Merkezi Direktörü:”Sosyal medya yalnızca gazeteciliği yutmadı, her şeyi yuttu. Siyasi kampanyaları, bankacılık sistemini, kişisel öyküleri, eğlence sanayiin, perakendeyi ve hatta hükümet ve güvenliği de yuttu. Haber ekosistemimiz, son beş yılda geçmiş 500 yıldan çok daha dramatik bir dönüşüm geçirdi. Yayıncılığın geleceği, çoğunluğun kaderini elinde tutan bir avuç kişinin eline geçti. Haber yayıncıları, gazete ve dergilerinin dağıtımı
Part 1. Direkt alıntı değildir.
7 yıl boyunca doğada kalmayı öğrenmek için çok uzun zaman ancak insanlarda bazı gariplikler var. Beyin 7 yılda kodlanıyor ancak bu erken yaşta inşa edilen kodlar yetişkinlik düzeyinde iyi bir rehber değil. Dopamin aradığını bulmanın keyfi. Endorfin acıyı örten coşku. Oksitosin sosyal bağların konforu. Serotonin sosyal güvenin önemi. Beynin sözel fonksiyonlarının yönetildiği bölümlerde farklı motivasyonlar bulabilirsiniz ancak sizleri nelerin iyi hissettirdiğine içinizdeki memeli karar veriyor. Deneyimler yeni sinir yolları kurar ve bu yollar üzerinden geçildikçe sağlamlaşır. Günlük rehberiniz de bu yollardır. Ancak bu rehber her zaman olumlu işlemez. Hisleriniz eşsizdir fakat bu duygulara sebep olan kimyasallar herkesinkiyle aynıdır. Kokain kullanıldığında yüksek miktarda dopamin salgılanır. 1950lerde elektrik kablolarıyla haz verilen fare deneyinde farelerin ölene kadar beslenmeyi ve üremeyi bırakıp haz veren bu tuşa bastığı gözlemlendi. Endorfini fiziksel acı tetikler ve acıyı hissetmemenize sebep olur. Doğal bir morfindir ve bir süre acıyı hissetmeden kaçmanıza yardımcı olur. Ama sosyal acıyı örtmez. Adrenalin mutluluk sağlayan bir hormon değildir ancak bazı insanlar bu hissi sevmeyi öğrenebilir. Memeliler sürü halinde yaşarlar çünkü kalabalık daha güvenlidir ve oksitosin salgılar. Memeli ve yavrusu doğum gerçekleşirken yüksek oranda oksitosin salgılar. Ve yavrusunu yalayarak okstosin miktarını arttırır. Yavru terk edilmeyeceğini anlar. Sürüde çatışma çıktığında bireyler birlikte büyüdükleri bireylerin tarafına eğimli olurlar. Memeliler sürüngenlerin aksine hayatta kalma becerisi kazanmadan doğarlar. Bu önemlidir çünkü sürüngenler atalarının hayatta kalma becerileriyle doğarlar ancak memeliler var oldukları koşullara yönelik koşulları
Osmanlı-Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Geçiş-Cumhuriyet Tek Partili Dönem
Kitaptan aldığım notlarla genel bir tablo çizmeye çalışacağım. 18. ve 19. yy.de Osmanlı vergi toplayamıyordu. Sanayileşme, makineler ve çalışanlar ithal edilerek sağlanmaya çalışıldı ancak başarısız oldu. Anadolu bu dönemlerde sefalet ve hastalık içindeydi. Her doğan 4 bebekten 1i ölüyordu. Balkan savaşları sonrası sanayi ve tarım gelirleri ortalama yarı yarıya düştü. Aynı dönemlerde büyük yük olan kapitülasyonların bazıları ancak savaş sebebiyle kaldırılabildi. İttihad ve Terakki, Türkçü akımlar etkisinde Türkçü ekonomik politikaları destekledi. 20.yy başlarında Osmanlı'nın dış borçları yıllık gelirin 40%'ına ulaşmıştı. Bu duruma çözüm olarak devlet vergi artışına gidiyor ancak devlet mekanizması kırsalda halk üzerinde otorite sağlayamıyor ve vergi gelirleri arttırılamıyordu. 1914-1918 arasında enflasyon 18 kat arttı. Halihazırda dolaşımda olan 8 milyon kağıt para 3 yıl içerisinde 160 milyon liraya yükseldi. Cumhuriyet ile birlikte ulus devlet politikası izlendi. Ve savaşların da etkisiyle 1912'de 20% olan gayrimüslim nüfus 1925'te 2%'ye kadar geriledi. Osmanlının dış borçlarının Lozan Barış Antlaşmasında toprak kayıpları nedeniyle paylaştırılması sağlandı. Ve olumlu politikalar sonucu 85 milyonluk borcun 67%'sinin ödenmesi kararlaştırıldı. Cumhuriyet vergi yükünü tarım yerine kentlerden toplamaya başladı. Vergi sistemi değişti. Cumhuriyet demiryollarına büyük kaynak ayırdı ve Osmanlı'da olan 4bin km demiryoluna kısa sürede 3bin km eklendi. Ankara'nın konumu güçlendirildi. Yeni devlet yeni bir savaş ihtimaline karşı kendi kendine yetebilen bir ekonomi üzerinde yoğunlaştı. Özel sektör devlet eliyle desteklendi. İş bankası kuruldu. 1930lardan itibaren ekonomide devletçilik benimsendi ve demir, çelik, tekstil, şeker, cam, çimento vs. üretilmeye başlandı ancak 2. Dünya
Tarih