Kitabı Albert Camus'un bir makalesinde keşfettim. Daha doğrusu yazarın kendini hayattan kopartmak için verdiği mücadeleye çok şaşırdım. Bu konu biraz hassas olduğu için incelemenin sonunda bahsedeceğim.
Chamfort'un "Soğuk Kül" adlı eserinden bahsedecek olursam aslında Chamfort'un orijinal bir kitabı değildir bu isim, onun özdeyişlerini, aforizmalarını ve düşüncelerini içeren derlemeler için kullanılan bir tabirdir. Chamfort, eserlerinde insan doğasının kusurlarını, ikiyüzlülüğünü, bencilliğini ve zayıflıklarını keskin bir dille ortaya koymuş. İnsanların dış görünüşlerine, sosyal statülerine ve gösterişlerine rağmen içlerindeki boşluğu ve ahlaki yozlaşmayı gözler önüne seriyor.
Aforizmaların büyük bir bölümü hayatın anlamsızlığına, kaderin acımasızlığına ve insan çabasının boşunalığına dair karamsar düşünceler yer alır. Bu yönüyle, varoluşçu felsefeye bir nevi öncülük ettiği de söylenebilir.
Kısacası, Chamfort'un "Soğuk Kül" olarak bilinen derlemeleri, Fransız Devrimi arifesinde yaşamış zeki ve gözlemci bir yazarın, insanı ve toplumu derinlemesine incelediği, eleştirel, alaycı ve düşündürücü bir bakış açısı sunan aforizma ve düşüncelerinden oluşuyor. Bu aforizmalar, dönemin entelektüel atmosferini anlamak ve insan doğası üzerine evrensel gözlemlerle karşılaşmak isteyenler için değerli bir kaynak olmuş bana göre.
Chamfort'un son günleri Fransız Devrimi'ni destekledikten kısa süre sonra devrimin yaşattığı hayal kırıklığı sebebiyle fikrini değiştirmesi ve bu vesileyle devrimcilerin düşmanlığını kazanmasıyla zora girdi. 1793 yılının Eylül ayında, devrimciler tarafından tutuklanacağı endişesiyle korkuya kapıldığı sırada kendisini ofisine kilitledi ve kendini yüzünden vurmak istedi. Ancak silah düzgün çalışmadı; fakat, burnunu ve çenesini parçalayan kurşun kendisini öldürmeyince
Arthur Schopenhauer , bize derin bir bakış açısı ve kara bir mizah anlayışıyla mutluluğu sorgulatıyor. Mutlu Olma Sanatı, felsefesinde insanın nasıl daha iyi bir yaşam sürebileceğini bulma amacına odaklanır. Schopenhauer, insanın acı ve sıkıntılarla dolu bu dünyada mutluluğu bulabilmesinin yolunu sorgular, buraya dikkat sorgular bu kitapta mutluluğun anahtarı yok! Ne var derseniz, yaşam rehberi var!
İnsan neden mutsuzdur?
Mutluluk gerçek midir?
Acı ve sıkıntıları nasıl aşabiliriz?
Sizde bu sorulara bu eserle birlikte derin derin düşünüp cevaplar bulabilirsiniz.
Schopenhauer’a göre, mutluluk insanın arzusunun peşinden sürüklenmesiyle mümkün değildir. İnsanlar sürekli daha fazlasını istemekle, sahip olduklarını yeterli görmezler. Bu da onların sürekli bir tatminsizlik haliyle yaşamalarına neden olur. Ona göre mutluluk, arzuların en az olduğu, beklentilerin düşük olduğu bir yaşamda bulunabilir.
Schopenhauer, insanın temel arzularının yanı sıra toplumsal yaşamı da sorgular. “Toplum içindeki insanlar” dedikleri bireylerin daha çok birbirleriyle çatışarak, kıskançlık ve egolarının peşinden gitmeleri yüzünden asıl mutluluğu bulamayacaklarını söyler. Bu yüzden, bireyin yalnızlık içinde huzur bulabileceği ve içsel dünyasında mutluluğu keşfetmesi gerektiğini savunur.
Yazar, genellikle keskin, karamsar ve acımasız bir dil kullanıyor( tam bir gerçek dost) . Ama bu sertlik, bir anlamda okuyucuya hayatı gerçekçi bir şekilde kabul etmeyi öğretir. Kitap boyunca yer yer derin ve yer yer ironiyle dolu, çok güzel teşbihler olan dil hakim. Schopenhauer, uzun ve karmaşık cümlelerde bile derin bir içeriği hızlıca anlatabilme becerisine sahip. Ben daha felsefik bir dil ve zorlanmayı beklerken bu kadar akıcı olması beni şaşırttı. Ve çevirmenin hakkınıda teslim etmem gerek.
“Mutluluk kolay değil:
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 202017,7bin okunma
Daha önemli ahlakçılarımız aforizma yazarlarımız değil, ro mancılarımızdır. Bir ahlakçı nedir gerçekten? Kısaca söylersek, insan yüreğine tutkun bir insan. Ama insan yüreği nedir? Bunun bilinmesi çok güç, ancak dünyada pek yaygın olmadığını düşü nebiliriz.
Peki aforizma nedir? Basit bir anlatımla bunun bir denklem olduğunu, ilk ifadedeki imlerin ikinci ifadede ama değişik bir sı ralamayla doğru olarak buluştukları bir denklem olduğunu söy leyebiliriz. Bunun içindir ki ideal bir aforizma her zaman ters çevrilebilir. Dile getirdiği tüm gerçek bizzat kendindedir, bir ce bir formülünden başka bitşey değildir, deneyime (olgulara) uymaz. Önermedeki terimler, aşk, nefret, çıkar ya da acıma, özgürlük ya da adalet de olsalar, bu terimler arasında mümkün bağda şımların tükenmesine kadar, arzu edilen şey aforizmaten çıkarı labilir. Hatta, cebirde her zaman olduğu gibi bu bağdaşımlardan birinden olgular hakkında bir önsezi de ortaya çıkarılabilir. Ama bunların hiçbiri, bir genelleme olduklarından gerçek değildir.
“Bir kimse nedir? Neye sahiptir? Neyi temsil eder? …”
Yaşam bilgeliği üzerine her konuya değinen ve benim düşüncelerimi bu kadar yansıtan bir kitabı ilk kez okuyorum. İnsanın anlam arayışından çok mutluluk arayışı işlenmiş ilmek ilmek:) Yalnızlık kavramını çok güzel açmış, didik didik edip,benim açımdan, yepyeni anlamlar yüklemiş. Beni şaşırtan tarafı felsefi düşüncelerin bu kadar anlaşılır bir şekilde aktarılması oldu.
“Kolay şey değildir mutluluk,
Kendimizde bulmak zor, başka yerde bulmak imkansızdır.”
~Chamfort
Kitabın en başındaki bu söz kitabın özeti adeta
Felsefeye meraklıysanız okuyun değilseniz de okuyun yalnızlık, mutluluk gibi kavramlara karşı bakış açınızı değiştirecek:)
Keyifli okumalarr.
Öncelikle başlarında sıkılsam da ilerledikçe çok severek okuduğum ve gerçekten yaşamınızdan şeyler bulabileceğiniz ve haklı çıkarımlar yapabileceğiniz bir eser. Yazara yer yer katıldığım, bazen ayrı düştüğüm düşünceleri olmakla birlikte tanık olduğum birçok şeyin doğru veya yanlışlığını farkına varmamı sağlayan bir kitap oldu benim için.
Arthur Schopenhauer için yaşam bilgeliği mutluluk değil, daha az mutsuzluktur. Yani onun - Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar'ını bir mutluluk öğretisi olarak değil, daha az mutsuzluk öğretisi olarak görmeliyiz. Bu öğretisini Johann Wolfgang von Goethe ve Voltaire'in sözleriyle süslemiştir.
✧"Mutluluk, kendine yetenlerindir."
- Aristoteles
✧"Kolay şey değildir mutluluk, kendimizde bulmak çok zor, başka yerde bulmak imkânsızdır."
- Nicolas Chamfort
Arthur Schopenhauer'e göre bir insanın kendi bilincinde ne olduğu; neye sahip olduğundan ve başkalarının bilincinde neyi temsil ettiğinden daha önemlidir. Günümüzde herkes gurur ve onur sözcüklerini diline dolayıp durur ama hiçbiri de anlamlarını bilmez. Sanki gurur kötü, onur iyi bir şeymiş gibi düşünürler. Aslında tam tersine gurur korunmalıdır, onur budalalıktır. Çünkü gurur kendimizin kendi değerimizin üstünlüğü hakkındaki düşüncesiyken onur başkalarının kendi değerimizin üstünlüğü hakkındaki düşüncesidir. Başkalarının düşüncesinden bize ne?
✧ "Asla izin verme Seni çelişkilere sürüklemelerine! Cehalete gömülür bilgeler, Cahillerle tartışmaya girdiklerinde."
- Johann Wolfgang von Goethe
✧"...zekâmızı söylediğimiz şeylerle değil üzerinde sustuğumuz şeylerle ortaya koymamız daha iyidir."
- Arthur Schopenhauer