Cheeco

Kişisel Menkıbe senin her zaman gerçekleştirmek istediğin şeydir. Hepimiz, gençken, Kişisel Menkıbe'mizin ne olduğunu biliriz. Hayatın bu döneminde, her şey açık seçiktir, her şey mümkündür ve hayal kurmaktan, hayatında gerçekleştirmek istediği şeylerin olmasını istemekten korkmaz. Ama zaman geçtikçe, gizemli bir güç, Kişisel Menkıbe'nin gerçekleştirilmesinin olanaksız olduğunu kanıtlamaya başlar. Olumsuz gibi görünen güçlerdir bunlar, ama aslında sana Kişisel Menkıbe'ni nasıl gerçekleştireceğini öğretirler. Zihnini ve iradeni bunlar hazırlar, çünkü dünyada bir büyük gerçek vardır: Kim olurda ol, ne yaparsan yap, bütün yüreğinle gerçekten bir şey istediğin zaman, Evrenin Ruhu'nda bu istek oluşur. Bu senin yeryüzündeki görevindir. Dünyanın Ruhu insanların mutluluğuyla beslenir. Ya da mutsuzluklarıyla, arzuyla, kıskançlıkla. Kendi Kişisel Menkıbe'sini gerçekleştirmek insanların biricik gerçek yükümlülüğüdir. Her şey bir ve tek şeydir. Ve bir şey istediğin zaman, bütün Evren arzunun gerçekleşmesi için işbirliği yapar.
Sayfa 36 - Can Yayınları·Kitabı okudu
İnsan her zaman aynı insanları görürse, bunları yaşamın bir parçası saymaya başlar. İyi, ama bu kişilerde bu nedenle, yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır. Ne var ki, hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez.
Sayfa 31 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Bir düşü gerçekleştirme olasılığı yaşamı ilginçleştiriyor
Sayfa 26 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Narkissos'un Efsanesi
Narkissos'un, kendi güzelliğini her gün bir sularında seyretmeye giden bir yakışıklı delikanlının, efsanesi. (Oscar Wilde uyarlaması) Bu delikanlı kendi görüntüsüne öyle vurgunmuş ki, günün birinde göle düşüp boğulmuş. Onun göle düşüp boğulduğu yerde de bir çiçek açmış, bu çiçeğe nergis adı verilmiş. Tatlı su gölünün kıyısına gelen orman perileri Oryaslar onu bir acı gözyaşı kavanozuna dönüşmüş olarak bulmuş. ''Neden ağlıyorsun?'' diye sormuş Oryaslar. ''Narkissos için ağlıyorum?'' diye yanıtlamış göl. ''Ne var bunda şaşılacak, demiş bunun üzerine orman perileri. Bizler ormanlarda boşu boşuna onun peşinde dolaşıp dururduk, ama onun güzelliğini yalnızca sen görebilirdin yakından.'' ''Narkissos yakışıklı bir genç miydi?'' diye sormuş göl. ''Bunu senden daha iyi kim bilebilirdi ki?'' diye karşılık vermiş iyice şaşıran Oryaslar. ''Her gün senin kıyılarına gelip sularına bakıyordu!'' Göl bir süre sessiz kalmış. Sonra şöyle konuşmuş: ''Narkissos için ağlıyorum, ama onun yakışıklılığını hiç fark etmemiştim ben. Narkissos için ağlıyorum, çünkü sularıma eğildiği zaman, gözlerinin derinliklerinde kendi güzelliğimin yansımasını görebiliyordum.''
Sayfa 12 - Öndeyiş, Can Yayınları·Kitabı okudu
Hani bazen olur ya; yaşanan o an yerleşti kaldı ve tek bir andan çok daha uzun süreye yayılıp geçmek bilmedi. Sesler durdu, hareketler durdu, bütün bunlar tek bir andan çok ama çok daha uzun sürdü.
Sayfa 95 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu