O, tevhid kelimesidir...
Dinin aslı ve temilidir, özü ve cevheridir, ilk payandasıdır.
Nitekim İbn Ömer'in (radıyallâhu anhumå) aktardığına göre Rasûl (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "İslam beş şey üzere bina edilmiştir: Allah'tan başka ilah olmadığına şahitliketmek..?
Lâ ilâhe illallâh... Varlık alemindeki en büyük kelime, kulu
mabudunun katına ulaştıran kapı...
Lâ ilâhe illallâh....
Kıble onun üzerine tayin edilmiştir, din onun üzerine tesis edilmiştir, canlar onunla koruma altına alınmıştır, daru'l-islâm onunla daru'l-küfürden ayrılmıştır, insanlar cennetlik ve cehennemlik, hidayet bulmuş ve sapkın diye onunla taksim edilmiştir.
Lâ ilâhe illallâh...
O olmadan ameller kabul edilmez, o olmadan iman olmaz.
Lâ ilâhe illallâh...
Hak şahitlik, doğru söz, şirkten beraat...
Lâ ilâhe illallah...
Allah'in kulları üzerindeki hakkı.
Evet! O Allah'ın kulları üzerindeki hakkıdır, cihad kılıçları onun yolunda kınlarından çekilir.
Lâ ilâhe illalláh...
Mahlukat onun için yaratılmıştır, Rasüller onun için gönderilmiş, kitaplar onun için indirilmiştir...
La ilahe illallah...
Teraziler onun için kurulmuş, divanlar onun için yayılmış, sevap ve ikab yurdu onun için hazırlanmış, ondan dolayı cennet ve cehennem sevki gerçekleşmiş, insanlar mümin ve kafir diye iki kesime, muttakiler ve facirler diye iki sınıfa, cennetlik ve cehennemlik olmak üzere iki bölmeye ayrılmıştır...
Süfyan b. Uyeyne şöyle demiştir: "Allah kullarına onlara La ilahe illallah'› tanıtmaktan daha büyük bir nimet vermemiştir."
"Sizden önceki ümmetlerin hastalığı olan haset ve buğz size de sirayet edecektir. Buğzetmek, tıraş edicidir. 'O, tüyleri tıraş eder.' demiyorum. Aksine 'O, dini tıraş ediyor.' diyorum. Muhammed'in nefsini kudret elinde tutan Allah'a yemin ederim ki siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Size, yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir iş göstereyim mi? Aranızda selamı yayın."
“Hasbünallahu ve ni'me'l-vekîl... Ya ulu Tanrı'm! Seni özüme vekil yapıyor, görkemin önünde yüzüm yere sürüyor, senin uğrunda savaşıyorum. Ya Allah'ım, niyetim halistir. Bana medet ulaştır, sözlerimde hilâf varsa beni kahret!"
Allah yolunda her türlü zorluk ve yokluğa, ancak kalbi imanla dolu olan kimseler katlanabilir. Cihâd emrine uymak veya uymamak, böylece iman derecesini belirtmek hususunda bir ölçü ve derece olmaktadır.
Müslümanlarda ve bütün insanlarda tarih boyunca cihâd ruhunu söndüren ve savaştan geri kalmalarını sağlayan sebep; mal ve can sevgisi, hayatı ve nefsi zevkleri, rahat ve huzuru cennete tercih etmek, et ve kandan oluşan bedene tapmak, geçici ve sınırlı gayelere gözünü dikip sonsuz gayelerini unutmaktır.