Cihan Yıldız

Cihan Yıldız
@cihanyildiz
İstanbul
Rize
65 okur puanı
Eylül 2015 tarihinde katıldı

Cihan Yıldız

, bir kitap okudu
5/10
·128 syf.·
25 günde okudu
·
2016 6. kitabı
Franz Kafka
8.2/10 · 1.235 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
9/10
·565 syf.··
Beğendi
·
2016 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2016 14:21
Henri Charriere’nin, nam-ı diğer Kelebek’in macera dolu hayatını yazdığı bu kitap, en beğendiğim romanlar arasına girdi diyebilirim. Yazar daha önce hiç kitap yazmamış, ama kullandığı sade dil, profesyonel yazarlara yaraşır nitelikte. Romanın teması, özgürlük mücadelesi… Müebbet hapis cezasına çarptırılan Kelebek’in, bitmek tükenmeyen kaçma girişimlerine tanık oluyorsunuz. Yalnız, bildiğimiz hapishaneler gibi değil burası. Karadan binlerce kilometre uzakta bir ada.. Yani yüksek duvarları aşmak yetmiyor, okyanusu da geçmek gerekiyor kaçmak için. Özgürlüğün bu kadar pahalı olduğu bir yerde bile ümidini kaybetmiyor Kelebek. Mahkum hayatını, hapishane raconunu öğreniyor, onların psikolojilerini hissediyorsunuz. Özellikle para saklama yöntemleri oldukça ilginçti. Kelebek’le beraber ben de girdiğimi hissediyordum koğuşa. Ya da aynı salda beraber kaçıyormuşuz gibi geliyordu bazen. Kaçışı sadece okumuyor, yaşıyorsunuz da… Kahramanımızın şansı çok yaver gitmiş ya da Simyacı’nın dediği gibi; “kişisel menkıbenin peşinde koştuğun sürece tüm evren seni amacına ulaştırmak için işbirliği yapar”. Yazarın soyluluk üzerine tespitlerine ve teknolojiyle insanlık arasında kurduğu ters orantıya hayranlığımı belirtmeden geçmeyeceğim. Oldukça sürükleyici ve macera dolu bu romanı herkese tavsiye ederim.
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20196,5bin okunma

Cihan Yıldız

, bir kitap okudu
9/10
·565 syf.··
Beğendi
·
7 günde okudu
·
2016 5. kitabı
Henri Charrière
8.7/10 · 6,5bin okunma

Cihan Yıldız

, bir kitap okudu
Puan vermedi·55 syf.·
32 günde okudu
·
2016 4. kitabı
Halil Cibran
7.5/10 · 85,2bin okunma
7/10
·320 syf.··
2016 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2016 13:55
Okuyucusuna koleksiyonunu sunmuş Bukowski. Kadınlarım demiş koleksiyonunun adina da.. Her parçayı anlatmış en ince hatlarina kadar... Bukowski'nin samimi bir dili var, cümleleri basit ama özellikle diyaloglarda bir arkaplan var. Kadinlar hakkindaki tecrübelerini diyolaglarin ardına saklamış sanki, ya da bana öyle geldi, bilemiyorum. Bu kitabin çok beğenilip ya da nefret edilişinin kilit noktasinin tam olarak burası olduğunu düşünüyorum. Yazarin kadinlar konusundaki tecrübesi göz ardı edilirse kurgu porno filminden farksız gelebilir. 203. sayfadaki şu diyalog çok hoşuma gitti. Kitabin temelini bu düşünce oluşturuyor sanki; -"Kadinlar hakkında ne düşünüyorsun?" -"Düşünür değilim ben. Her kadın farklı. Temel olarak en iyi ile en kötünün karışımı gibi görünüyorlar bana. Hem büyüleyici hem de korkunç. İyi ki varlar ama." Okuduğum en samimi kitap oldu Kadinlar. Sürükleyici olmasa da okutuyor kendini. Sanirim bu, Bukowski kitaplarının ortak özelliği. Bu tarzı sevenlere tavsiye ederim, herkese değil..
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20214,244 okunma