Cömert olanların imana kavuşması hep kolay olmuştur. Cimrilerinse imanı koruması çok zor olmuştur. Bu kriter çok enteresan. O yüzden insan korkuyor ve düşünüyor; ben cömert miyim, cimri miyim?..
Sayfa 104 - Profil Kitap, 13. Baskı: Ekim 2024·Kitabı okudu
Sabır dermandı,
Yaraları zamana sarardı.
Mahallenin hamisi
Israrlı olan Eşref’in,
Dağlar kızı Reyhan sevdaydı
Eşref'ine kavuşmanın hayali içinde…
Kavuşacağı an eşref saati miydi?
Nereden bilsin, dağlar kızı Reyhan, dağlar gibi ulaşılmaz olduğunu
Zamanın en şereflisine yetişmek, nasip işiydi.
Anadolu kültüründen kalmıştı ‘Eşref Saati’
Kâinatın hareket ve tavırlarından çıkartırlardı,
Ustalar zamandan bu saati
Talihli ve talihsiz,
Cimri ve cömert,
Neşeli ve üzgün
İnsanların yaşadıkları bu saate yorulurdu.
Zaman-ı şerefe nail olmak ne ulaşılmazdı.
Bir gün elbette denk gelirim yarın eşref saatine,
Duygusu ulaşılmaz dağın tepesinde
Reyhan'ı çok sarstı.
Hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” rivâyet etmişdir. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Yâ Alî! Cimri ve bahîl olma. Yüzünü güler tutasın [güleryüzlü olasın]. Kerîm ve ikrâm edici olasın ki, mü’min yumuşak yüzlü ve cömert olur. Münâfık kaba ve cimri olur. Benim ümmetimin cömertlerinin günâhları, güneşde buzun eridiği gibi erir.)
Kendimde, türlü haller içinde bulmadığım karşıtlık yok; utangaç ve yüzsüz, çekingen ve atılgan, sessiz ve geveze, kaba ve ince, ahmak ve zeki, babacan ve aksi, yalancı ve doğru sözlü, bilgili ve cahil, cömert ve cimri; yerine göre bütün bu halleri az çok kendimde görüyorum.