İsa Peygamber ile șeytan arasında geçen şöyle bir konuşma anlatırlar. Îsa:
"Halktan en çok kimi seversin?" diye sorunca, şeytandan su cevabı almıștı:
"İmanlı olmakla beraber cimri olanı."
Bundan sonra sevmediği kimseyi sordu: "Cömert olan fâsık kişiyi sevmem." cevabını aldı. Bunun sebebini sordu. Şeytan onu da şöyle anlatt: "İmanlı cimri, bir gün cimriliği sonunda imanı kay bedebilir; fāsık kişi ise, cömertliği yüzünden iyilere katla bilir."
Güç seferler sırasında,insanın ahlakı ve iç yüzü tamamen meydana çıkar.Yolculuk insanın mihengi olur.İnsan bahil,cimri midir;sahiv,cömert midir;nefsini mi seviyor, kardeşini mi seviyor;fedakar mı bencil mi?
Cömert olanların imana kavuşması hep kolay olmuştur. Cimrilerinse imanı koruması çok zor olmuştur. Bu kriter çok enteresan. O yüzden insan korkuyor ve düşünüyor; ben cömert miyim, cimri miyim?..
Sayfa 104 - Profil Kitap, 13. Baskı: Ekim 2024·Kitabı okudu
Sabır dermandı,
Yaraları zamana sarardı.
Mahallenin hamisi
Israrlı olan Eşref’in,
Dağlar kızı Reyhan sevdaydı
Eşref'ine kavuşmanın hayali içinde…
Kavuşacağı an eşref saati miydi?
Nereden bilsin, dağlar kızı Reyhan, dağlar gibi ulaşılmaz olduğunu
Zamanın en şereflisine yetişmek, nasip işiydi.
Anadolu kültüründen kalmıştı ‘Eşref Saati’
Kâinatın hareket ve tavırlarından çıkartırlardı,
Ustalar zamandan bu saati
Talihli ve talihsiz,
Cimri ve cömert,
Neşeli ve üzgün
İnsanların yaşadıkları bu saate yorulurdu.
Zaman-ı şerefe nail olmak ne ulaşılmazdı.
Bir gün elbette denk gelirim yarın eşref saatine,
Duygusu ulaşılmaz dağın tepesinde
Reyhan'ı çok sarstı.
Hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” rivâyet etmişdir. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Yâ Alî! Cimri ve bahîl olma. Yüzünü güler tutasın [güleryüzlü olasın]. Kerîm ve ikrâm edici olasın ki, mü’min yumuşak yüzlü ve cömert olur. Münâfık kaba ve cimri olur. Benim ümmetimin cömertlerinin günâhları, güneşde buzun eridiği gibi erir.)