“O günkü olayın göz kırpmama oyunu gibi bir şey olduğunu düşünüyorum. Basit bir oyundu. İlk önce gözünü yuman kaybederdi. Bu türden savaşlarda ben her zaman galiptim. İnsanlar gözlerini yummamak için çaba gösterirlerdi ama ben başından beri gözlerimi yummayı hiç bilmezdim.”
“Kitaplar, beni gidemeyeceğim yerlere bir çırpıda alıp götürürdü. Hayatımda hiç karşılaşmayacağım insanların itiraflarını bana anlatıp hiç göremeyeceğim kişilerin yaşamlarını gösterdi. Hissedemediğim duygular ve başıma hiç gelmeyen olaylarla dopdoluydu. Bu televizyondan ya da sinemadan büsbütün farklıydı.”
“Anneme göre sevgi, yaş dolu gözlerle bana bakarak bu durumda böyle şu durumda şöyle yapman gerekir deyip vara yoğa fırça çekmekten başka bir şey değildi. Eğer bu sevgiyse hiç sevmemek ya da hiç sevilmemek daha iyi değil midir?”