Ben açlığa dayanabiliyorum, çayı pekmezle içebiliyorum, uzanıp yatabileceğim bir yatak da var, bunlar bana bir şekilde yetiyor ama istediğim şeyi yapamadığım, sürekli mecburiyete bağlandığım bir hayata dayanamıyorum.(...)
Yoksul zamanlarımı asla 'lanet olsun'la hatırlamıyorum ama canımın istediği her şeyi alabildiğim, maaşımın yattığı günleri 'lanet olsun'la hatırlayabiliyorum.(...)
Bana mecbur hissettiren her şey açlıktan daha çok zarar veriyor.
Hayatımın birkısmı, sonuna kadar gitmekten korkup, ufak ufak yaptığım, hatta bazen "yapıyormuş gibi yaptığım" eylemlerden ve bu yüzden utanma ve başarısızlık duygusu yaşamaktan ibaret diyebilirim.
- ...İyi ama, gerçek her şey demek değildir ki... Hiç değilse işin yarısı, bu gerçeklere nasıl bakıldığına bağlıdır.
+ Peki sen biliyor musun gerçeklere nasıl bakılması gerektiğini?
- Eğer bir insan herhangi bir işe yararı dokunabileceğini hissediyorsa, susmamalıdır...