İlkokuldayken, öğretmenimiz "Büyüyünce ne olmak istiyorsunuz?" diye sormuştu bize teker teker. Neredeyse bütün erkek çocuklar, itfaiyeci olmak istediklerini söylemişlerdi. Bu çok aptalca gelmişti bana. Yanma riski çok yüksekti o işte. Birkaç çocuk da doktor veya avukat olmak istediklerini söylemişlerdi. Ama hiçbirisi "Dedektif olmak istiyorum." dememişti. Ben büyümüş, dedektif olmuştum işte. Gerçi öğretmen bana sorduğunda "Bilmiyomm." demiştim, ama boş verin.
Çocukluk tuzaklarından biri de, bir şeyleri duyumsayabilecek kadar anlayamamaktır. Zamanla zeka neler olduğunu kavrayabilecek duruma geldiğinde, yürekteki yaralar çok derine işlemiş oluyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mastürbasyon yapma dürtüsünden muzdarip zihinsel hastalara da kısırlaştırma dayatılıyordu. Daha önce de belirttiğimiz gibi, mastürbasyon en azından Samuel Tissot'nun 1760 tarihli ufuk açıcı kitabı L'Onanisme'den itibaren tehlikeli bir zihinsel hastalık olarak sınıflandırılıyordu. Öte yandan tedavileri "hastalığın" kendisinden çok daha tehlikeliydi. 1893 ile 1898 yılları arasında Kansas akıl hastanesindeki doktorlar mastürbasyon yapan kırk dört erkek mahkumun testislerini kestiler ve yine mastürbasyon yapan on dört kadına rahim ameliyatı uyguladılar. Hemen hemen aynı günlerde Ohiolu bir doktor şöyle diyordu: "Deliliğin kadınların cinsel organlarında garip bir etki yaptığına şüphe yok. Bu durum erkeklerdeki delilik için de geçerlidir." 1864'te Atlantik'in ötesinde Fransız bir cerrah, beş yaşındaki bir kızın klitorisine dokunmak gibi "fena bir alışkanlığını" ortadan kaldırmak için bir yönteme başvurdu. Doktor, kızın cinsel organının dudaklarını dikerek kapattı, sadece idrar ve âdet sıvısının geçmesi için minik bir delik bıraktı ve "klitoris ulaşılmaz oldu". Ne var ki doktorun meslektaşları buna ikna olmamışlardı. Bir cerrah, "Bu ya da şu şekilde çocuk kötü alışkanlığını sürdürecek," dedi ve mastürbasyon yapan oğlan çocukların her zaman hadım edilmesi gerekmediğini söyledi. Bir vakada da doktor bir delikanlının penisini "acımasızca bir azimle" tam bir yıl boyunca dağladı. Penis öyle tahriş olmuştu ki, "Ona dokunmak dayanılmaz acıya yol açabilirdi," diyordu doktor. Böylece delikanlı dikkatini başka yere yöneltmek zorunda kaldı. "Bugün o delikanlı genç bir adam oldu ve azmimden dolayı bana teşekkür ediyor," diye övünüyordu doktor.
Sayfa 354 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Sosyoloji
Ne zaman baksam gözlerine ağlar bir çocuk
Sayfa 178
Alıntı
İnce bileklerinde iki çocuk Sobanın üstünde bir kırmızı bahçe Göğüslerin iki dolunay uykunun göklerinde -Bu çocuk neden bu kadar ağlıyor- Beyaz tülbentlerde terleyen yorgunluk İnsanı miraca çıkaran zülüfler Gözlerinden sesine dökülen gamzeli göl...
Sayfa 164·Kitabı okuyor
Siperlerde İntihar
Basit bir asker çocuk tanırdım, Hayata boş bir neşeyle sırıtan, Yalnız karanlıkta deliksiz uyuyan, Ve tarlakuşuyla erkenden ıslık çalan. Kış siperlerinde, yılmış ve asık suratlı, Mermilerle, bitlerle ve rom eksikliğiyle, Bir kurşun sıktı beynine. Kimse bahsetmedi ondan bir daha. * * * Sizler, o asker çocukların geçişini alkışlayan, Gözleri parıldayan, kurumuş yüzlü kalabalıklar; Evlerinize sıvışın ve dua edin ki asla bilmeyesiniz Gençliğin ve kahkahanın gittiği o cehennemi.