Umarım..
Evet, kesin unutmaya karar verdi, tıpkı benim de yaşamımdaki bazı şeyleri, hatta çoğunu unutmaya karar verdigim gibi. Ve insan bunun için yeterince uzun bir süre çabalayınca unutmayı başarabiliyor.
Sayfa 52·Kitabı okuyor
Edebiyat
"Hayatımın çoğunu kendi zayıflıklarımdan utanarak geçirdim ve bunu insanlara karşı kullandım, kendimin bile ulaşamayacağı bir standarda uymalarını bekledim."
Sayfa 311·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Kadının ve evindeki kişilerin yiyeceğinden sorumlu olan yine erkek kardeştir; bahçesindeki ürünün çoğunu onlara ayırır. Babaya gelince, çocuklar onlardan bakım ve okşanma beklerler, onu sevgi dolu dostluğuyla severler. Ananın kardeşi aile içinde disiplini, yetkeyi ve yaptırımcı gücü temsil eder.
Halep’teki isyan bastırıldı ama bu ne düzenin ne de iyi bir hükümetin tekrar kurulduğu anlamına geliyordu. İster kabile akınları, isterse şehirdeki huzursuzluk olsun Arap eyaletlerindeki sıkıntılar Sultan II. Mahmud’un ilgilendiği konuların başında gelmiyordu. Merkezi hazineden az sayıda kaynaklar Osmanlı otoritesinin Asya’da genel olarak etkin bir şekilde yeniden kurulmasının desteklemek için elverişliydi. Avrupa’daki çözülme ise devam ediyordu. Sultan Balkanlar’da ayan ailelerini ezebildiyse bile, 1821’de Yunan Bağımsızlık Savaşı’nın başlangıcı olan Eflâk ve Mora Yarımadası’ndaki halk isyanları başkentten uzakta meydana gelen olayların önüne geçti. Siyasi istikrarsızlığa ek olarak, başkentteki ve Anadolu’nun bazı bölgelerindeli müslümanlar, Balkanlar’daki ayaklanmalara, Hasan Paşa’nın Napoleon’un Mısır’ı işgal ettiği zaman yaptığı gibi kavgalara dini bir boyut kazandırdı. 25 Mart 1821’de Yunan şehri Patras’ta bir isyan çıktığına dair haberler İstanbul’a ulaşınca, yeniçerilerin önderliğindeki bir güruh 1821 yılı Paskalyası’nda Ortodoks ekümenik patriği V. Grigorios’u Patrikhane kapısına astı. Çok geçmeden, Müslüman başıbozukları Yunan isyancıların Mora Yarımadası’ndaki Müslümanları katlettiğine dair söylentilere tepki olarak Sakız Adası’ndaki Yunan nüfusun çoğunu katlettiler. Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkılana kadar zehirleyecek olan dinsel/etnik çatışmalar başlamıştı.
Sayfa 156 - Yazarın “Yunan Bağımsızlık Savaşı” , “Mora’daki halk isyanları” vs. şeklinde ifade ettiği şey bildiğimiz Türk-Müslüman katliamıydı.
Çok meşhur olan reklamların hiçbirini bilmiyorum. Reklam izlemiyorum. Reklam niye meşhur oluyor, onu da tam çakabilmiş değilim. Dizileri ya da “Türkiye belâsını Arıyor ve Buluyor”, “Türkiye Anasının Örekesini Arıyor” ya da “Bakalım Bakalım Bu Gece Bizi Kaç Kişi Dikizliyor?” türünden programlan izlemiyorum. Bu yüzden de yamuk camdan ünlü olan bu arkadaşların çoğunu tanımıyorum. Ayıp mı?
Âyetin sonunda Yakup Aleyhisselâm'ın şeytana dikkat çekmesi son derece anlamlıdır. Çünkü Yusuf Aleyhisselâm'ın kardeşleri rüyayı öğrendiğinde yaşadıkları duygu, şeytanın Adem Aleyhisselâm'ın yaratıldığını öğrendiği anda hisset-tiklerine benzer bir duygu. Şeytan, Adem'in [as] yaratılması ve ona secdenin emredilmesi karşısında büyük bir hayal kırıklığı, öfke ve kin duymuş; bu duyguların aynısını insanlara yaşatacağına dair Allah'a yeminler etmiştir. Şeytan, Adem konusunda kendisinin yaşadığı bu düşüşü, bu kıskançlık ve öfke hâlini insanların da yaşaması için uğraşacağına dair açık bir taahhütte bulunur: "Sonra onlara mutlaka önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de onların çoğunu şükredici bulamayacaksın. Ayrıca şöyle der: "Beni azdırmana karşılık, yemin olsun ki ben de kullarını saptırmak için senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım". Bu sözler, Yakup Aleyhisselâm'ın işaret ettiği tehlikenin mahiyetini daha iyi anlamamızı sağlar. Çünkü kardeşlerin iç dünyasını karartan da aynı kıskançlık, aynı öfke ve aynı zaafları hedef alan şeytanî bir vesvesedir. Hz. Yakup'un uyarısı bu yüzden hem yerinde hem de son derece güçlüdür.
Reklam
Reklam