Ayın şakırtısına koştular Ayağın zaferini kutlarken Altın parçası çakıllar İlk çocuğunu doğurmuş Bir kadından daha çok al tutmuştular Akşam sütünü sağıp kadınlar Alçak dam kıyılarına toplandılar Hışırdıyordu meşeden haymalar Damıtılmıştı daha yeni Uykunun ilk kırağısında çocuklar Onlar da şangırtısından sarsıldılar Ay bir deprem sayrısıydı o gece Beklenen bir deprem hurmalar üstünde Şehir konukları gözcü oldu Ululardan biri sözcü oldu Bize ayı böl dediler Ayı böl inandır bizi dediler Birinin kılıcı bir meşale gibi Yandı gecede Biri bir Roma senatörü gibi Bürünmüştü harmanisine
Şiir
Benim adına insan denen çok yorgunluklarım var.
Sayfa 141·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sofra sofraya değer sofra sofraya Sofra sofraya bakar yaklaşır sofra sofraya Böylece gökten sofra iner dağa Şairlikten sonra başlayan azıklar la Şarap dense de şarabı aşmış bir şarapla Susuz topraksız ve göksüz büyümüş bir buğdaydan Yapılmış ekmekle donanmış bir sofra Kansız ve etsiz bir sofra Ne kedi ne köpek sofra der buna Ne hintli ne rum sofra der buna Hızır avına çıkmış bengisuya Bengisu kabusuna kanmış insan sofra der buna Sen de günlük sofrayı bir kaç kere En çok da çocuklukta o güz oruçlarının İftar durumlarında sandın böyle bir sofra Doğudan gelen davullarla sahurda Bir sofrayı böyle bir sofra sandın Evin saati gösterdi hep böyle bir sofrayı İkindi Kur' an'ından sonraki sofralara Kattı zamanından bir zaman belki Kana dönüşen bir şarap değil Duaya çevrilen bir şarap içildi o sofrada Ten olan bir ekmek lehimi değil Gönül azığı olan bir ekmek yendi o sofrada Zeytinse hem ışık verdi hem sofra katığı
Şiir
Hz. Adem'in Tövbesi
Adem (Aleyhi's-Selâm) şeytanın kıskançlığa dayalı yönlendirmesiyle yapmış olduğu saptırma ve razı etmeden sonra (Yüce Rabbi tarafından bir kısım kelimeler aldı) bu kelimeler, âlimlerin beyanına göre: "Dediler ki: *Ey bizim Rabbimiz! Bizler nefislerimize zulmettik, artık sen bizlere mağfiret etmez, biz-lere merhamet buyurmaz isen elbette bizler hüsrana zarar ve ziyana, manevi cezaya uğramış kimselerden oluruz.*" mealindeki; Araf/23 ayet-i kerimesidir. (Onun üzerine tövbe eyledi) tövbe edip bağışlanmasını diledi, (Şüphesiz tövbeleri çok kabul eden) ve kulları hakkında (çok merhamet sahibi olan ise ancak o Rabbi Kerimdir.) Binaenaleyh Hz. Adem'in tövbesini de kabul buyurmuş, onun hakkında yine sonsuz rahmet ve merhameti tecelli etmiştir. I-52
Kitap Alıntısı
Çağır yüzündeki acıyı Bir bahar çiğinin düşmesiyle açıklayan babayı Her gün bahçesinden Gül devşirmek isteyen Senin için güle sabırsızlaşan O anneyi Annenin sağlık günlerini İt it denizin dibine it Gül yerine elinde bir belgeyle gelen Henüz atların kokusunu yitirmemiş Eski tavlalardan bozma Hastahanelerin alt katlarını Kule diplerini En çok hava isterken Havadan uzaklaştırılmış Kalb hastalarının yoksul öcünü Onların sevgisini öce çeviren gençliğin geçişini Bütün sevgileri sen kendin kendin için öce çevirdin Ve üstüne büyük harflerle yazdın BAŞKA YERDE KULLANILMAYACAK Başka yerde kullanılmayacak bu deniz Peşinden sürüklediğin lanetleri Bir kitap yaprağına çevirmekten Sen bu suyu anlamadın daha Bengisudan daha bol ne vardır dünyada Karalardan daha büyük yer tutar o Gir yıkan içinde yüz öteye Gez üstünde kadim balıkçılar gibi Ye etinden kat özünden gövdene Çıkar derinliğindeki inciyi
Şiir
Öldürmeseydim hiç acımadan Gözünün önünde o çocuğu Bütün suçsuz çocukların katili Firavun'u boğar mıydı daha yeni kurumuş bir deniz Musa sürüyü Şuayb'tan öğn:ndiyse Yolu dağı yaylayı benden öğrendi Şuayb'tan öğrendiyse köpeği Kurdu benden öğrendi Benimle kahve içti geceleri Onunla namaz kıldıysa sabahları Benimle dua etti akşamları Ondan aldıysa Tanrı sevgisini Benden aldı korkusunu Ama ben karanlıklarda yittim Musa ışığa vardı "Kırklar yediler geldiler Beni alıp götürdüler Bir çok yeri gezdirdiler Sonra geri getirdiler" Deseydi Musa yalnız beni anlatmış olacaktı
Şiir