Evlenmeden önce, nişanlımla iki medeni insan gibi karşı karşıya gelip herşeyi konuştuk. Ben ona "Beni hep anlamaya çalış." dedim, söz verdi, bu kez o isteğini söyledi: "Sen de bana misafirlerin içinde konserve kapağı, Cola kapağı, sıkışmış musluk açtırmayacaksın tamam mi?" dedi. Kısa sürede anlaştık ve işi uzatmadan evlendik...
Bir zamanlar ilişki dediğimiz şeydeki öteki insanın yerini düğme aldı șimdi. Aynı sonuca ulaştığımıza göre, bir anlamda buna hâlâ ilişki diyebiliriz. Eskiden bir Coca Cola alabilmek için birisinden istiyordunuz, şimdiyse bir düğmeye basıp alıyorsunuz kolanızı. Üstelik, şimdi "teșekkür ederim" diyen makineler bile var.
Bu halayı açıp uzatsan Coca Cola reklamlarındaki Edirne'den Kars'a giden o milli sofra ile kapışırdı. Öyle ki, az önce kızlarla bir tur atalım diye bu halaya girip yaklaşık 45 dakika sonra can havli ile zor çıktıtık. Evet, başladığımız yere gelmemiz 45 dakika sürmüştü.
Şaka değil.
Abartı yok.
Düz 45 dakika.
Mahmut Tuncer usta haklıymış. Mantık sizi anın b noktasına götürebilirmiş. Halay ise harbi harbi her yere. Test edip onaylamış bulunuyordum bunu.
Hindistan dediğimiz yer, binlerce yıl boyunca kurulup yıkılan krallıkların gelip geçtiği yerdi. Ramanujan'ın doğup büyüdüğü Kumbakonam'ı kuran Çola Hanedanı da dahil, bu krallıkların birçoğu alimler çıkarmıştı. Fakat kendi çıkarı için Hindistan'ı sömürgeleştiren Avrupa, Hindistan'daki bilgeliğin gelişmesinin kendi çıkarına da olacağını düşünememişti. Geleneksel Hint ilmine hiç değer ve önem vermemişler ve ileri düzey Batı matematik ilmini Hindistan'a getirmemişlerdi.
Avrupalı güçlerin Hindistan'da kurduğu yapı kesinlikle oranın yerlilerinin çıkarına değildi. Açıkça söylemek gerekirse amaç sadece Avrupalı sömürgecilerin daha çok para kazanması içindi.