Ve sen, onların en sevdikleri, şimdi bir süre benim etimin eti, kanımın kanı, soydaşımın soydaşı, cömert şarap testim olacaksın, sonra da yoldaşım ve yardımcım olacaksın. İntikamın alınacak çünkü onların hiçbiri senin ihtiyaçlarına cevap vermeyecek. Ama şimdiye kadar yaptıkların için cezalandırılacaksın. Bana engel olunmasına yardım ettin. Artık ben çağırınca geleceksin. Beynim sana 'Gel!' dediğinde benim isteğimi yerine getirmek için ülkeler ve denizler aşacaksın. Öyle olursa böyle!'
Türkiye İş Bankası kültür Yayınları modern klasikler dizisi 217·Kitabı okudu
İçli hikâyelere girip çıktı: Yavrular asfaltta savrulmuş. “Cahil hayatlar” dedi. Tepesinde Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla”, çamurluğunda "Yalanım Yok” yazan çift dingilli damperlinin altında kalmışlar. Gözyaşlarını sakalına gömmüş Hayri. Cami avlusunun köşesinde öylece yığılıp kalmış. O günden sonra sokaklara düşmüş, köşebaşlarında cömert aranır, gelip geçenden himmet umar, şarap parası dilenir olmuş. “Neşe sahte, üzüntü gerçek” demiş, kalan sıngın ömründe.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aşk ile...
"daha içiyoruz..." diye rakıyı işaretledim şarap da şölendir ama Cumhuriyetin tahtında rakıdır içilen dedim...
Bir Şair Bir Kitap
Haydar Ergülen – 40 Şiir ve Bir 'Bütün bahçeler sende toplanmış, gül müsün nesin?' Hafız ** O nane likörüne bayılırdı ama, ben onu sıcacık bir kahvenin dumanına benzettim, o da beni birine benzetmiş olmalı ki, tuttu aşk derdine düştü, şimdiyse terketme sevdasında! ** Aşk dünyaya bizden önce gelmiş de erkenden açmış gibi dükkânını, onun kokusuyla tamdım aktarları, acı sözlerini aşkın tuzu biberi saydım, onun huylarıyla karşılaştım eski tuhafiyelerde: ** Şimdi yanık şekerim sert, hayat ondan da dert, ben zaten tiryakiyim, ayrılık aşktan da berbat! Ah karamela, şekerim, aşk tatlı da insanlar berbat! * Üstünde yağmurdan başka hiçbir şey yoktu anlam olmak için yeterince çıplaktın şiirin nasıl bir şey olması gerektiğini hatırlatıyordu gözlerin, sana böyle inandım: ** Maviydin bir özletip bir geri çekiyordun denizlerini! ** taşındın üstümüze yeni komşumuz gibi, eski ahşap huysuzdur, sızlandım durdum önce: Kalbim terketme evini!
Kırmızı Kedi
Yatmakta ne zorluk olabilir ki, yatağa uzanıp öylece, dümdüz yatmakta ? Şu dünyada karşılaştığımız tüm zorlukları gözden geçirince, hareketsiz yatmanın, diğerleriyle kıyaslandığında bir hiç olduğunu keşfettim. Her leş kımıldamadan durabilir.
Sosyalizm yoktu artık. Benim için neyin önemi olabilirdi, alınan onca aydınlatıcı bilimsel sonuca tezat oluşturacak şekilde, dünya hala özel mülkün nesnesi olmaya devam ettikten sonra ? Bu yüzden de birçoklarına günlük ihtiyacı olan ekmek ve insanlığın her biri gününü güzelleştiren o özgürlük payı verilmedikten sonra ? Ben bunlardan herhangi birine sahip miydim acaba ?