Mert Çolak

Mert Çolak
@cooolak
Büyürken küçül...
Zaptiye
Üniversite
Gaziantep
İzmir
2 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Şu anda ömrümün en ehemmiyetli dakikalarını yaşıyorum.Hislerim beni şimdiye kadar hiç aldatmamıştır. Müthiş bir şey oldu veya olacak.Şurada gördüğüm genç kız, bana, daha dünyaya gelmeden, daha dünyanın, daha kainatın teşekkül ettiği sıralardan tanıdığım birisi gibi geldi.Sana nasıl anlatabilirim. "İlk görüşte deli gibi aşık oldum, yanıyorum, tutuşuyorum!" gibi laflar mı söyleyeyim? Fakat işin tuhaf yanı bunlardan başka da söyleyecek sözüm yok.
Sayfa 18 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor

Mert Çolak

, şu anda okuyor
268 syf.
Sabahattin Ali
8.2/10 · 209,3bin okunma
Ömer ol, Ömer'i bekleme...
Bugün bir yanım sevinç, bir yanım hüzün… Doğum günleri duygusal ve kırılgan günler çünkü... Doğmak, büyümek, hep büyümek, büyümeye çabalamak gibi bir misyonumuz var hayatta. "Belli bir yaşa geldik artık, yaşam kendi tekrarlarına başladı" diyemiyoruz..Kaç yaşına gelirsek gelelim hep ilkler oluyor yaşamımızda.. Düşünsenize ilk nefesle başlıyor, ilk ağlama ile devam ediyor. Sonra ilk sözcükler, ilk adımlar, ilk okul, ilk ayrılık, ilk sinemaya gidiş, mesleğe ilk adım, ilk maaş, ilk terfi, ilk işten çıkış, ilk arayış, ilk sonlanış.. Ama bu döngünün sonu yok, yüz yaşımıza gelsek de hayatımızda hep ilkler olacak…Dünyada var olduğumuz ilk günü kutluyoruz doğum günlerinde… Bugün benim doğum günüm, geçmişte bıraktığım kocaman kocaman yıllarım var. Mutlu, umutlu, coşkulu, ışıklı yıllar.. Hayal kırıklıkları, hayaller, özlemler, ayrılmalar, kavuşmalarla dolu yıllar.Kahkahalarla çınlayan, bir o kadar gözyaşları ile geçen yıllar. Paylaşarak güzelleşen, çoğalan yıllar. Aşkı, ailemi, dostlarımı bulduğum, onlarla yoğrulduğum yıllar. Kendimi ararken kaybolduğum, her seferinde yeniden bulduğum, buldukça büyüdüğüm, büyüdükçe aradığım yıllar..Zamana, hayata, koşullara direndiğim, başkaldırdığım, mücadele ettiğim yıllar.Bazen yorulduğum, kendime kapandığım, kendimi dinlediğim, sonra yeniden, kaldığım yerden hayat yoluna yürümeye, koşmaya, sendelemeye devam ettiğim yıllar.İnsanları anlamak için durup defalarca düşündüğüm, anlayamayınca insanca diye geçiştirdiğim yıllar.Başkalarının dertlerini dert edinip onlarla çözüm bulmak için çabaladığım yıllar. Kendi sıkıntıları kendi kendime dağ yapıp altında kalacağımı anladığımda onları yine kendi kendime ortadan kaldırdığım yıllar...Ölümün acısına ve doğumun mucizesine tanık olduğum yıllar.Okuduğum, izlediğim, katıldığım, öğrenmeye aç bir çocuk gibi
Aynaya baktığında gördüğüne güven, yukarı baktığında göremediğinden iste... M.Ç