OKUMAYA BAŞLIYORUM! 📚📚 Bir isim bir hayatı değiştirebilir mi? 📖 Elime aldım, kapağa baktım, duraksadım. Florence Knapp'ın İsimler kitabına bugün başlıyorum. Arka kapağı okuyunca içim sıkıştı zaten — daha ilk sayfayı açmadan. Bir fırtınanın ortasında doğan bir bebek. Annesi Cora, istismarcı bir evliliğin içinde. Ve o an, doğum kütüğüne hangi ismi yazacağı o an — her şeyi değiştirecekmiş. Üç farklı isim, üç paralel hayat, 35 yıl… Sunday Times "son yılların en iyi ilk romanı" demiş. Jojo Moyes "tamamen benzersiz" demiş. Ben henüz bilmiyorum — ama bir şeyler hissediyorum zaten 🌀 bakalım ne çıkacak karşıma. sizi de haberdar ederim 🤍 Siz hiç bir ismin hayatınızı şekillendirdiğini düşündünüz mü? 👇 #İsimler #FlorenceKnapp #Domingo #OkumayaBasliyorum #Bookstagram #KitapKurdu #KitapTakipçileri #YeniKitap #EdebiyatSeverleri #TürkçeKitap #TheNames #Reading #DebutNovel #BookRecommendation #Kitap Florence Knapp İsimler
1000Kitap
Yarınsızlık kavramı sanki sadece bizlere, bu topraklara ait bir şey gibi geliyor bana. Cem Davran
Reklam
Günlük Şiddet Tüketimi ve Ruhun Donuklaşması
Günlük Şiddet Tüketimi ve Ruhun Donuklaşması: Modern İnsanın Psikolojisi Her gün ekranlarımızda bir patlama sesi yankılanıyor; bir cinayet haberi, bir savaş görüntüsü, bir kadının çığlığı ya da bir çocuğun ağlayışı… Modern insan, bu görüntüleri kahvaltısını yaparken izliyor, ardından işe gidiyor, akşam eve dönüp sosyal medyada birkaç “kan dondurucu” haberi daha kaydırıyor. Ve garip bir şekilde, hiçbir şey hissetmiyor. Bu, çağımızın en sinsi psikolojik salgınıdır: duyarsızlaşma. Şiddetin Estetiği ve Alışkanlık Haline Gelişi Psikolog Albert Bandura, sosyal öğrenme kuramında, bireyin davranışları gözlem yoluyla öğrenebildiğini söyler. Yani, gördüğümüz her şiddet sahnesi, bilinçaltımızda bir davranış modeline dönüşür. Ancak modern çağda mesele sadece öğrenmek değildir görmeye alışmaktır.Artık şiddet, haberlerdeki bir istisna değil, gündelik hayatın dekorudur. Gerçeklik duygusu, ekranın parlak ışığında buharlaşır; şiddet artık bir “olay” değil, bir içeriktir. Susan Sontag , “ Başkalarının Acısına Bakmak ” adlı eserinde, şiddet görüntülerinin sürekli tekrarının izleyicide bir uyuşma yarattığını söyler. Acıya bakmak, artık acı çekmek değildir. İnsan sadece izleyici olur; duygusal tepkiler donuklaşır, empati sinir uçları körelir. Empatinin Çürümesi ve Ruhsal Donukluk Duyarsızlaşan birey, artık sadece başkasının acısına değil, kendi duygularına da kör hale gelir. Empati yitimi, insanın insana yabancılaşmasının en derin biçimidir. Bu durumun psikolojik sonuçları arasında; 1-agresyonun artışı, 2-toplumsal bağların zayıflaması, 3-duygusal yoksullaşma yer alır. Klinik psikolog Philip Zimbardo , şiddetin normalleştiği ortamlarda bireyin “ahlaki çözülme” yaşadığını söyler. İnsan artık “iyi” ile “kötü” arasındaki farkı hissedemez. Her şey “alışılmış” hale gelir; tıpkı sürekli soğuğa maruz kalınca bedenin
1000Kitap
" Milletin kalbinde taht kurmayan, sarayda otursa da hükümdar değildir." Tugay Beg
Conquest of paradise
In noreni per ipe In noreni cora Tira mine per ito Ne domina
Müzik
Chatgpt'ye göre bazı yazarların, en iyi karakterleri part#1 1. Aslı Arslan - Minel Karaer (Emare - Sarmaşık) 2. Maral Atmaca - Sedef Yankı Sarmaşık (Yaralasar - 1) 3. Binnur Şafak Nigiz - İs Tanyel (Tünel) 4. Dilara Keskin - Defne (Düşman Okullar) 5. Ceren Melek - Aşkın Erizgi (Ateşpare 1) 6. Adora Yağmur - Euria Vaseva (Acıların Hükümdarı) 7. Loresima - Timur Tönge (Bülbül Kapanı I) 8. K. Kübra Berk - Serce Sevinc (
1000Kitap
Reklam
Reklam