"...uzun bir süre için, belki de ebediyen ayrılacağımızı biliyordum, ama böyle sözlerle bu bakışlarla ayrılacağımızı düşünmemiştim. Hayatımda yaşadığım en güzel aşktan geriye bu yabancı gözlerin anısı kalsın istemem doğrusu."
Can Yücel "Bazen ; hayat yorar insanı..." diyor. O kadar haklı ki. Beklemek, özlemek ve affetmek o kadar yoruyor ki. İnsan yoruldukça bazı şeyleri suskunlukla geçirmek istiyor. Herşeyi boş vermek ihtiyacı duyuyor. Ateş hep düştüğü yeri yakıyor. İnsanlar yaralı... En çok da ailelerinden yaralılar. Bir ömür boyu silinmeyecek yaraları var. Bir kenarda deşilmeyi bekleyen kabuk bağlamış yaralar bunlar. Kurcalamadığın zaman kanamazlar. Fakat bir gün bir bakarsın deşilmez dediğin o yaralar deşilmiş. Hiç olmayacak zamanda, hiç olmayacak şekilde. Ve bu yaraların temelinde hep aynı şey var. Sevgisizlik... Bir kelime bu kadar ağır, bu kadar anlam yüklü ve bir o kadarda acı olabilirmi?
Herkes kalabalıklar içinde, aile içinde yalnız bir başına... Herkes kendisi ile baş başa ve kendine göre haklı şu hayatta.
İnsanların birbirlerine karşı olan sırları biter mi? Son bulurmu bu yalanlar? Çok sevdiğim bir söz vardır; "Tanıdığımı sandığım insanlarla, tanışmaya devam ediyorum." Şermin Yaşar diyor ya "Evlenip aynı çatı altında yaşıyorlar diye karı koca olurlar mı insanlar? Aynı ana babadan oldular diye birbirlerine sahiden kardeş olurlar mı çocuklar? Yıllar kalbini dağlasa da içlerindeki o kor söner mi âşıkların? Her şeyi aşikar olanların sakladıkları sırlar daha mı çoktur?" İnsan çoğu zaman sevilmekten daha çok anlaşılmaya ihtiyaç duyuyor. Susarak anlaşılmaya... Kim bilir belki de sırlarımızın ortaya çıkış noktasıda burasıdır. İnsanlar anlaşılmak istiyor fakat hiçbiri anlamak için çaba göstermiyor.
Şermin YaşarSöyleme Bilmesinler kitabında da aslında tam olarak bu konuya değiniyor. Söyleme bilmesinler.. Ethem diyor ya "yaşamak ayrı dert, yaşadığını anlatamamak ayrı dert. Anlatsan, seni anlayacakları bile şüpheli." Taşımaktan yorulduğunuz sırlarınız oluyor fakat anlamazlar diye kimseye anlatamıyorsunuz.