Hüznün ve tebessümün ortasından taptaze sıcacık bir inceleme :)
9/10
·192 syf.··
2026 4. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 14:16
Bazı kitaplar vardır ya, hani bittiğinde hikayeleri değil hisleri kalır insanın içinde. Benim için
Deli Tarla
Deli Tarla
tam olarak böyle bir kitaptı. İşim gereği oldukça
1000Kitap
Deli TarlaŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20258,5bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2026 10. kitabı
Şükrü Erbaş... Kederin, bekleyişin, özlemin şairi. Şiirlerini okurken bazen “Ne var bunda, ben de söylerim.” hissine kapılıyorsunuz. Lakin büyük bir yanılgıya ilk adımı attığınızin henüz farkında olmuyorsunuz. Kurduğu her cümlede, yazdığı her mısrada tek bir anlamdan ziyade birçok şeyi bir araya topluyor ve sizin, içinizde oluşturduğunuz dünyada ona anlam vermenizi bekliyor. Daha önce üç kitabını okudum. İki tanesinde eşinden net bir şekilde “Ömür Hanım” diye bahsettiğini hatırlıyorum. Bu kitapta ise “Ömür Hanım diyorum sonrasında Hayal...” mısrası ile eşine seslenişinin değiştiğini görüyoruz. Ben bunu kendi nezdimde şu şekilde yorumladım: “Ömür”, bir şeylerin daha somut, elle tutulur olmasını andırıyor; “hayal” ise tam tersini. Ondan geriye kalan her şey uçmuş, geriye yalnızca toz zerresi kadar anı kalmış gibi. Bir şeylerin üzerinden zaman geçtikçe elinizdeki elle tutulur gerçekler gittikçe azalır; geriye birkaç hayal ve anı kalır. “Tam olarak hatırlıyorum.” deseniz bile, hatırladığınız aslında olanlar değil, hissettiklerinizdir. Bu nedenle Ömür Hanım, zamanla Hayal Hanım’a dönüşüyor gibi geliyor bana. Pek tabii bunlar naçizane benim fikirlerim; herhangi bir dayanağı bulunmuyor. Sağlıcakla Kalın.
Edebiyat
PervaneŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınları · 20216,4bin okunma
8/10
·112 syf.··
2026 22. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 22:23
Kitap daha ilk cümlede beni yakaladı: “Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum.” Meursault’un bu kayıtsızlığı, zamanı neredeyse anlamsızlaştırıyor. Dün ile bugün onun için aynı düzlemde; geçmiş bir yük değil, gelecek de bir plan değil. Her şey “şimdi”nin içinde eriyip gidiyor. Camus burada absürdü çok net gösteriyor: Hayatın kendisiyle kurduğumuz anlam arayışı arasında derin bir uyumsuzluk var ve Meursault bunu kabullenmiş gibi yaşıyor. Ama ben kitabı okurken tam tersi bir sonuca vardım. Bana göre dünler, bugünleri yarınlar için hazırlamak içindir. Meursault’un geçmişi umursamaz tavrı bana yabancı geldi. Her yaşadığımız şey, her hata, her ilişki, her yalnızlık anı... Aslında dünler boşa gitmiyor; onlar bugünkü halimizi şekillendiriyor ve yarınki versiyonumuzun temelini atıyor. Kitabın en rahatsız edici yanı da buydu sanırım. Meursault’un duygusal kopukluğu ve toplumsal kurallara karşı kayıtsızlığı, insanı aynaya bakmaya zorluyor. Ben ise bu kayıtsızlığa karşı “birikim” fikrini tercih ediyorum. Geçmişi bir ders deposu olarak görmek, bugünü daha sorumlu yaşamak ve yarına bilinçli bir miras bırakmak… Camus’un absürdüne karşı kendi küçük isyanım gibi oldu bu. Kısacası Yabancı bende “hayatı daha anlamlı kılma” isteğini tetikledi. Belki de kitabın en büyük gücü bu: Okuyanı kendi felsefesini sorgulamaya itiyor.
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025136,9bin okunma
9/10
·680 syf.··
2026 17. kitabı
·
239 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 09:32
Okuduğum kitapları benim seçtiğime değil, onların beni kendi zamanları geldiğinde seçtiğine inanırım. Önce o beni okur, hayatıma bakar ve uygun görürse gözüme ilişir, bir şekilde aklıma düşer ve
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 201714,5bin okunma
Hiçbir vakit gelmeyecek olan ruhunun eşini bekleyen budala kız!
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 20:48
Halide Edip gerek edebi kişiliği gerekse özel hayatı çerçevesinde sevdiğim, kalemine saygı duyduğum, kitaplarını beğendiğim bir yazar. Hayatının bir döneminde kadın haklarını savunurken yazıdğı
Harap MabetlerHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 2020137 okunma
Başlıksız.
Puan vermedi·80 syf.··
2026 94. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 09:57
Bazı kitapları okumaz , onlara çarparız. Benim için bu sabah tam olarak böyle başladı 2 saat bir boşluğum vardı," İncecik kitap, vaktim de var, biraz bakarım", diye elime aldığım o iki saat, hayatımın en sarsıcı yolculuklarından birine dönüştü ,yerden yere vurdu . Kadın hiçbir cümleyi sansürlemeden yazmış. Ne bir nezaket maskesi var,ne bir başkası ne der kaygısı... O kadar olduğu gibi ki okurken insanın kemikleri sızlıyor.Kendimi bulduğum kitaplardan birisi oldu . Ben de duygularını kendisi gibi pek saklayan biri değilimdir, zaten insanlar neden duygularını saklar buna bir türlü anlam verememişimdir,ama en doğrusunu onlar yapıyorlar gibi ... İnsan bazen kendisinden kaçar ya da kaçacak yer arar ama bu kitap ona yer bile bırakmamış; her cümlede bak sen de tam olarak böylesin diyor . İncecik bir kitaba nasıl böyle bir dünya sığar anlam veremedim . Kitap için bir inceleme yazmak istedim ama incelemeye bile mecalimi bırakmayan bir kitaptı... Şu an kendi iç dünyamın uçurumunda buz gibi olan kahvemi içiyorum.
Eski BahçeTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 20181,314 okunma