Biricik ruhu bir zindanda çürürken bu yükseklerdeki dallar ve geniş ufku neye varar?
Daha da kötüsü, ruhu, yer altına özgü bir hileye başvurur ve genç adamın hapsedilmişliğinin sırrını keşfetmesini açık bir şekilde önlemeye çalışır,
Eğitme Döndürme.-
Bu anlamsız gürültüde zavallı öğretmenler ve eğitimciler önce sağırlaşmış, sonra sessizleşmiş ve en sonunda dilsizleşmişlerdir ve kendilerinin de, öğrencilerinin de başlarına gelen her şeye seyirci kalmaktadırlar. Onlar eğitilmemişlerdir ki: nasıl eğitsinler? Onlar düzgün yetişmiş, güçlü, özsulu dallar değillerdir: onlara sarılmak isteyen, eğrilip büğrülmek zorunda kalacaktır ve sonunda döndürülmüş ve çarpık görünecektir.
Gizlenen ürkek kuşa, boynunu bükmüş kırılgan çiçeğe, sık yapraklara karşı duyarlısınızdır. Çünkü bu amaçsız ve sakin yürüyüşler sırasında dünyadan bir şeyler beklemeyi bırakır bırakmaz, dünya da kendini size verir, bırakır, teslim olur. Hiçbir şey beklemez olduğunuzda, mevcudiyet için bir takviye, karşılıksız bir lütuf olarak sunulur her şey. Yorgunluklar, başarılar, planlar, beklentiler dünyasında çoktan ölmüşsünüzdür. Ama bu güneş, bu renkler, şurada kıvrıla kıvrıla yükselen mavi duman, bu çıtırdayan dallar... hepsi ama hepsi birer hediyedir.