Bil ki mü’min bir kimseye ölümün akabinde Allah Teâlâ’nın celâl ve azametinin genişliğinden öyle birşey keşfolunur ki dünya ona nisbeten, hapis ve dar bir geçit gibidir. İnsanın misali, kapkaranlık bir eve hapsedilmiş, (sonra) o evden geniş bir bahçeye kapı açılmış gibidir ki gözü o bahçenin sonunu göremez. O bahçede çeşitli ağaçlar, çiçekler, meyveler ve kuşlar vardır. Bahçeye çıkan kişi ikinci bir defa karanlık hapishaneye dönmek istemez.
...Nefesim dar bir merdiven boşluğu;
yukarı çıkmak istiyorum
ama basamaklar yer değiştiriyor.
Bir kapı çarpıyor içimde,
bir pencere ansızın tuzla buz.
Adımı çağıran ses benim—
ama dudaklarım mühürlü.
Tam düşecekken karanlığın dibine
ince bir ışık sızıyor aralıktan:
inatçı, keskin,
çocuk yüzlü bir kıvılcım.
Anlıyorum—
bu titreme bir yıkım değil,
yer değiştiren bir dağdır içimde.
Bir nefes daha.
Bir adım daha.
Bir sabahın eşiğinde
kanatlanan bir kalp.
Hızlı atıyor, evet—
ama bu kez
uçurumdan kaçmak için değil,
uçurumu aşmak için.