Bebek davası köpek davası diye 3 seçim üst üste kazanmış
Puan vermedi
Amerikalılar menderese DPT kurun diyor Menderes kurmuyor ve Menderes 1960 ta asılır idareyi ele alan darbeciler DPT(devlet planlama teşkilatı) yi kurar SORAN OLURSA MENDERES AMERİKANCI MERAKI OLANLAR BARKER RAPORU NUDA ARAŞTIRABİLİR
Bir Yiğit VardıErdal Şen · Yitik Hazine · 2010137 okunma
Prens (Machiavelli)
Puan vermedi·112 syf.··
2025 4. kitabı
Machiavelli’nin asıl amacı dağılmış İtalya’nın toparlanabilmesi için birinin çıkıp iyi veya kötü otorite kurmasıdır. Machiavelli, geçmişteki uygarlık ve imparatorlukların yönetimlerini incelemiş ve kendi tecrübelerini de ekleyip o dönemin yöneticilerine, prenslere tavsiye niteliğinde bu eseri yazmıştır. “Amaca giden her yol mübahtır.” Cümlesi zamanında eleştirilse de geçmişten bu yana yaşanan olaylardan aslında bu düşüncesinin ne kadar doğru olduğunu bize göstermiştir. Çünkü herhangi bir ülkede darbe gerçekleştiğinde darbe başarılı olduğunda darbeciler Kahraman ilan edilir. Bu aslında önemli olan sonuca ulaşmak olduğu, Machiavelli’nin “Amaçlar araçları meşru kılar” sözünün en iyi açıklamasıdır. Bu eser,başarılı bir devlet adamı olmaları için yöneticilere, neleri yapıp neleri yapmamalarını gerektiğini tembihler. Devlet adamının hem korkulacak hem de sevilecek kişi olmasının çok önemli olduğunu vurgular ancak korkunun daha baskın olması gerektiği vurgulanmıştır. Güçlü bir prensin iki hayvanın doğasını taklit etmesiyle var olacağını söylemiştir: “insanın tuzaklarını tanımak için Tilki, Kurtları korkutmak için de Aslan olması gerekir.” Machiavelli’nin bu düşünceleri zamanla “Makyavelizm” düşüncesini doğurmuştur.
PrensNiccolo Machiavelli · Yason Yayıncılık · 201520,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·440 syf.··
2025 66. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 23:41
Soner Yalçın'ın "Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor" adlı eseri, Türkiye'deki İslamcı hareketin tarihsel evrimini, ideolojik dönüşümünü ve günümüzdeki siyasi-toplumsal konumunu eleştirel bir mercekle incelemektedir. Kitabın ana tezi, samimi ve ahlakı merkeze alan bir İslam anlayışı ile yazarın "dincilik" olarak tanımladığı, dini ticari ve siyasi çıkarlar için araçsallaştıran, şekilci ve yozlaşmış bir zihniyet arasındaki köklü ayrıma dayanmaktadır. Eser, Nurettin Topçu, Cemil Meriç ve Nezihe Araz gibi ahlakı ve entelektüel derinliği önceleyen Müslüman aydınların profillerini çizerek, günümüzdeki "sınıf atlayan mücahitlerin" bu idealden ne denli uzaklaştığını vurgulamaktadır. Kitap, Türkiye'deki sol-İslamcı çatışmasının kökenlerini, özellikle Soğuk Savaş döneminde İngiliz ve Amerikan istihbarat servislerinin (CIA/Gladio) manipülasyonlarına bağlamaktadır. Yazar, "Yeşil Kuşak Projesi" gibi stratejilerin, Türkiye'deki toplumsal fay hatlarını derinleştirdiğini ve solu kendi halkına ve kültürüne yabancılaştırdığını savunmaktadır. Güncel siyasete odaklanan bölümlerde ise Ergenekon soruşturması, Sırbistan, Gürcistan ve Ukrayna'daki "renkli devrimler" bağlamında bir "sivil darbe" olarak yorumlanmaktadır. Bu sürecin arkasında, ABD'nin "Büyük Ortadoğu Projesi"ne direnen Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) tasfiye etmeyi amaçlayan, Fethullah Gülen cemaati ile liberal aydınlardan oluşan bir ittifakın olduğu iddia edilmektedir. Bu bağlamda, cemaatin ABD'deki yapılanması, emniyet teşkilatındaki gücü ve Utah merkezli psikolojik harp faaliyetleri detaylı bir şekilde incelenmektedir. Eser, bu ana siyasi analizlerin yanı sıra kıyafet, sanat, tarih yazımı ve Kürt sorunu gibi çeşitli kültürel ve toplumsal meseleleri de
Siyaset
Bu Dinciler O Müslümanlara BenzemiyorSoner Yalçın · Doğan Kitap · 20151,360 okunma
Parayla bir toplum nasıl çürüdü.
10/10
·353 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
Bir Dinozorun Anıları Asıl zor olan yaşamaktır. Bunca felâket arasında, fazla rezil olmadan yaşamak gücünü bulmaktır asıl zor olan. * Bizi derinden yaralayan olayları hiç anmamak, tümüyle unutmak, daha doğrusu unutmuş gibi davranmak zorundayız yaşamaya devam edebilmek için. * Simone de Beauvoir, “İnsan kadın olarak dünyaya gelmez;zamanla kadın olur.” der. * “Kabahat erkeklerde değil, törelerin ve düzenin bozukluğunda.Erkekler eziliyor ve kendileri ezildikçe, kadınları ezmeye kalkıyorlar.” * Çok çalışsalar da, üniversiteler bitirseler de, aç kalacakları korkusundan kurtulamıyorlar. * Zenginleri sevdiğini açıkca söylemekten hiç utanmayan bir adamın etkisine kapılıp para hırsına teslim olan, kültürü önemsemeyen, tiyatroya, klasik müzik konserine, resim sergisine gitmeyen, kitap okumayan bu gençlerin, sanatın insana verebileceği hazlardan yoksun kalmaları yüreğimi parçalıyor. Paranın yaşamlarını zenginleştirmediğinin, kişisel sorunlarına da bir çözüm getirmeyeceğinin iş işten geçtikten sonra farkına varacaklardır. * ... Çünkü günümüzün çoğu gençleri siyasal ve toplumsal sorunlarına tamamiyle ilgisiz. Bol para kazanmak tek amaçları. * 1950'li yılların yeni zenginlerinin görgüsüzlüğünün bir örneği, Turgut Özal'ın millete aşıladığı zihniyet yüzünden, Türkler hem daha çok para kazanmak istiyor; hem de çok parası olduğunu herkesin bilmesini istiyor artık. * Çünkü kişisel sorunlarım bir yana, dünyanın felâketlerinden, toplumsal düzenin haksızlıklarından, insanların birbirilerine acımasızlığından sorumluymuşum; bunlara bir çare bulmam gerekiyormuş gibi bir duyguya kapılmıştım. Bu yükümlülüğü her zaman duymakla birlikte, gençliğimde kendimi yalnız sanırdım. Oysa yükümü benimle paylaşan başka insanlar da olduğunu biliyorum artık. Gençliğimde çok acı çektim, ama şimdiki gençlerin
Alıntı
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 84. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2025 01:02
Türkiye'nin yakın tarihiyle ilgili okumalarımda bence çok önemli bir kitap oldu #k:438948. Okurken çoğu yerde dişlerimi sıktım, ağladım. 30 yıldır kaybolan yakınları için mücadele eden bu insanlara devlet tarafından yokmuş gibi davranılması, hor görülmesi, tartaklanması, adalet mücadelesi verirken bürokrasi ile uğraştırılması akıl alır gibi değil. Özellikle son yıllarda birbirimize şu cümleyi kuruyoruz sevdiklerimizle. "Allah kimseyi bu ülkenin karakollarına, mahkemelerine ve hastanelerine düşürmesin." Bu ülkede hak ve adalet arayışı o kadar zor ki! Yakınınızı kaybetmeniz yetmiyor, kendi sağlığınızı, canınızı, malınızı, akıl sağlığınızı ve yuvanızı kaybedebiliyorsunuz. Hayat kaldığı yerden devam etmiyor bu insanlar için. Tüm bu yaşananlara bakıyorum da; anneler ve babalar geride kalan evlatlarına nasıl bakabilmiş, çocuklar büyümüş, kardeşler evlenip yuva kurmuş. Bizim dertlerimizi bu insanlarınkiyle karşılaştırınca maalesef şükredesim geliyor kendi halime. 1980 darbesiyle beraber sistematik bir şekilde polis ve asker tarafından bu ülkenin evlatlarına işkence uygulandı uzun zamanlar. Özellikle solcular, Kürtler ve Aleviler bu yaşananlardan en çok nasibini alanlar. Düşünebiliyor musunuz gözaltında, hapiste, sorguda insanlar kayboluyor. Aileler yakınlarını bulmak için karakolları, hastaneleri hatta mezarları geziyor. Devlet inkâr ediyor ama sonradan gerçekler ortaya çıkıyor. Issız ormanlara cesetler bırakılıyor, kimsesizler mezarlığına gömülüyorlar hatta kuyuya atıp üzerilerine taş dolduruyorlar. Mardin Dargeçit'te henüz 13 yaşındayken gözaltına alınan Davut Altunkaynak'ın cesedini yıllarca arıyor babası. Çocuklara bile Filistin askısı yapıp, işkence ediliyor. 1995 yılında kaybolan oğlunun kemiklerini 2012 yılında bir kuyunun en dibinde tam 120 metre aşağıya inerek
Araştırma-İnceleme
Cumartesi AnneleriSerdar Korucu · Doğan Kitap · 20249 okunma
8/10
·704 syf.··
2025 45. kitabı
Her insanın etkilendiği yaşadığı çevreden yakın, orta, uzak olarak kategorize ettiğimiz durumlar vardır. İnsan sosyal bir varlık olduğu için etkilenmesi normaldir. Okul çağlarında farklı, yetişkin çağlarında başka, olgunluk çağlarında ise bambaşka olur. Cumhuriyet tarihinde önemli bir yere sahip M. Kâmâl ise etkilendiği kişilerden siyasi anlamda kamalist zihniyet beğenmemezlik yapsada 2. Abdülhamid Han Hazretleridir. 2.Mahmud Han yenilik hareketlerinde önemi vakayı hayriye olayında (hayırlı olay) Nizam-ı Cedid ı ortaya koyması ile dikkatleri çeker. Askeri, siyasi, kılık kıyafet, tekkelerin kapatılması, din özgürlüğü gibi alanlarda kendini gösterir. Bu anlamda 2.Mahmud Han Hazretleri ile M. Kâmâl benzeşir. M. Kâmâl'in öncülü olan 2. Mahmud yol göstericidir. Örnek vaka olmadan bir yenisini yapmak zordur. 20 yüzyılda gelişen şartlar Osmanlı Devleti'ni birinci cihan harbine sokmuş olması İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin triuvimlik yönetimi ile devleti kurtarma hayali ile girişilen savaş akabinde askeri olarak kısmî başarilar yanında başarısızlıklarla dolu bir muharebe olarak tarihe geçti. Bu muharebe bir çok kişiye farklı anlamlardaki etkisi menfi ve müspet olmuştur. M. Kâmâl gözlem yeteneğini de kullanarak bu savaşlarda başarı kadar başarısızlığı kendi yönettiği cephelerde yaşadı. Dünya siyasi aranesı birinci cihan savaşı öncesinde farklı ideolojileri ortaya çıkarması yanında farklı ittifaklara da kapı açtı. İngiltere- Fransa ortalıklığı bazen İngiltere-Fransa- Rusya ortaklığı gibi, bazende ufak devletleri yanları almaları ile itilaf Devletleri büyüyordu. Bunun karşısında emperyalist dünyaya geç katılan İtalya ve Almanya devletleri ile birlikte Avusturya-Macaristan, Osmanlı Devleti ve küçük Bulgaristan ile ittifak Devletleri birlikteliği bu yapıyı oluşturdu. Osmanlı
Aydın Üzerine Tezler 3Yalçın Küçük · Tekin Yayınevi · 198533 okunma