İnce Memed
"Çakmağı yandıran kavdır, Demiri dövdüren tavdır. Dayan İnce Memed dayan, Şimdi direnecek çağdır."
YKY Yaşar Kemal
"Kâfirlere ve münafıklara boyun eğme. Onların eziyetlerine aldırma. Allah'a güvenip dayan, vekil ve destek olarak Allah yeter" (Ahzab 33/48).
Sayfa 56 - Cilt 4·Kitabı okudu
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
ÖZETLEYELİM (Göğüs Kafesindeki O Daralmaya Merhem/
İnşirah Suresi: Göğüs Kafesindeki O Daralmaya Merhem Hayat bazen insanın üzerine bir gölge gibi çöker. Nefes alamazsın, omuzlarındaki yük belini büker ve dünya dar gelir. İşte İnşirah suresi, tam bu "tıkanma" noktasında kalbin kapılarını ardına kadar açan ilahi bir rüzgardır. 1. Manevi Bir Genişleme: "Biz Senin Göğsünü Açmadık mı?" İnşirah, her şeyden önce bir "genişlik" talebidir. Sorunlar bazen yok olmaz ama kalbin genişlerse o sorunlar artık seni boğamaz hale gelir. Sure, en büyük mucizenin insanın iç dünyasındaki o ferahlama olduğunu hatırlatarak başlar. 2. Yüklerden Özgürleşmek Belini büken, seni uykusuz bırakan, "nasıl altından kalkacağım?" dediğin her ne varsa; İnşirah der ki: "O yükü üzerinden aldık." İnsan, her şeyi kendi başına sırtlanmaya çalıştığı için yorulur. Sure, tevekkülün o hafifletici gücünü fısıldar. 3. Matematiği Bozan Müjde: 1 Zorluk = 2 Kolaylık Surenin kalbi, o meşhur tekrardadır: "Zorlukla beraber bir kolaylık vardır." Dikkat edin; zorluktan "sonra" değil, zorluğun "içinde" bir kolaylık vardır. Her imtihan, içinde kendi çözümünü ve huzurunu da barındırır. Eğer bir kapı kapandıysa, mutlaka daha hayırlı iki kapı aralanmış demektir.
Sen Rabbinin hükmünü sabırla bekle;balık sahibi (Yunus) gibi olma
Kalem Suresi'nin 48. ayetinde geçen "Balık Sahibi" (Sâhibi’l-Hût) ifadesiyle kastedilen kişi Hz. Yunus’tur. Bu ayet, Hz. Muhammed’e (sav) ve onun şahsında tüm insanlara, zorluklar karşısında pes etmemeyi ve "aceleci" davranmamayı öğütleyen çok derin bir hayat dersi içerir. 1. Tebliğ ve Umutsuzluk Hz. Yunus, bugünkü Irak sınırları içinde bulunan Ninova halkına peygamber olarak gönderilmişti. Uzun yıllar boyunca onları doğru yola davet etti, ancak kavmi ona inanmamakta direndi, hatta onunla alay etti. Hz. Yunus, bir süre sonra halkının düzelmeyeceğine dair bir kanaate kapıldı ve içini büyük bir hüzün kapladı. 2. İzin Almadan Ayrılış (Acelecilik) Normalde bir peygamber, Allah'tan bir işaret veya izin gelmeden görev yerini terk etmezdi. Ancak Hz. Yunus, halkının inadına daha fazla dayanamadı ve öfkelenerek, bir nevi "küstü" ve şehirden ayrıldı. İşte ayetteki "Balık sahibi gibi olma" uyarısı tam bu noktaya, yani sabrın tükendiği o ana atıf yapar. 3. Gemideki Kura ve Denize Atılış Şehirden ayrılan Hz. Yunus bir gemiye bindi. Gemi denizin ortasındayken büyük bir fırtına koptu. O dönemin inanışına göre, gemide bir uğursuzluk varsa veya efendisinden kaçan bir köle varsa fırtına dinmezdi. Kura çekilmesine karar verildi. Kura Hz. Yunus’a çıktı. O, yaptığı hatayı (izinsiz ayrılmayı) anlamıştı; kendini denizin hırçın sularına bıraktı. 4. Balığın Karnındaki Karanlık ve Tesbih Denize atılan Hz. Yunus’u dev bir balık yuttu. Balığın karnında, denizin derinliklerinde ve gecenin karanlığında yapayalnız kalan Yunus Peygamber, içinde bulunduğu durumun bir "uyarı" olduğunu anladı. Orada şu meşhur duayı (Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu mine’z-zâlimîn) etmeye başladı: "Senden başka ilah yoktur. Seni eksikliklerden tenzih ederim. Gerçekten ben, (izinsiz ayrılmakla) kendime
"O mutlu."... "Biz olmadan da yaşamanın bir yolunu bulmuş." "Düşündüğüm gibi onca yıl işkence görüp acı çekmediğine seviniyorum ama..." "Ben hiç mutlu değilim Efil. Yıllarca canım o kadar çok yaktılar ki her defasında dayan dedim kendime. 'Dayan tüm bunların sonunda annene kavuşmak var' dedim." "Oysaki beni bekleyen bir anne yokmuş. Her karanlığın sonunda bir ışık olduğunu düşünecek kadar aptalım." "Bazılarımız için tünelin sonunda bir ışık yok."
Sayfa 19 - Gazel·Kitabı okudu
Allah'a ait 99 isim ve kısa anlamları alfabetik sıraya göre;
Allah'a ait doksan dokuz isim ve kısa anlamları alfabetik sıraya göre şöyledir: * Adl: "Şüphesiz ki Allah, adâleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkin işleri, kötülüğü ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor." (Nahl 16/90) * Afuvv: "Allah şüphesiz, affedici ve bağışlayıcıdır." (Hac 22/60) * Âhir: "Allah, evvel ve âhirdir..." (Hadid 57/3) * Aliyy: "Allah, onların söyledikleri şeylerden münezzehtir; son derece yücedir ve uludur." (İsrâ 17/43) * Alîm: "O, her şeyi hakkıyla bilendir." (Bakara 2/29) * Allah: "Şüphe yok ki ben Allah'ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl." (Tâhâ 20/14) * Azîm: "Allah öyle bir ilâh ki kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. O, Hayy ve Kayyûm'dur (daima diri ve yarattıklarını gözetip yönetendir ve her şey varlığını O'nunla devam ettirir). Kendisini ne bir uyuklama (gaflet) ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde olanlar(ın hepsi) ancak O'nundur. O'nun izni olmadıkça O'nun katında kim şefaat edebilir? Kullarının önündeki ve arkasındaki (geçmiş ve geleceklerini, yaptiklarını ve yapacaklarını, dünya ve âhirete ait) şeylerini O bilir. Onlar, O'nun ilminden ancak dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü (kudreti, mülk ve hükümranlığı) gökleri ve yeri kaplamıştır; onları koruyup gözetmek O'na ağır gelmez. O çok yücedir, çok büyüktür." (Bakara 2/255) * Azîz: "Kim izzet ve şeref istiyorsa, bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah'ındır. O'na ancak güzel sözler yükselir." (Fâtır 35/10) * Bâis: "Allah, sizi de yerden ot (bitirir) gibi bitirmiştir. Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden çıkaracaktır." (Nûh 71/17-18) * Bâkî: “Yeryüzünde bulunan her şey fânidir. Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bâkîdir." (Rahmân
Sayfa 114 - 114 - 139 Syf·Kitabı okudu
Alıntı