Çok okuyan mı çok gezen mi sorusu geldi genellikle aklıma kitabı okurken. Tabi bir kitap kurdu olarak kitaplara karşı yaklaşımını doğru bulmuyorum ama hayat tecrübesinin insanlara kattıkları da yadsınamaz. Sadece Zorba karakteri değil bir Ege havası almak da iyi geldi diyebilirim. Ortak kültüre sahip olduğumuz Yunan insanlarını, coğrafyayi, yaşayışları hakkında bilgi sahibi olmak da hoşuma gitti. Hep bir yosun kokusu vardı sanki kitapta. Hızlı akmıyor kesinlikle, sindirerek okunmalı. Zorbaya hakli bulmadım ben, çok şey yaşamış olmasına saygı duydum, bazı tespitleri gerçekten çok güzeldi altını çizdiğim alanlar da oldu ama dine, kadınlara karşı bakışı özellikle bana çok doğru gelmedi. Tabi burada empati de önemli kendimizi onun yerine koyduğumuzda 60 kusur yaşına değin bu kadar çok şey yasak savaşlar, adam öldürmek vb belki bizim de bakışımız o denli farklı olabilirdi o sebeple hak da veriyoruz bazı noktalarda. Özellikle savaşla ilgili sözleri çok doğru bir tespitti, Türklerle ilgili olan kısımları da etkileyiciydi. Sabirla okunduğunda güzel bir kitap kesinlikle boş ya da zaman kaybı değil kizmadan sakince:)
İnsanin kendisi için iyilik değil, tam tersine kötülük arzulayabileceği, hatta bunu yapmaya mecbur olacağı bazı hallerde ne olur peki, buna da çıkar denmez mi?