Kitabın ilk sayfalarındaki yoğun akademik bilgiler arasında başlangıçta biraz kaybolduğumu ve dürüst olmam gerekirse sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Ancak sayfaları çevirdikçe, bu teknik anlatımın arkasında saklı olan o derin insani gerçeğe ulaştım: Hepimizin içinde hâlâ dikkati dağılan, anlaşılmayı bekleyen ve tam olarak büyüyememiş o çocuklar var.
Gabor Maté, DEB (Dikkat Eksikliği Bozukluğu) belirtilerinin aslında sadece bir 'tanı' değil, hayatımızın ve çocuklarımızın davranışlarının içine sızmış birer yansıma olduğunu hatırlatıyor. Kitabı okurken en büyük keşfim, kızımın bazı davranışlarına olan bakış açımın değişmesi oldu. Onun sergilediği tutumlar sadece ergenlik öncesi doğal bir gelişimsel süreç mi, yoksa dikkat eksikliğinin getirdiği birer sonuç mu?
Bu kitap bana sadece teşhis koymayı değil, bu davranışların altındaki 'neden'leri anlamaya çalışmayı öğretti. Kendimizi ve çocuklarımızı etiketlemek yerine, o 'dağınık zihinlerin' ardındaki duygusal ihtiyaçları görmek isteyen her ebeveynin sabırla okuması gereken bir rehber.