Dedelerimin efsaneye dönmüş bir kan davası hikâyesi var. Söylendiğine göre, biri büyük dedemin köpeğini vurunca, büyük dede gitmiş karşı tarafın bütün erkeklerini vurmuş. "Bir köpek için adam mı öldürülür?" diye sormuşlar. "Uşağum," demiş, "Daha ne için adam öldürülür?" Büyük dedem Laz bir John Wick'miş anlayacağın. Bu hikâyeyle gurur duymuyorum, genlerimdeki vaziyeti söylemeye çalışıyorum. Köpeğime zarar verecek olanın soyunu kuruturmuşum gibi hissediyorum. Allah biliyor ya, katil olmayı hiç istemiyorum Osman.
Alıntı
Aslında babalarımız bizi severdi, babam konusunda bundan eminim, sadece bunu nasıl göstereceklerini bilmiyorlardı. Onlara da hiç kimse bunu nasıl yapacağını göstermemişti. O garip zırhı ancak torunları aşabiliyordu. Çocukken beni hiç öptüğünü hatırlamıyorum. O da babasının kendisini öptüğünü hatırlamazdı. Çocuklar ancak uyurken öpülür, yoksa şımarırlar, oralarda böyle denirdi. Ataerkil Balkan saçmalığı. Ama dedem, onun babası, kaçırılanların telafisi olarak bize sarılırdı, bizimle oynardı.
Sayfa 164 - Metis yayınları
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ebu Cafer, babası Muhammed b. Ali'den, o da babası Ali b. Hüseyin'den naklediyor: Babamın, dedem olan Ali b. Ebî Talib (r.a)'den rivayet ettiğine göre, Rasûlullah (s.a), Cibril (a.s)'den şu hadîs-i kutsîyi aldı: "Allah (c.c) şöyle buyuruyor: 'Ben kendisinden başka ilâh olmayan Allah'ım. Bana tapınız. İçinizden benim yanıma, Allah'tan başka ilâh olmadığına samimiyetle inanarak gelenleri sağlam kaleme alacağım. Benim kaleme giren, azabımdan kurtulmuştur'."
Sayfa 228·Kitabı okuyor
Çoğu baba öyledir..
Babam beni pek sevmezdi, diyor bir arkadaşım. Bir bakıma tüm kuşağımızın paylaştığı bir duygu bu. Babalarımız bizi pek şımartmazdı, bu bir gerçek, şımartmak annelerimizin ve büyükannelerimizin ayrıcalığıydı. Bulgarca ve matematik ödevlerimizi kontrol etmezlerdi. Babam sadece elişi ödevlerimde, terlik şeklinde bir iğnelik, demir bir şamdan ya da kaynayan kazandan sıcak kavanoz çıkarmak için metal maşa gibi süper pratik bir şey yapılması gerektiğinde yardım ederdi. Aslında babalarımız bizi severdi, babam konusunda bundan eminim, sadece bunu nasıl göstereceklerini bilmiyorlardı. Onlara da hiç kimse bunu nasıl yapacağını göstermemişti. O garip zırhı ancak torunları aşabiliyordu. Çocukken beni hiç öptüğünü hatırlamıyorum. O da babasının kendisini öptüğünü hatırlamazdı. Çocuklar ancak uyurken öpülür, yoksa şımarırlar, oralarda böyle denirdi. Ataerkil Balkan saçmalığı, Ama dedem, onun babası, kaçırılanların telafisi olarak bize sarılırdı, bizimle oynardı, Babam kardeşimin oğluna gerçekten düşkündü, o da basketbol oynuyordu. Gece boyu gözünü kırpmaz, bilet alıp torununun lise takımıyla birlikte her yere seyahat ederdi. Çocuklar onu severdi, onların maskotuydu. Basketbol sahasında olma hayali, elli yıl sonra, her ne kadar başka bir bedende olsa da gerçekleşiyordu.
Sayfa 164 - Metis Yayınları
Anne
Annemle karşılaştırıldığında her șey küçük, acınası, eskimiş görünüyordu gözüme; kendimi bile dedem gibi yaşlı hissediyordum. Beni güçlü dizlerinin arasına sıkıştıran annem ağır, sıcacık elleriyle saçlarımı okşuyor...
Sayfa 175·Kitabı okuyor