Ben zannediyordum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir... Şimdi anlıyorum ki değilmiş... Yollar görünmez kayalarla doluymuş... Onlara çarpmamak lazımmış... Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını fark edemezmiş... Tâ kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...
Sayfa 55·Kitabı okuyor
1000Kitap
Dünya Dünyadan çok kopuklar. Resmi televizyon içler acısı. Sanırım başörtüsüz kadın göstermek yasak olduğundan hayvanlar alemi belgeselleri dışında yabancı film oynatamıyorlar. Basın beş on sayfalık propaganda bültenlerinden ibaret. Kitap yok. Yabancı basına ulaşmak imkansız ötesi, İnternette bildiğin büyük sitelerin hepsi (face, twitter, blogger, youtube) yasak. Türk basınının çoğu yasak. Aradıklarımdan sadece Taraf serbestti nedense; o da paralı olduğundan, kredi kartının duyulmadığı bir ülkede kimseye faydası yok. Turizm yok: 15 günde, bir iki Türk kamyon şoförü ile Suriyeli bir üniversite öğrencisi dışında tek yabancıya rastlamadım. Yabancı dil bilen yok gibi bir şey. Pasaport almak çok zor değilmiş. Lakin herhangi bir ülkedeki fiyat düzeyi İran'ın ortalama beş ila on katı olduğundan servet sahibi olmadıkça yurt dışına seyahat etmek zor. Herkeste uydu varmış gerçi. Batıdaki Türk vilayetlerinde millet sadece Türk televizyonu izliyor. Oradan bakınca Türkiye refahın, zenginliğin, uygarlığın, özgürlüğün adeta Kâbesi. Reklamlara bak, ağzın açık kalır. Ne mutlu insanlar! Ne kibar bankalar! Özgürlüğün güvencesi, esnek ve emici pedler! Türkiye'nin bu derece ezici bir kültürel/ekonomik üstünlük kazandığı bir dünyada, yarın öbür gün İran'ın başına bir şey gelirse beş yüz yıldan beri Acemlerle yaşamaktan memnun görünen İran Türkleri ne tepki verir? Türkiye'nin başına bundan dolayı hangi gaileler açılır? Doğrusu kestirmek kolay değil.
Sayfa 423 - Liber Plus Yayınları / İran notları / 5 Haziran 2012
Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ama bilmekle yaşamak aynı şey değilmiş.
Düşmek, meğer bir anda olup biten bir şey değilmiş.
Sayfa 95 - Genç Timaş·Kitabı okuyor
Ayrılmak bir solucanın ikiye bölünmesi gibidir,her iki parça ayrı-ayrı yaşamaya devam eder,bir zamanlar tek parça değilmiş gibi,tanımaz bir-birini parçalar.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
7 Ekim ve Gazze Savaşı inanılmaz bir turnusol kağıdı oldu. Son birkaç yüzyıllık dünya sisteminin nasıl işlediğini ortaya döktü. İsrail, tarihinde ilk defa evinde vurulduğunda ve acziyete düştüğünde hemen yardımına koşan ABD, İngiltere, Fransa, Almanya vd. oldu. Neyi gördük? İsrail, İsrail'den ibaret değilmiş. 100 yıldır başarısız olduğu için küçümsediğimiz. hatta yaşadıklarını Osmanlı'ya ihanetlerine bağladığımız o Filistinliler, meğer sadece israille değil, dönemin süper güçleriyle de mücadele yürütüyormuş. Batının büyük güçleri şu an İsrail'e sadece silah ve para vermiyor; aynı zamanda asker ve danışman da gönderiyor. Bir avuç Gazzeli tam abluka altında bütün bunlarla savaşıyor. Problem bundan ibaret de değil. Mısır İstihbaratı Gazze’ye giren her tırdan işletme ücreti adı altında 5.000 dolar rüşvet alıyor. Gazze'den çıkmaya çalışan çaresiz Filistinlilerden hızlandırılmış vize kolaylığı adı altında 4.500 ile 10.000 dolar arasında para istiyor. Dolayısıyla Gazzelilerin acılarını istismar edip cebini dolduran, onların açlığından ve acılarından doğrudan sorumlu olan işbirlikçi bölge rejimleri de var. Mısır’ın 2006'dan beri Gazze'ye ablukanın ve kuşatmanın ortağı olduğunu hatırlayalım. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 138