İnsanlığın selamet ve saadetinin böyle kardeşlik ve tam eşitlikte olduğu anlaşıldı. İnsanlar neden şimdiye kadar bu büyük hakikati idrak etmeyerek varlıklarını sürdürmeyi birbirine karşı düşmanlıkta, savaşmakta, kan dökmekte görmek gibi yanlış bir yola girmişler? Medeniyetin, yetkinleşme fikrinin gayesi birbirini öldürmeye uğraşmak mıdır? Yoksa umumi kardeşliğin kurulmasına çare aramak mı? Neden insan öldürmek tekniğinde en usta olan, savaş âletleri en mükemmel bulunan milletler en medeni, en gelişmiş sayılıyorlar? Şimdiki milletlerin hiçbirisi meğerse Medeni sıfatına lâyık değilmiş. Düşünülse hunharlık bakımından bugünkü gelişmiş insanların mağaralarda, taş kovuklarında adeta inlerde mekân tutup da üzenlerine saldırdıkları avlarını tırnaklarıyla, dişleriyle paralayarak yiyen vahşi atalarından çok farkları yok...
Belli ki Tanrı bana karanlık bir kader tayin etmiş. Zalim bile değil. Tek kelimeyle karanlık. Belli ki bana bir mola bahşetmiş..mutluluk değilmiş, sadece bir molaymış.
"Haydi eşyalarını topla Peter,"
"Hayır," diye yanıtladı Peter, ururunda değilmiş numarası yapıyordu. "Ben sizinle gelmiyorum Wendy. "
"Evet Peter, geliyorsun."
"Hayır."
Bu gidişin onu hiç üzmediğini göstermek için odada biro yana bir bu yana hoplayıp zıplamaya, neşeyle o kalpsiz panflütünü çalmaya başladı . Wendy peşinden koşup onu durdurmak zorunda kaldı, gerçi bu biraz küçük düşürücü bir davranıştı.
"Anneni buluruz," diyerek kandırmaya çalıştı .
Oysa Peter'ın vaktiyle bir annesi vardıysa bile artık onu özlemiyordu. Annesiz de gayet güzel yaşayıp gidiyordu. Anneleri enine boyuna düşünmüştü ve sadece kötü yönlerini hatırlıyordu.
"Hayır, hayır," dedi Wendy'ye kararlılıkla, "belki artık benim büyüdüğümü söyler, halbuki ben hep böyle küçük bir oğlan olarak kalmak, hep eğlenmek istiyorum. "
"Ama Peter..."
Söylenmesi gereken şeylerin söylendiği taktirde hiçbir yararlı sonuç doğurmayacağını biliyorum. Eğer yararlı sonuç doğurmayacaksa o şey "söylenmesi gereken şey" değilmiş diyeceksiniz. İşte mesele burada. Mutlaka söylenmesi gereken şeyler var; ancak, söylenirse mutlaka boşuna söylenmiş olacak. Çünkü bu karnavalda Azrail'in Azrail kılığına girdiğine hiç kimse inanmayacak.