Kara betonlu koridorlar, gülmeyi unutanlarla bir olunca
Aklımın labirenti tıkanır
Deha ile delilik arasında karbon kâğıdı olmak düşer payıma.
Dahi değilim, hiç olmadım elhamdülillah
Bana bir deli gömleği verin
Yerli olup dönerim belki modernlik müstesna.
Süleymaniye'yi yaparken mimarinin bütün incelikleri yanında aydınlatma imkânlarının da en gelişmişini tatbik etmiş ve cami içinde yanacak yüzlerce mumun çıkaracağı isi bile hesap etmişti. İs deyip geçmemeli; yıllar içerisinde duvarları, tavanı, her yeri simsiyah edebilir. İşte bu yüzden Sinan Usta, yapının içinde gezinecek havanın yönünü bir hendeseye bağlayarak caminin beyaz küfeki taşlardan oluşan duvarlarını ve mermer sütunlarını simsiyah olmaktan ebediyyen kurtarmıştı. Yetin-memiş, isten hâsıl olacak kurumu da işe yarasın diye bir yerde toplamış; görünmez çizgiler hålinde gelip kuzey cephedeki ana giriş kapısının üstündeki baca deliğinde biriktirmişti; yüzyıllar sonra ben mürekkep yapabileyim diye... Deha!
Süleymaniye’ye olan hayranlığımız sebepsiz değil. Kandillerin isini bile hesap edip onu mürekkebe dönüştüren bir medeniyet tasavvurunun eseridir o.
Deha ancak çevresi ile parlar. Büyük adamların ideali kitlenin itaati ve tasvibiyle gerçekleşebilir. Gazi Mustafa Kemal paşa geniş kitleyi kazanabilmişti.